




















Gencebay'la tanışacaksın dediler, üç gün sıtmalı hayvanlar gibi titredim
Senin yerin başkadır bana 'Koca Yürek' lakabını sen taktın!
Müziğin dev ismi Orhan Gencebay ile Karadeniz'in hırçın sesi Volkan Konak, AKŞAM okurları için bir araya geldi... 20 yıl önce 'hoca'sı Gencebay'dan el alan 'Kuzeyin Oğlu', ilk albümü için sanatçının karşısına çıktığında soğuk terler dökmüş
Hazırlayan: Barış KOCAOĞLU-Önder SARIAHMETOĞLU
Volkan Konak: Ben dahil birçok isime albüm yaptınız hocam. Bunların içerisinde sizi hayal kırıklığına uğratan biri oldu mu?
Orhan Gencebay: Kervan Plak'ı 1972'de kurduk. Bu süre içersinde, birçok arkadaşın sanat yaşamına katkıda bulundum. Bazılarının şöhret olmasında emeğim geçmiştir, yönlendirici olmuşumdur. Senin bildiğin, bilmediğin 114 kişi var. Beni kıran hiç olmadı. Başta sen olmak üzere hiç yanlış görmedim.
Volkan: Peki vefa anlamında?
Orhan: Vefasızlık yok şükürler olsun ama senin yerin de bir başkadır.
Volkan: Sağolun hocam. Zeki Ağabey, (Orhan Gencebay'ın eski yardımcısı) sizinle tanışacağımızı söyleyince 3 gün uyumadım. Sıtmalı hayvanlar gibi titriyordum. Orhan Gencebay bizim için hakikatten büyük bir okul... Akademi ondan sonra gelir. Bizi ilk dinlediğiniz günü asla unutamam.
Orhan: Hemen 'Albüm yapmalıyız' dedim. Dün gibi hatırlıyorum. Son derece etkilendim. Karadeniz yöresinin özelliklerinin özünü, günümüzün dinamizmiyle, gitarıyla anlatan ve bu zamana kadar olmayan bir şeydi.
Volkan: Ben şaka yaptığınızı düşünmüştüm. Bugün buradaysak sizin emeğinizin sayesindedir. Her zaman söylüyorum asla vefasızlık yapmam.
Orhan: Sen bana 'koca yürek' lakabını takmıştın. Biz de o duyguya son derece sahibiz. Benim gönlümü bildin ve bana 'Hocam senin lakabın koca yürek olmalı' dedin.
Volkan: Bak yıllar önce ben dedim, sonra o laf film oldu!
Orhan: Çok hoşuma gitti bu lakap. Bana söylüyorlar ama bunu ilk senin bana söylediğini kimse bilmez.
Volkan: Biz 'Gencebay terbiyesi'yle büyüdük. Okul her şeye yetmiyor. Ben sizden 'Şu ölümlü dünyada diken olup da ayağa batacağına, gül ol da yakada takıl'ı öğrendim.
Müzikten ilk parayı senin elinden aldım
Volkan: Albüm çıktı ilk dönemler. Cebimde harçlığım yok. 'Hocanın eli çok açık ama ben nasıl söyleyeceğim' diye kıvranıyorum. Zeki ağabeye söyledim. Duyunca kızmışsınız. 'Niye söylemedin Volkan?' diye. Bana para verdiniz. Harçlığın üstünde bir para... Müzikten ilk parayı senin elinden aldım. Çarçur olmasın diye gittim bir piyano aldım. Yıllar sonra o piyanoyu kamyona koydum, Trabzon Güzel Sanatlar Lisesi'ne götürdüm, hediye ettim. Oradaki müdüre, 'Bakın bu piyanonun maddi bir değeri olmayabilir ama manevi değeri büyüktür. Kabul ederseniz bölgenizin sanatçısı Volkan Konak'ın, Orhan Gencebay'dan aldığı parayla alınmış bir piyanodur' dedim. Çok sevindiler, şu anda okulda teşhir ediliyor.
Orhan: Bunu bilmiyordum. Ben de çok mutlu oldum. Dolaylı olarak benim de orada duygusal bir katkım var demek. Senin yerin başkadır. Her zaman saygılı vefalısındır. Bir yerde oğlum gibisin. Ben de bundan ayrıca gurur duyuyorum.
Sazımı elime aldığım zaman 12 saat müzik yapan adamım
Volkan: Kulislerde konser vereceğiniz konuşuluyor var mı aslı?
Orhan: Evet, son zamanlarda bunu çok ciddi konuşuyoruz. Benim içinde ilk olmuş olacak bir şey. İnşallah belirli sayıda konserimi vereceğim. Bunu yapmak istiyorum çünkü hep erteledim, hatta fazla erteledim biraz.
Volkan: Tarihi bir olay... Kafadan ilk seyirci benim.
Orhan: Sağol Volkan. Bir dolu laflar da var. Canlı söyleyemez denmiş. Ben sazımı elime aldığım zaman, günde 12 saat müzik yapan adamım. Ben şarkı söyleyemezmişim, türkü söyleyemezmişim. Ya bunlar komik laflar.
Volkan: Şehir efsaneleri bunlar hocam. Bu ülkede İsmet Paşa'ya da asker kaçağı diyorlar ve inanıyorlar. Adam kırk sene savaşmış. Bir heyecan var mı?
Orhan: Olmaz olur mu? İyi olsun diye büyük gayret gösteriyorum.
Volkan: Bu konserler bir beklenti. O göz temasını insanlar bekliyor sizden. Bence muhteşem ses getirir ve kapalı gişe olur zaten. Yerler belli mi?
Orhan: Hem yurtiçi hem yurtdışı düşünüyoruz.
Volkan: Zamanı belli mi hocam kafanızda bir tarih var mı?
Orhan: 2012 baharı ya da yazına girerken. Ne zaman daha iyi, hazır hissedersem kendimi...
Volkan: Benim için çok önemli bir haber. Hep mutfak kısmı ağırlıklı oldu sizde. Şimdi sizi canlı izleme fikri heyecan veriyor. Yani bu çok büyük bir ses getirir. Bizim içinde kuvvet olur hocam. Bir de albüm var. Klasiklerinizi her alanda yorumcular seslendirecek. Büyük gurur olsa gerek.
Orhan: Polat Yağcı kardeşimle çıkılan güzel bir yoldur bu. Onur, şeref albümümdür. O kadar değişik yorumlayanlar var ki. Arkadaşlarımız kendi tarzlarında benim duyguma daha farklı bir zenginlikle katkıda bulunacaklar.
Volkan: Aslında biraz riski var benim açımdan çünkü lezzetiniz başka hocam. Bizde kendi kimliğimizi koymaya çalışacağız. 'Gurbet'i seslendireceğim. Orhan Gencebay'ın böyle bir projesinde yer almak, tarihin çektiği fotoğrafta gözlerin açık çıkması demektir. Kayıtlarda olacak mısınız?
Orhan: Müdahaleci olmak istemiyorum. Ben neticeyi görmeyi tercih ediyorum. Aslında sürpriz olsun bana istiyorum ama dayanamam, giderim bakarsın. Asla müdahale etmem, bütün isimler canavar gibi.
Fazıl Say'ı kaale almıyorum
Orhan: Fazıl Say kardeşimiz bazı şeyler söylüyor, üzüldük. Daha önce söylediklerim şuydu; 'Biz sarrafız altının değerini biliriz'. Çok sevdiğimiz, saydığımız, başarılarını takdirle karşıladığımız bir insan olduğunu söyledim. İki, üç defa hep böyle söyledim. Fakat durmuyor. Bazen böyle 'aşırı atak laflar ediyor' dediler. Orada bu defa dayanamadım, dedim ki, 'Bu sözleri gerçekten söylüyorsa ki inanmıyorum söylediğine'. Ben bir sayfa orada izah ettim. 'Ayıptır, doğru değildir, söylememesi lazımdır' diye yazdım. 'Kaale almıyorum, cevap vermiyorum' dedim.
'Internet' korsanı aratır hale geldi, yüzde 98 kayıp
Volkan: Sizin gözünüzden sektör ne durumda?
Orhan: Üzülerek söylüyorum sektör genel olarak baktığımızda çökmüştür. Bazı kişilerin başarıları ayrı, onları bir kenara koyuyoruz.
Volkan: Neden hocam?
Orhan: Fiziki alandaki kaset ve CD satışları aslında 250-300 milyon adet olması gerekirken, yasal olarak 5 milyona düşmüş. Internette 3,5 milyar download olması gerekirken 20-30 milyonlara düşmüş. Bakıyorum da yüzde 98 gitmiş. Yüzde 300-500 korsan varken bile tirajım 2-2,5 milyondu. Ama olması gereken 10 milyondu. Internet çok daha kötü bir hale getirdi. Bu Internet, korsanı aratır oldu.
Volkan: Allah'tan konserlerden biraz kazanıyoruz. Albüme bıraksak kendimizi, bittik zaten.
Orhan: Tecrübemle söyleyeyim, senin son albümünde olması gereken satış rakamı en az 5 milyondur. Potansiyel budur.
Volkan: Hocam bir önceki albümüm çıkmadan birkaç gün önce bakayım dedim Internete, ne var ne yok. Benim elime daha albüm gelmemiş. Bir baktım elli dokuz tane siteye bir yerden ulaşmış. Patır, kütür indiriliyor. Biraz durdum, 'Benim kuvözden bebeğim çalınıyor. Daha kucağıma alamadığım bebeğim' dedim. Albüm bende yok. Nereden bulunmuş. Düşüne biliyor musun?
Orhan: Ne yazık...
Yaptığım müzik arabesk değil
Orhan: Arabeskin sözlük anlamı Arap etkinliği demektir. Benim yaptığım müziğin arabesk olmadığını ifade ediyorum ve bunu sürekli söylüyorum. Arabesk ismini ben koymadım. Birileri koydu ve böyle de gidiyor. Bu tepeden aşağı yanlış... Özgürlük olmadığı sürece, gelişimin olamayacağını söyleyen biriyim. Dolayısıyla yaptığım çalışmalara 'serbest çalışmalar' dedim. Ama bunu diyenlerin önüne koy, 'arabesk' der. Hüzün, dram, sanatın her dalında vardır. Hüzün en çok işlenmiştir.
Volkan: Bize ödül veriyorlar, halk müziği dalında. Bana da Karadenizli türkücü, pop-laz diyorlar, bunlar yanlış. Ben Karadeniz müziği yapmıyorum, Volkan Konak müziği yapıyorum. Orhan Gencebay, 'Orhan Gencebay müziği' yapıyor. Bunu anlatamıyoruz. Neden bu isimleri yazıyorlar bize anlamadım.
Orhan: Bazıları hala şu saplantıda: İki tane müzik vardır Türkiye'de; birisi halk müziğidir, diğeri de sanat müziği denen müziktir diyorlar. Bunun haricindekiler 'bizim değildir' diyorlar. Böyle saçma bir şey var mı?
Volkan: Bir isime bağlamamak lazım... Serbest çalışmalar olmalı, insanlar özgürce müzik yapıyor. Yani, müzik kimsenin tekelinde değil. Hocam bizim 1990'daki albüm çalışmamızda o zamanki TRT bize yasak koymuştu. Çünkü 'Bu tarz yoktu' dediler. 'Siz halk müziği de yapmıyorsunuz pop da. Biz bunu nerede denetleyeceğiz?' dendi. Böyle bir şey olabilir mi? Kalıp işte, seni bir kalıba sokuyor.
Akademi kuracağım
Volkan: Hocam hayatınızı yazmayı düşünmüyor musunuz?
Orhan: Yazdık aslında ama nesir tarzında yazmıştık. Biyografiye çevireceğiz. Bu hali istediğim gibi olmadı. Kendimi ortaya koyamadığımı düşündüm. Kolay iş değilmiş.
Volkan: Peki onca esere, çalışmaya imza attınız. Sırada ne var?
Orhan: Şu sıralar sanat müziği denilen müziğimizde makamsal özelliklerin yapılarından kaynaklanan son derece zengin bir armoni matematiği var. Bunların analiziyle ilgili şu an akademiyle görüşüyoruz. Önümüzdeki günlerde bunları bir laboratuar çalışmasına dönüştüreceğiz. Bir de müzik akademisi kurmak istiyorum. Senin TV programın keyifliydi, devam etmeyi düşünüyor musun?
Volkan: Tadında bırakmak şartıyla 13 bölüm yapacağım. Bu defa konser çekerek olacak, TV stüdyosu olmayacak. 11 Kasım'da başlayacağız.
Orhan: Dizi, film müziği teklifleri geliyor mu?
Volkan: Zamanım olmadığı için gelen teklifleri değerlendiremiyorum. Belki prestijli bir proje geldiğinde bir tatmin yaşamak için film müziği yapmak isterim.
'Batsın Bu Dünya'yı keşke yapmasaydım
Volkan: Bu gün geriye dönüp baktığında, gerek mesleki gerek özel yaşantı olarak 'Şunu yaşamasaydım' dediğiniz bir şey var mıdır?
Orhan: İlk aklıma gelen iki şeyi söyleyeyim. 70'li yıllar zor ve kötü yıllardı. Ülke bir yerlerden yönlendiriliyor, çocuklarımız ölüyordu. O ortam yüzünden 'Batsın Bu Dünya'yı yaptım. Keşke yapmasaydım. O ortam hiç yaşanmasaydı da o şarkı hiç yapılmasaydı.
Volkan: 'Hatasız Kul Olmaz' aşklarımdan en büyüğüdür. Ben o şarkıda çok ağlamışımdır. O zaman lisede bir kızı çok seviyordum, bir sebepten aramız bozuktu. Dinleyip, dinleyip ağlamışımdır. Dolayısıyla bir yere de gittiğimde, kesin istek yaparım o şarkıyı. O şarkı benim şarkımdır. Beni vuran şarkıdır.
Yarın: Meryem Uzerli Selma Ergeç
Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.






























