Azeriler gaz ve akaryakıt dağıtımına da hazırlanıyor

Aliağa'da 2025'e kadar 15 milyar dolarlık yatırım öngören SOCAR, Şahdeniz 2 kaynağından çıkan gazın Türkiye'de şehirlere dağıtımında da rol almak istiyor

Tolga Albay / AA

Hazar denizinden çıkardığı petrol ve gazı Avrupa'ya ulaştırmak üzere kapsamlı yatırım planlarını devreye sokan Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR), yeni açıklanan Trans Anadolu Boru Hattı projesinin ardından doğalgazın Türkiye'deki şehirlere dağıtımında da aktif rol almak istiyor.

AA muhabirine açıklamalarda bulunan SOCAR Uluslararası Yatırımlar Sorumlusu ve Petkim Yönetim Kurulu Başkanı Vagif Aliyev, Türkiye ve Azerbaycan arasında 25 Ekim'de İzmir'de imzaları atılan anlaşmalar paketinin iki ülke işbirliğinde yeni bir eşik olacağını belirtti.

Şahdeniz 2'den çıkarılan gazın Türkiye ve Avrupa'ya taşınması için çeşitli seçenekler öngörüldüğünü belirten Aliyev, pakette yer alan bir anlaşmada mevcut BOTAŞ sistemi üzerinden toplam 16 milyar metreküp gazın iletilmesi, bunun 6 milyar metreküpünün Türkiye, 10 milyar metreküpünün ise Avrupa'ya gönderilmesinin öngörüldüğünü ifade etti.

Bu projenin yatırım bedelinin henüz belirlenmediğini, BOTAŞ'ın mevcut sisteminin daha çok iç pazar amaçlı olduğunu, bunun transite uygun hale getirilmesi için yatırım yapılması gerektiğini ifade eden Aliyev, mevcut boru hattının yenilenip yenilenmeyeceği konusunun da henüz belli olmadığını söyledi. 25 Ekim'de ayrıca yeni Trans Anadolu Boru Hattı (TANAP) ismiyle yeni bir gaz hattına da imza atıldığına dikkati çeken Aliyev, şu bilgileri verdi:

''Bu boru hattının kapasitesinin 21 milyar metreküp olacağını düşünüyoruz. Fizibilite çalışmaları bunu netleştirecektir. Bu boru hattıyla Şahdeniz 2 kaynağının ve diğer Azeri kaynaklarının hem Türkiye ihtiyaçları hem Avrupa'ya geçişi için imkanlar yaratmak istiyoruz. Bu projede Azeri tarafını SOCAR, Türkiye tarafını da muhtemelen BOTAŞ temsil edecek. Ama diğer Türk şirketlerinin de bu projenin içinde olabilmesi mümkün. Bizim liderliğimizde bu boru hattının çalışmalarına başlayacağız.

Sonradan uluslararası şirketlerin bu boru hattına dahil olmasına bakacağız. İlk etapta Türkiye Azerbaycan ortaklığı olacak.

2012'nin haziran ya da temmuz ayında şirketin kurulması, fizibilitenin tamamlanması gibi öncül çalışmaları tamamlamak niyetindeyiz. Fazla zaman kaybetmek istemiyoruz. Çünkü Şahdeniz 2 kaynağından ilk gazın 2017'de üretilmesi planlanıyor. Trans Anadolu'nun da 2017'de çalışır olması lazım.''

-Masadaki 3 proje-

TANAP projesinin 6-7 milyar dolara mal olacağının tahmin edildiğini, projenin Avrupa enerji güvenliği açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Aliyev, Azeri kaynaklarının Avrupa'ya transferi konusunda daha önce planlanan Nabucco projesi konusunda bazı çözülemeyen noktalar bulunduğunu belirtti.

''Bir gaz üreticisi ülke olarak kendi geleceğimizi yalnız bu projeyle bağlayamazdık, daha geniş ve çeşitli seçeneklere bakmak zorundaydık'' diyen Aliyev, ''TANAP Projesini Nabucco'ya karşı konulmuş bir proje gibi düşünmüyoruz. Bugün artık masa üzerinde üç proje var. Bu projelerin fizibilite çalışmaları yapılacak. Hangi projenin bizim için avantajlı olduğunu görüp karar vereceğiz'' dedi.

Aliyev, ''size göre hangisi daha avantajlı ?'' sorusu üzerine, ''Trans Anadolu'yu biz doğurduk. Bu bizim için daha yapılabilir görülüyor. Türkiye tarafıyla bu konuda uzun süredir görüşüyorduk ve uzlaştık. Hem üretici taraf hem tüketici taraf mutlaka kaynaklarını çeşitlendirmenin yollarını arıyor. Türkiye bu konuda çok büyük problemi olan bir ülke değil. Bir kaç kaynaktan gaz alıyor. Ama ekonominin gelişmesiyle 5-10 yılda daha fazla gaz tüketeceği için güvenli kaynaklardan gaz temini çok önemlidir. Biz de bu konuda öz katkımızı yapmak istiyoruz'' diye konuştu.

-Dağıtım özelleştirmeleri-

Türkiye'nin Azerbaycan için çok önemli yatırım ülkesi olduğunu, Türkiye'yi ''yabancı bir ülke değil kendi ülkeleri olarak gördüklerini'' ifade eden Aliyev, TANAP projesinin 6-7 milyar dolara mal olacağının tahmin edildiğini kaydetti.

Petkim'i özelleştirme ihalesiyle aldıktan sonra önemli oranda yatırım gerçekleştirdiklerini, 25 Ekim'de temelini attıkları rafineri için de 6 milyar dolarlık yatırım portföylerinin bulunduğunu kaydeden Aliyev, Petkim yarımadası içinde Singapur'daki petrokimya kümelenmesi (value site) benzeri bir yatırım öngördüklerini kaydetti.

Bu kapsamda Petkim ve rafineriye yapılacak yatırımların yanında elektrik santrali, rüzgar santrali, liman gibi yatırımlar da öngörüldüğünü, 2025 yılında 15 milyar dolarlık yatırıma ulaşmayı hedeflediklerini anlatan Aliyev, şöyle devam
 etti:
''Yeni boru hattının seçilmesiyle kendi gazımızı aynı zamanda pazarlama planlarımız var. Bu plan çerçevesinde Türkiye'de gaz dağıtım ihalelerine girmeyi hedefliyoruz. Bu alanda yer almak bizim için çok avantajlı olacak. Bu konuda bir problem var, herkes projelere değerinden çok yüksek bedeller veriyor, çok yüksek fiyatlar konuşuluyor.

Biz ekonomik projeleri değerlendiriyoruz. Türkiye ekonomisine değer katacak projelere bakıyoruz. Fazladan para yatırıp 5 yıl sonra zararına olacak bir şeye yatırım yapmak pazar kuralları dışında.''

-Cari açığa karşı önemli yatırım-

Aliağa'da kurulacak rafinerinin Petkim'in hammaddesi olan 2-2,5 milyon ton NAFTA üreteceğini, bunun petrokimyada önemli bir rekabet gücü sağlayacağını ifade eden Aliyev, rafineriden piyasaya motorin satışının da olacağını söyledi. ''Rafinerinin kapasitesi Türkiye'nin ithal ettiği motorinin yüzde 50'sini karşılamak imkanına sahip olacak. İthalatı önemli ölçüde düşürecek. Bu yatırım, Türkiye'ye cari açık sorununa karşı çok önemli avantajlı sağlayacak'' diyen Aliyev, SOCAR olarak doğalgaz ve akaryakıtta zincirin diğer halkalarına da ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.

Bir süre önce akaryakıt dağıtım şirketi Exxon'ın İsviçre'deki şirketi olan Esso Switzerland'ın hisselerini satın aldıklarını, böylelikle Avrupa'da akaryakıt dağıtımı işine girdiklerini anlatan Aliyev, Türkiye'de de bu tip yatırımlarla ilgilendiklerini ifade etti.


MANŞETLER