Ayna ayna söyle bana

'Pamuk Prenses ve Kötü Kraliçe', geçen sonbahar başlayan bir dizi, bu hafta gösterime giren bir ve sırasını bekleyen üç filmle, popüler kültürün tam ortasına düşüyor. Ama bu kez, Pamuk Prenses'ler daha güçlü, kraliçeler daha etkileyici, prensler ise ortada yok!

EMRAH GÜLER
guler.emrah@gmail.com

Ana ayna söyle bana! Pamuk Prensesler'den hangisinin teni daha beyaz ve pürüzsüz? Peki, kötü kraliçelerden hangisi daha kötü? Ayna ayna söyle bana! Neden beyazperdede (ve ekranlarda) bu kadar çok Pamuk Prenses görmeye başladık?
Geçen sonbahar, masal kahramanlarını bir Amerikan kasabasına yerleştiren 'Once Upon a Time' dizisiyle Pamuk Prenses'in günümüze uyarlanmış bir versiyonuyla tanıştık. Bembeyaz teni ve hüzünlü bakışlarıyla, ilkokul öğretmeni olmanın ve hastanede gönüllü çalışmanın hayatına bir anlam getirdiğine kendini inandıran ama seyirciyi inandıramayan bir Pamuk Prenses (Ginnifer Goodwin).
Pamuk Prenses'in (ya da günümüzdeki adıyla Mary Margaret'in) boş zamanlarında komadaki yakışıklı bir adama kitap okumasını biraz da acınası bulduk tabii. Dizide Pamuk Prenses'in üvey annesi ise Lana Parrilla'nın canlandırdığı Storybrooke Kasabası'nın acımasız valisi Regina olarak karşımıza çıktı.
Bu uyarlamada en büyük sürpriz ise Pamuk Prenses'in kızı Emma Swan (Jennifer Morrison) oldu.
Defalarca dinlediğimiz masaldan alıştığımız ruh hastası kraliçe ve aciz Pamuk Prenses'ten sonra bu üçüncü nesil kadın, hayatın anlamını erkeklerde ve diğer kadınların düşüşünde aramayan, kendi ayaklarının üzerinde durabilen, sert olmaktan da seksi olmaktan da korkmayan hakiki bir feministti.
PRENSESLER DİZİ DİZİ
Şimdi sırada yeni bir Pamuk Prenses, yeni bir Kötü Kraliçe var. Haziranda bir başka kombinasyon. Daha sonra, gösterime bile girmeden DVD satışına çıkacak bir başkası. Gelecek seneye de Pamuk Prenses'in sinema yolculuğuna 80 yıl önce yol veren Disney'den bir başka uyarlama...
Bu hafta gösterime giren, Tarsem Singh'in yönettiği 'Pamuk Prenses'in Maceraları: Ayna Ayna Söyle Bana-Mirror Mirror' ve haziranda izleyeceğimiz, Rupert Sanders'ın yönettiği 'Pamuk Prenses ve Avcı-Snow White and the Huntsman', doğal olarak yapım aşamasından beri durmadan karşılaştırılan iki film. Birinin eğlenceli (bu haftaki), diğerinin karanlık bir yol seçtiği iki filmin karşılaştırılmasında uyarlandıkları hikayenin aynı olmasından daha da haklı nedenler var aslında.
OSCAR'LI KRALİÇELER
İki film de Pamuk Prenses'i hareket edemeyen, kaderine razı, ezik bir kadından güçlü birer kadına dönüştürüyor. Kılıcını, miğferini ve daracık pantolonunu kuşatıp ayaklanacak kadar güçlü bir kadına. Daha da dikkat çekici olanı, iki film de Kötü Kraliçe'yi ön plana çıkarıyor. Hem de Oscar'lı, dünyaca tanınmış isimlerle. 'Pamuk Prenses'in Maceraları' Julia Roberts'ı, 'Pamuk Prenses ve Avcı' ise Charlize Theron'u aynaların dostu kraliçe olarak perdeye taşıyor.
Roberts, kırışıkları ve büyüyen baseniyle orta yaş bunalımıyla başa çıkmaya çalışan bir kadına dönüşüyor. Theron ise, 'güzellik güçtür' düsturuyla daha inandırıcı, daha acımasız, daha karizmatik bir kraliçe oluyor. Her ne kadar bu hafta gösterime giren filmin afişini kalın kaşlarından hatırlayacağınız Lily Collins'in canlandırdığı Pamuk Prenses'in gülümseyen suratı, diğer filmi de kılıcıyla, zırhıyla Kristen Stewart'ın Pamuk Prenses'i kaplasa da iki filmde de temelde kraliçeler hüküm sürüyorlar.
ÜÇÜNCÜ FİLM, 3. SINIF
Kimsenin duymadığı üçüncü film 'Pamuk Prenses: Ölümcül Bir Yaz-Snow White: A Deadly Summer' ise, iki filmin popülaritesinden gaz alan üçüncü sınıf bir yapım. Kaderin cilvesiyle Julia Roberts'ın kardeşi Eric Roberts'ın Pamuk Prenses'in babasını canlandırdığı film, bildik masalı günümüz Amerika'sına tahmin edebileceğiniz tüm başarısız klişelerle taşıyor.
Gelecek sene gösterime girecek diğer uyarlamaysa iki popüler filmin 7 Cüceler'e yaptığını telafi etmeye çalışıyor. Gişede hasılatı kaybetmemek için yedi cüceyi hikayeye seyrelterek ekleyen 'Pamuk Prenses'in Maceraları' ve 'Pamuk Prenses ve Avcı'nın aksine, Disney yapımı 'Yedi Yoldaşlığı-The Order of Seven', adından da anlaşılacağı gibi cücelere odaklanıyor. Film, Pamuk Prenses'i 19. yüzyıla, Çin'e götürüyor, Yedi Cüceler'i de Prenses'i koruyan yedi savaşçıya dönüştürüyor. Ayna ayna söyle bana! Sırada hangi kahraman yeniden popüler olmayı bekliyor? Şişmiş ayaklarıyla Külkedisi mi? Salkım saçlarıyla Rapunzel mi?

Disney'in beyaz atlı prens fantezisi
Grimm Kardeşler'in zehirli hediyeler, kan, büyü hatta yamyamlıkla bezeli 'Pamuk Prenses' hikayesi nasıl sevimli bir masala dönüştü? 1937 yapımı Disney animasyonunu bu imajdan sorumlu tutabiliriz. Walt Disney ve kardeşi Roy, Mickey Fare'yi dünyaca ünlü bir karaktere dönüştürüyor ama para kazanamıyorlar. Paranın uzun metraj animasyonda olduğunu görüp Pamuk Prenses'i film yapıyorlar. Film, 1938'de 8,5 milyon dolar kazanıyor. Hollywood usulü romantik komedinin formülünün temeli atılıyor. Kız çocuklarının uzun vadede patlayacak prens fantezisinin, tavşanlar, ceylanlar ve romantik şarkılarla tohumları atılıyor. Kim bilir, belki de yeni Pamuk Prenses filmleri başka bir şeylerin tohumlarını atacak.

MANŞETLER