Çocuğum olunca ekrana 1 yıl ara vereceğim

Geçtiğimiz sezon sunduğu evlilik programıyla insanların yalnızlıklarına merhem olan Zuhal Topal, bu yıl 'Avrupa Avrupa' dizisinde 'Nermin' karakteriyle güldürürken, sunduğu 'Hayata Dair' programında düşündürüyor. 'Mimarlık Fakültesi'ni kazanmıştım ama T cetvelle mutlu olamayacağımı anladım' diyerek mesleğini ne kadar sevdiğini dile getiren Topal; kariyeri, projeleri ve özel hayatıyla ilgili sorularımızı AKŞAM LIFE okuyucuları için yanıtladı.

Röportaj: Erçin DAĞ EYSEN

- Sizi harika oyunculuğunuzla tanıdık, ancak daha sonra bir sezon boyunca evlilik programı sundunuz. Çok beğenilmesine rağmen dizilere geri döndünüz ve kısa süre önce de bir realite programı sunmaya başladınız. Bu değişikliğe neden olan şey neydi?
Hayatımda hep böyle radikal kararlar alıyorum. Herhalde kişilik özelliğinden kaynaklanıyor. Adrenalini ve renkli yaşamayı seven bir insanım. Bu mesleği de hep farklı hayatlar tanımak, farklı maceralara girmek için seçtim. Yoksa Mimarlık Fakültesi'ni kazanmıştım ama konservatuarı kazanınca T cetvelle mutlu olamayacağımı anladım. Evlilik programı çok iyi gidiyordu. Kanal ve yapımcı çok güvenmişti, insanlar çok sevmişti ve güzel de sonuçlar almıştık. Fakat benim açımdan o iş, misyonunu doldurmuştu. Sene başında başka bir kanalda eğlenceli bir yarışma yapmaya başladım, ancak kanalın ve yapımcının sorunlarının olması nedeniyle ve açıkçası haftanın 5 günü yayın yapmak istemememden dolayı o programı da bitirme kararı aldım.
- Şu anda da hem dizide oynuyorsunuz hem de program sunuyorsunuz. Zor olmuyor mu?
Uzun süredir ben ve eşim faydalı bir şeyler yapmak istiyorduk. İkimiz de bireysel olarak birçok dernekle çalışıyoruz. 'Avrupa Avrupa' dizisi sosyal sorumluluk yaratan, kaliteli, eğlenceli ve bir o kadar da mesaj veren bir yapıya sahip. Böyle bir format gelince ve sit-com olunca hiç düşünmeden kabul ettim. Çekimlerim haftada 2-3 gün sürüyor. Sunduğum program ise 4 saatimi alıyor. Aklımda beş gün çalışma fikri yoktu ama şartlar bu şekilde olunca fikrimi değiştirdim. Yorucu ama güzel bir tempodayız.

YAYINDAN SONRA AĞLADIĞIM OLUYOR!
- Yayından ya da çekimden sonra kendinizi izliyor musunuz?
Bana programın CD'lerini veriyorlar. Özellikle pazar günleri vaktimi ayırıyorum ve neresi eksik, neresi fazla diye bakıyorum.
- Yeni projeleriniz var mı peki?
Sunduğum 'Hayata Dair' programı hayata dört elle sarılan insanların mücadelesini ekrana getiriyor. Türkiye'nin her yanından ibret veren öyküleri anlatıyoruz. Bu insanların toplumda örnek olmasını düşündük ve bu nedenle yeni kampanyalar başlatmak istiyoruz. Hedeflerimiz çok büyük, sesimizi duyurmak istiyoruz. Reyting umurumda değil, şahsım adıma yararlı bir program yapmak istiyorum. Kardeşim ve eşim de programda. Ailece, canla başla, sosyal sorumluluk projesi yapıyor gibi çalışıyoruz işimizde. İyi tepkiler alınca mutlu oluyoruz ama henüz yolun başındayız. Biz 'sevgi her şey demek' cümlesinden yola çıkarak, mutluluğun aslında insanın içinde olduğunu gösteriyoruz. Bunu da slogan haline getirmeye çalışacağız.
- Programınızda çok etkileyici öykülerle karşılaşıyorsunuz. Sizi psikolojik yönden etkilediği oluyor mu?
Evet ama benim şöyle bir avantajım var: Çok erken yaşta babamı kaybettim. Kardeşim de çok küçüktü. Büyük kayıp yaşadığınız zaman hayata çok daha farklı gözle bakıyorsunuz, şükretmeyi, ufak şeylere takmamayı öğreniyorsunuz. Hayattan daha çok keyif alıyorsunuz. Ben sağlık konuları hariç hiçbir şeyi kafaya takmıyorum. Hayatın ne kadar kıymetli olduğunu küçük yaşta öğrenmem benim için bir avantaj. Program hayat felsefemi anlattığı için tabi” ki psikolojik olarak etkileniyorum, bazen dayanamayıp ağladığım zamanlar da oluyor ama eve mutlu gidiyorum. Çünkü onlara yardım ediyorum. Biz bütün aileleri, kahramanları buraya çağırıyoruz ki, destek olabileceğimi bir şey varsa onlara sonuna kadar yardımcı olalım.

DUA OKUMADAN ÇIKMAM
- Canlı yayına nasıl hazırlanıyorsunuz?
İki senedir evimin yanındaki sponsor kuaförümde saçımı yaptırıyorum. Kostümlerimize iki gün önceden karar veriyoruz. Editör grubumuzla akış toplantısı yapıyoruz. Sonra konuklarla tanışıyoruz, onların hikayelerini önceden okuyorum.
- Yayına çıkmadan önce uğuruna inanıp yaptığınız bir şey var mı?
Ben evden çıkarken dua okuyarak çıkarım. Senelerdir böyle. Annem böyle öğretti,  evden sağ ayakla çıkarım ve dua ederim. Çok şükrederim zaman zaman ziyaret ettiğimiz yerler de var. Uğur değil de içimde olan şeyler diyebiliriz.

BENİ TATMİN EDECEK BİR ROLDE OYNAMADIM
- Dizilerde de programlarınızda da insanları güldürüyorsunuz. Her zaman böyle misiniz?
Ağlarken beni gördünüz aslında. Televizyon çabuk tüketilen bir şey olduğu için unutuluyor. Ben 'Geniş Aile' dizisinde 2 sene ağladım. Onun dışında tiyatroda ve 2 sinema filminde oynadım, onlar da dramatikti. Şimdi 'Avrupa Avrupa'da 'Nermin' komik bir karakter olarak ekrana geliyor. Ama benim sağım solum belli olmaz, gelecek yıl bambaşka bir şekilde gelebilirim ekrana. Ben oyuncuyum ve her şeyi denemek istiyorum. Farklı şeyler de yapmak istiyorum. Mesela; Metin Özülkü aile dostumuz ve onun albümünde hatıra amaçlı olsun diye Korhan ile düet yapacağız. 
- Bilgiye ve farklılıklara açsınız herhalde?
Çok. Yani farklı insanlar tanımayı, şehirler dolaşmayı çok severim. Türkiye'de gitmediğim yer kalmadı. Değişik kültürleri tanımak çok güzel. Biz oyuncuyuz, bunları yapmamız lazım. Benim yolum çok uzun, oynamam gereken çok şey var. Zaten henüz beni çok tatmin edecek bir rol oynamadım daha. Oyunculuk anlamında böyle bir amacım isteğim var.
- Mesela Charlize Theron 'Monster' filmi için kilo almıştı. Siz de böyle rolleri kabul eder misiniz?
Seve seve ederim. Kolaylıkla da kilo alırım, hiç zorlanmam.

Mutluluğu her anlamda yakaladım
Bir yandan 'Avrupa Avrupa' dizisinin çekimleri, diğer yandan da TRT 1'de yayınlanan 'Hayata Dair' programı hazırlıkları için koşturan Zuhal Topal, özel hayatında her anlamda mutluluğu yakaladığını ve bunu bir çocukla taçlandırmak istediğini ifade etti. Topal, 'Çocuğum olmasını çok istiyorum. Olursa onun en güzel dönemlerinden ayrı kalmamak için bir yıl boyunca ekrana ara vermeyi düşünüyorum. Tüm zamanımı ona ayırmak istiyorum' dedi.

İnsanları güldürmeyi severim
Gene olarak pozitif bir insan olduğunu söyleyen Zuhal Topal, 'Ben hep pozitifim, gülen ve eğlenen biriyim. İnsanları güldürmeyi de severim. Herkes 'Bu enerjiyi nerden buluyorsunuz?' diye sorar ama ben ailemden de şanslıyım. Evinizdeki, hayatınızdaki her şey düzgün gittiğinde mutlu oluyorsunuz. En önemli şey aile ve içinizdeki huzurdur' şeklinde konuşarak enerjisinin sırrını açıkladı.

MANŞETLER