Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:55
Akşam | Yazarlar

Ekonomik krizde asgari ücret

20 Şubat 2012 Pazartesi 02:00

Ekonomik krizin ardından 2010 yılında dünyada gelişen asgari ücret politikaları her ne kadar ücretlerde belli bir artış getirdiyse de genelde bu yükseliş fiyat hareketlerinin gerisinde kalmıştır. Bir dizi ülkede ise asgari ücret artışı yapılmamıştır. Bu durum, kriz döneminde işverenlerin ve hükümetlerin, asgari ücret artışını en düşük seviyede tutmak isteyen baskısının veya mecburiyetinin göstergesi olarak düşünülebilir.
Almanya'da Ekonomik ve Toplumsal Bilim Enstitüsü (Wirtschaft und Sozialwissenschaftliche Institut, WSI) tarafından açıklanan 28 ülkeye ait bilgilerin içinde 20 Avrupa Birliği ülkesinin yanında, aday ülke olarak Türkiye ve Avrupa dışından yedi ülke daha var.
AB ülkeleri içerisinde üç grup göze çarpmakta. Birinci grup en yüksek nominal asgari ücrete sahip ülkeleri kapsamakta. Burada Lüksemburg 10,16 € tutarındaki saat ücreti ile dikkati çekmekte. İrlanda geçerli ücrette 1 € indirim yapmasına rağmen 7,65 € ile, Fransa, Holanda, Belçika ve İngiltere'nin yanında bu grupta yer almakta.
İkinci grup ülkeler 2-6 € arasında seyreden asgari ücrete sahip. İflas sınırında olan Yunanistan 4,28 € ile Slovenya'dan sonra (4,32 €) grupta ikinci durumda. İspanya, Malta, Portekiz çoğunlukla Güney Doğu ülkelerinden oluşan bu grupta yer almakta.
İki  € altında asgari ücrete sahip ülkelerin oluşturduğu üçüncü grupta Polonya 1,85 € ile başı çekmekte, Romanya 0,93 € ve Bulgaristan 0,71 €  ile en alt sırada bulunmakta.
Avrupa dışı ülkelerden bu araştırma içerisinde yer alan  Avustralya 10,40 € ile en üsttedir. Yeni Zelanda (6,94 €), Japonya (6,28 €), Kanada (5,99 €) ve ABD (5,47 €)  yüksek ücret sahibi diğer ülkelerdir.
Düşük işçilik ücretine sahip ülkeler içerisinde Güney Kore 2,44 € ile başta gelmektedir. Türkiye 1,89 € ve Brezilya 1,03 € ile Güney Kore'yi izlemektedir. Türkiye bu şekilde pek çok AB üyesi Orta ve Güney Avrupa ülkesiyle aynı seviyede bulunmaktadır.
Asgari ücreti kur ve satınalma gücüne göre değerlendirerek gerçek değeri bulmak için yapılan çalışmada ise  oldukça değişik bir tablo çıkmakta. Bu durumda Lüksemburg 8,39 € ile gene liste başı olurken, Avustralya 7,76 € ile 28 ülkelik sıralamada dördüncü duruma düşmekte. Satınalma gücüne göre yapılan hesaplamada Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri yanında Türkiye 2,94 € ile kayda değer bir yukarı sıçrama yapmakta.
Asgari ücret kıyaslamasında diğer önemli bir ölçü de 'Kaitz' Endeksidir. Bu endekste ülkenin asgari ücreti ortalama veya medyan ücretin  yüzdesiyle belirtilir. Bilgi sahibi olunan 23 ülkenin 13 tanesinde asgari ücret medyan ücretin % 40-50'si arasındadır. Bu sınırın altında bulunan ABD, Japonya ve Çek Cumhuriyeti'nde oran % 36-37'dir. Listenin başında ise ilginç bir şekilde % 71,3 ile Türkiye bulunmakta. Ülkemiz istihdamında, çalışanların büyük çoğunluğunun asgari ücretle çalışması veya çalışır görünmesi bu sonucu doğurmakta.
Kaitz Endeksi medyan ücret değil de ortalama ücrete göre hesaplandığında Türkiye % 37,8 ile listenin orta sıralarında yer almaktadır. Ortalama ücrete göre hesaplandığında, Yeni Zelanda % 51,6 ile birinci ve ABD % 27 ile  listenin son sırasındadır. AB ülkeleri arasında ise Fransa %48 ile başı çekmekte.
Kaitz Endeksi sonuçları  incelendiğinde, çoğunlukla ülkelerin, OECD ve EUROSTAT tarafından tespit edilen standart olan 'medyan ücretin üçte ikisi' minimum seviyesinin altında asgari ücrete sahip olduğu görülmektedir.   Pek çok ülkede asgari ücret 'yoksulluk ücreti'ni göstermekte, bazılarında ise bu seviyenin de altında bulunmaktadır. Avrupa Konseyi'nin ilk olarak 1970'li yıllarda yaptığı tespite göre, hakkaniyete uygun asgari ücret, ülkenin ortalama ücretinin % 68'i seviyesinde olmalıdır. 1990'lı yıllarda yapılan değişiklikle bu oran % 60'a indirilmiş ve AB ülkelerinden yalnızca Fransa ve Malta bu kuralla uyumlu.
Almanların değerlendirmeleri böyle. Tabii her kişi veya ülke de kendi durumuna göre yorumunu yapmalı!
 

Akşam
 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'