Aksam.com.tr - 27.05.2012, 12:02
Akşam | Yazarlar

Eşbaşkan

21 Şubat 2012 Salı 02:00

Hafta sonu Tunus'ta Suriye ile ilgili uluslararası bir toplantı yapılacak. BM Güvenlik Konseyi'nde Rusya ve Çin'in vetosunu aşamayan bildik ülkeler, bu kez farklı yollara başvurmaya çalışıyor. Örneğin Filistin için kılını kıpırdatmayan Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri ya da 6 yıldır ambargo altında çok zor koşullar altında yaşamak zorunda bırakılan Gazzelilere yalnızca mazot ve elektrik temin etmek için BM ya da Arap Birliği örgütünü toplantıya çağırmayanlar geçen hafta Suriye için BM'ye gittiler. Bununla yetinmeyen bu ülkelerin tümü İsrail'in öldürdüğü 9 Türk insanının kanını da unutarak şimdi Tunus'ta Suriye için bir araya geliyor. Hürriyet gazetesinin cumartesi günkü haberine göre bu toplantının eşbaşkanlığını Tunus ve Türkiye yapacakmış.
Bu eşbaşkanlık da moda oldu!
Haziran 2004'te Türkiye, İtalya ve Yemen Büyük Ortadoğu Projesi'nde Demokrasi İnisiyatifi, eşbaşkanlığına seçilmişti. Yani ABD Türkiye'yi Yemen ve İtalya'ya laik görmüştü. Yemen'de 33 yıldır iktidarda olan Ali Abdullah Salih bölgenin en garip lideridir. İtalya ise o sıralar Kazanova Berlusconi yönetimindeydi ve ülkeyi demokratik olarak iflasın eşiğine sürüklüyordu.
Türkiye daha sonra İspanya ile birlikte Medeniyetler İttifakı Projesi'nde de Eşbaşkanlığa seçildi. Bu projenin finansörü ise bölgenin yeni Red Kit'i Katar Emiri Şeyh Hamed. Hamed'in tabancası ise sahibi olduğu El-Cezire televizyonu. Bu ittifakta Başbakan Erdoğan ile birlikte eşbaşkan olan İspanya Başbakanı Zapetero, iki ay önce yapılan seçimlerde ülkeyi demokratik olarak iflasın eşiğine getirdiği için hezimete uğradı. Yerine Medeniyetler İttifakı'na hiç inanmayan Mariano Rajoy seçildi.
***
Şimdi Türkiye, Suriye ile ilgili bir konuda Fransa ile eşbaşkanlık yapıyor. Haberlere bakılırsa Fransa ''Suriye'ye insani koridor açalım'' diyor bir Arap ülkesi Ürdün ya da Lübnan değil Türkiye bununun olanaklarına bakıyor. Oysa Fransa'nın Türkiye'ye neler yaptığını henüz kimse unutmadı. Sarkozy, iktidara geldiği günden itibaren Fransa, hep Türkiye'ye düşman... Fransa Osmanlı'nın çökertilmesinde ve genç Cumhuriyetin meşgul edilmesinde hep başoyuncuydu... Peki böyle bir Fransa nasıl olur da şimdi Türkiye ile birlikte eşbaşkan oluyor?  Ben anlamış değilim! Bu eşbaşkanlık Türkiye için ciddi bir problem ya da en azından yük olmaya başladı. Örneğin Türkiye'nin NATO ile birlikte ortak olduğu Malatya'daki radarlar. Bu konu her konuşulduğunda Türkiye ısrarla 'İsrail bu radarlardan yararlanmayacak' diyor. Amerikalı yetkililer de hep tersini söyleyip duruyor. Kapalı kapılar ardında bu konu nasıl konuşuluyor bilmiyorum ama kural olarak ben Batılılara güvenmediğim için gün, bu konunun Türkiye'nin başını ağrıtacağını biliyorum. Tıpkı Irak'tan getirilip İncirlik Üssü'ne yerleştirilen Predator casus uçakları gibi. Çünkü Amerikan kaynaklarına göre bu uçaklar her gün Suriye üzerinde uçuyor ve bilgi toplamaya çalışıyor. Bu uçakların Suriye'de önemli kişileri ya binaları hedef alıp almayacağını acaba kim garanti edebilir? Amerikalılardan her şey beklenir!
***
Son dönem politikaları içinde bu casus uçaklarını Pakistan, Afganistan, Yemen ve Somali'de suikastlarda bolca kullanan Amerikalılara asla güven olmaz. Rasmussen'e ise hiç... Beyefendi Bakan Davutoğlu ile yaptığı basın toplantısında 'İsrail Malatya'daki radarlardan yararlanmayacak' diyor ama TBMM Dış İlişkiler ve Savunma Komiteleri üyelerinin NATO ile İsrail arasında işbirliği konusundaki bir soruya bakın ne diyor:
''Çok doğaldır, İsrail bizim partnerimizdir. İsrail ile tabii ki işbirliği yapacağız.''
ABD liderliğindeki NATO'nun İsrail ile nasıl bir işbirliği yapacağını varın siz düşünün. Belki de İran'ın nükleer tesislerinin bombalanmasında... Ya da İsrail'in bir kez daha 9 Türk insanını öldürmesinde.
Nasıl olsa ABD ve İsrail NATO'nun eşbaşkanlarıdır.

 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'