Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:55
Akşam | Yazarlar

Ekranlar yine 'Muhteşem!'

25 Eylül 2011 Pazar 03:00

Yazın sona ermesiyle birlikte diziler de birer birer ekranlarımıza gelmeye başladı. Yeni diziler beğenimize sunulurken bir de geçen sezondan sevip izlediğimiz dizilerin yeni bölümleri ekrana geldi. Hem işim gereği hem de kişisel merakımdan dolayı ben de dizileri elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum.
Geçen iki hafta, diziler arasında bu sezonda da ekranlarda kıran kırana bir mücadele olacağının net sinyallerini verdi. Yeni başlayan dizilere biraz sonra değinmek üzere, öncelikle eskilerden başlayalım. Her şeyden önce çok net bir şey var ki o da Muhteşem Yüzyıl'ın bu sezon da başı çekeceği. Grup şirketlerimizden biri olan Show TV'de yayınlanmasından dolayı torpil geçtiğimi sanmanızı istemem, kaldı ki reytingler ortada... Kanuni, izleyicinin kalbini öyle bir fethetmiş ki, açık ara birincilikler artık çok normal geliyor hepimize. Bir fenomen haline gelen dizi, bu yıl güçlü kadrosuna eklediği birbirinden başarılı isimlerle çok daha keyifli bir görsel şölen sunuyor artık.
Sezonun diğer beklenen işlerinden biri de kuşkusuz 'Öyle Bir Geçer Zaman Ki'ydi. Yeni bölümleri yine sevenleri tarafından soluksuz izlendi.
Geçen sene çok dikkat edemediğim 'Lale Devri'nin de oldukça fazla fanatiği olduğu dikkatimi çekti. Başrolleri paylaşan Serenay Sarıkaya ve Tolgahan Sayışman, özel hayatlarında ayrı yönlere gitmeyi tercih etmiş olsalar da dizide iyi iş çıkartıyorlar...
Bir de bu sezon evlerimize yeni giren projeler var. Bunlardan en çok konuşulanı Kuzey Güney. İyi bir pazarlama ve reklam stratejisiyle, yayınlanmadan önce konuşulmaya başlayan dizi, ilk haftasında oldukça iyi bir reyting ve izlenme oranıyla göz doldurmuştu. Hatta o gün bugündür, özellikle kadın izleyicilerin dilinden Kıvanç'ın adı, daha doğrusunu söylemek gerekirse karın kasları düşmedi desem yeri. Fakat ikinci hafta Muhteşem Yüzyıl'la karşılaşan Kuzey Güney umduğunu bulamadı. Görünen o ki, bu iş, karın kaslarıyla gidecek bir iş değil.
Kuzey Güney'in hikayesinin bir zamanlar TRT ekranlarında izlediğimiz 'Zengin ve Yoksul'u anımsatması kafalarda soru işareti bırakırken, karşısındaki rakibinde Türk dizi tarihinin en iyi dizilerinden biri olması ve çok ciddi bir bütçeye sahip olması da cabası. Yalnız yabana atamayacağım bir şey var. Kıvanç'ın oyunculuğu gün geçtikçe parlıyor. Çalıştığı, emek verdiği çok belli...
Geçen hafta sonu merakla beklenen bir diğer proje olan İffet'e de göz atma imkanı buldum. Oyuncu seçimi, görüntüleri ve müzikleri oldukça iyi...
Şimdi de yapımcılığını Faruk Turgut'un yaptığı Halil Ergün ve Filiz Akın'ın başrollerini paylaştığı 'Gün Akşam Oldu'yu bekliyorum. Usta oyuncu Ergün'ün 'baba' rollerinin altından ne denli iyi kalktığını biliyoruz. Hikayesinden tüyolar da aldım, başarılı olacağına inanıyorum...
Haftaya görüşmek üzere...

twitter.com/bariskocaoglu66

Akşam Life
 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'