Ekranların yeni ünlüleri 'köpekler'

Yaklaşık bir aydır TRT HD kanalında yayınlanan 'Telepati' adlı program, köpekler hakkında merak edilenleri, sahipleriyle uyumlarını, kısaca bir hayvan dostunun öğrenmek istediği ve bilmesi gereken her şeyi köpeklerin gözünden aktarıyor. Böyle bir yayın şekli ABD ve Avrupa'da çok yaygın olmakla birlikte ülkemizde ilk kez yapılıyor. Peki, bu program izleyiciye ne vaat ediyor? Programın yaratıcılarından Pelin Uysal'a sorduk.

PINAR HİÇDURMAZ
pinar.hicdurmaz@aksam.com.tr

'Havalı, hırslı, sevimli, heyecanlı ve biraz şaşkınlar... Telepati televizyonunun yeni ünlüleri her pazar 11.00'de TRT HD'de.' programın ekibi de formatı kadar dikkat çekici. Çünkü tamamen kadınlardan oluşan; hem de genç ve güzel kadınlardan oluşan bu ekibin her biri tam bir hayvansever. Ekibin başında iki kız kardeş, Pelin ve Tuğba Uysal; kameranın başında da Zeynep Biçer yer alıyor. Bu genç takımla, hem program hem de köpekler hakkında merak etiklerimizi konuşmak üzere Maçka Parkı'nda buluştuk. Bir de baktık ki yanlarında iki tane şirin köpek de getirmişler. Biri Bernese dağ köpeği, biri de tüylü Şivava. Bizler program hakkında söyleşi yaparken onları zapt etmek hiç de kolay olmadı. Ama ortaya çok keyifli kareler çıktı. 
- Böyle bir program yapma fikri nasıl ortaya çıktı?
Öncelikle ekibimizin tamamı hayvansever ve hepimiz evimizde birden fazla hayvan besliyoruz. Yaşadığımız sıkıntıları ya da etrafımızda şahit olduğumuz acı olayları, hayvanlara yapılan haksızlıkları duyurmanın bir yolu olmalı diyorduk. Ortak payda hayvanlar olunca böyle bir projenin çıkması kaçınılmaz oldu. Sonraki aşama 'ne yapabiliriz' oldu. Tamamen hayvanların dilinden, onların hayatını anlatan, doğallıklarının bozulmadığı bir program yapmaya karar verdik. Bir demo (deneme kaydı) hazırladık ve kanal ve sponsor görüşmelerine başladık. Sonunda TRT HD ile bir anlaşma imzaladık ve 22 Nisan Pazar günü ilk programımızı yayınladık. Şimdilik programımızın İstanbul ve Bursa ayağı var. Tabii bu böyle kalmayacak. Türkiye'nin her yerinde bize ihtiyacı olan hayvanlara ve hayvanseverlere ulaşmaya çalışacağız.
KÖPEKLERİN GÖZÜNDEN  
- Programdan bahseder misiniz?
Sunucumuz dış ses. Ama çekimleri tamamen köpek gözüyle yapıyoruz. Her programda biri büyük, biri küçük ırk olmak üzere iki köpek cinsi seçiyoruz. Sonra uzman veterinerlerimizin tespit ettiği aileleri ziyarete gidiyoruz. Bu ailelerin köpekleriyle beraber yaşam alanlarını görüntülüyoruz. Sonra veterinerimiz bu ırka ait köpeklerin sağlığı, beslenmesi ve bakımıyla ilgili bilgiler veriyor. Bir de eğitmenimiz var. O da, temel eğitimini ve ırk özelliklerini ekrana getiriyor. Irk özelliklerine değinmemizin en önemli nedenleri, doğru köpeğin doğru hayvanseverle buluşması. Ayrıca bölüm içerisinde çok önem verdiğimiz sosyal sorumluluk kısmı da yer alıyor. Bu kapsamda barınakları ziyaret ediyoruz. Zaman zaman bize ünlü isimler de eşlik ediyorlar. 
- Sosyal sorumluluk kısmında barınaklar haricinde diğer köpeklere de yardım ediyor musunuz?
Tabii, önümüzdeki hafta bir köpeğe katarakt ameliyatı yaptıracağız. Bu köpek, mahalledeki esnaf tarafından sahiplenilmiş ve bakımı onlar tarafından yapılıyor. Bizden yardım istediler, biz de sponsorlarımız olan hayvan hastanelerine durumu bildirdik. Önümüzdeki hafta ameliyatı gerçekleştireceğiz. İzleyicilerimiz yaptıklarımızın sadece İstanbul ile sınırlı olduğunu kesinlikle düşünmesinler. Türkiye'nin her yerindeki yardıma muhtaç hayvanlara destek olmaya hazırız. Yeter ki bize ulaşsınlar. 
- Köpeklerle program yapmanın zorlukları nelerdir?
Hepimiz hayvan beslediğimiz için çok zor olmuyor. Tabii komik anlarımız da olmuyor değil. Ailelerin zor durumlar yaşadığı oluyor. Çekim esnasında, köpekler ailelerinin kulaklarını ısırabiliyor. Biz bu sahneleri de olduğu gibi yayınlıyoruz, kesinlikle kesmiyoruz. Çünkü onlar köpek, onları insanlaştırmamız gerekiyor. Bu yüzden onları en doğal halleriyle ekrana yansıtıyoruz.
KİRALAYANLAR BİLE VAR
- İlginç sahiplenme hikayelerine rastlıyorsunuzdur muhakkak. Bize bir kaçından bahsedebilir misiniz?
Çok yeni olmamamıza rağmen bu bir aylık süreç içerisinde, birkaç ailemizde enteresan hikayelere rastladık.  Mesela bir cocker hikayemiz var.  Damaksız doğmuş ve veteriner 'yaşamaz' demiş. Fakat sahibi bu durumu kabullenememiş ve 'ben bu köpeği yaşatacağım' demiş. Şimdi yaklaşık 5 yaşında. Bir ailemiz daha var. Her gün önünden geçtikleri bir hayvan dükkanın vitrininde bir köpek görmüşler, yaklaşık 5 aylık. Köpek arada kayboluyor, sonra yine geri geliyormuş. Alan geri getiriyormuş. 5 aylık bir köpeğin sahiplenilmesi zordur. Hayvan dükkanı işi ticarete dökmüş; günlük 50 TL'ye kiralıyormuş. Buna tahammül edememiş ve köpeği olmasına rağmen onu da ailesine katmış. 
- Kimler köpek sahibi olabilir, kimler olamaz?
Köpekler; evde bakılabilen ve mutlaka dışarıda bakılması gereken olmak üzere, kabaca ikiye ayrılabilir. Program sırasında eğitmenimiz bilgilendirirken; 'Bu büyük ırk; bunlar bahçe ortamında ya da geniş ev ortamında rahat edebilirler... Ya da bu küçük ırk; apartmanda, ev ortamında beslenebilirler' diye belirtiyor. Asla unutulmaması gereken; köpeklerin hediyelik eşya olmadığı! Bu yüzden sevgiliye alınan şirin bir armağan ya da karne hediyesi olarak görülmemeliler. Sonra bir bakıyorsunuz, etrafta bir sürü köpek sahipsiz, biçare dolaşıyor. Ayrıca 'doğru insan-doğru köpek' diye bir olgu var. Herkes her cinsi sahiplenemez. Çok hareketli birinin sakin tabiatlı bir köpeği sahiplenmesi ya da tam tersi sakin birinin çok hareketli bir köpeği sahiplenmesi doğru bir karar olmaz. Hayvan dükkanları yerine barınaklardan hayvan alsınlar. Çünkü hayvan barınaklarında çok fazla bakıma muhtaç hayvan var.

Köpeklerin sahipleriyle uyumu hakkında tüyolar...
Bir köpek sahiplenmeyi düşünenlerin çoğu, nasıl bir köpek istedikleri sorulduğunda şu yanıtı veriyor: 'Gel deyince gelsin, git deyince gitsin. Çok havlamasın, tüy dökmesin, etrafı pisletmesin. Bir de koltukları döşemeleri yemesin.' Maalesef böyle bir köpek türü yok! Fakat elbet size arkadaşlık edecek bir köpek var. Siz yeter ki gerçekten bu arkadaşlığı kurmaya hevesli olun...
- Dost bir köpek istiyorsanız Golden Retriever tam size göre. Çocuklarla iyi anlaşırlar ve sahiplerine saygı duyarlar. Ayrıca oyun oynamayı çok severler. Tek sıkıntı tüylerinin bakımı biraz zordur...  
- Sizi koruyacak ya da görünüşüyle herkesi korkutacak bir köpek istiyorsanız Rottweiler veya Pitbull, Çoban Köpeği sizin için doğru seçim olabilir. Fakat komşularınız sizinle aynı şeyi düşünmeyebilir. 
- Söz dinleyen bir köpek istiyorsanız; buldoklar size göre demektir...
- Size sadık kalacak, sizi hep sevecek, sizi asla terk etmeyecek bir köpek istiyorsanız American Cocker'ı olabilir.
- Soğuğa dayanıklı bir köpek istiyorsanız en iyi öneri Husky. Fakat yazları sıcak geçen bir yerde yaşıyorsanız, onun için çok zor günler olabilir. 
- Sıcağa dayanıklı, suyu seven bir köpek istiyorsanız; Golden yine size göre. Yazın sahilde birlikte dolaşabilir, denize girebilir, kışın da kaloriferin yanında uyuklayabilirsiniz. 
- Çocuklarla anlaşabilecek, onları sevecek bir köpek istiyorsanız; Mastiff alabilirsiniz...
- Shar-pei, şehir köpeğidir. Fazla bakım gerektirmez. Çocuklarla ve evdeki diğer evcil hayvanlarla arası iyidir. 
- Yorkshire'lar, insan kılına en yakın kıla sahipler. Bu özellikleri sayesinde astım hastası olanların bile bakabilecekleri bir ırk olma özelliğine sahipler. Ayrıca çok fazla dışarıda olma ihtiyacı duymadıkları için apartmanda bakılabilirler.
- Sakin insanlara uyum sağlayan bir ırk arıyorsanız, chow chow tam size göre. Hem insanı sakinleştiren görüntüsüyle hem de sakin tavırlarıyla sizi çok zorlamayacaktır. Yalnız özellikle sıcak aylarda sık sık yıkanmalı ve tüyleri fırçalanıp taranmalıdır. Tam bir aile köpeğidir.

MANŞETLER