İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,9252
  • 4,6061
  • 161,22
  • 103.912
Reklamı Kapat

Myanmarlı komutandan skandal tecavüz açıklaması

Myanmar'ın Arakan bölgesinden son dakika haberleri gelmeye devam ediyor. Myanmar’da, Arakanlı Müslümanlar, tüm dünyanın gözü önünde katliama maruz kalıyor.

Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar'da Arakanlı Müslümanlar'a uygulanan sistematik saldırılar dünyanın gözü önünde aralıksız sürüyor. Ülkenin kuzeyindeki sınır bölgelerinin güvenliğinden sorumlu bakan olarak görev yapan Albay Tint, tecavüz iddialarının sorulması üzerine BBC'ye yaptığı açıklamada, "Kanıt nerede? Bu iddiaları ortaya atan kadınlara bir bakın. Kim onlara tecavüz etmek ister?" ifadelerini kullandı.

ARAKAN SON DAKİKA HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ 

Myanmarlı komutandan skandal tecavüz açıklaması

Myanmarlı Albay Phone Tint, İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Arakanlı kadınlara tecavüz edildiği yönündeki raporuna, "Bu iddiaları ortaya atan kadınlara bir bakın. Kim onlara tecavüz etmek ister?" dedi.

Ülkenin kuzeyindeki sınır bölgelerinin güvenliğinden sorumlu bakan olarak görev yapan Albay Tint, tecavüz iddialarının sorulması üzerine BBC'ye yaptığı açıklamada, "Kanıt nerede? Bu iddiaları ortaya atan kadınlara bir bakın. Kim onlara tecavüz etmek ister?" ifadelerini kullandı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), bu yıl daha önce yayınladığı raporda Arakanlı kadın ve kız çocuklarının askerler tarafından tecavüze uğradığını belirtmişti.

Raporda, Myanmarlı asker ve polislerin kadın ve kız çocuklarına karşı tecavüz, toplu tecavüz ve cinsel saldırı gibi suçları işledikleri öne sürülmüştü. Myanmar hükümeti ise iddiaları reddetmişti.

Arakan’dan korkunç görüntü!

Dün Naf Nehri’nin kıyısında  çuvala doldurulan cansız bedenler su yüzeyinde görüntülendi. Önceki günlerde Bangladeş’e sığınan arakanlı Rohingya Müslümanları tarafından, çatışma yerinden kaçmayı başaramayan binlerce Rohingya vatandaşlarının, Myanmar Ordusu tarafından öldürüldüğü belirtiliyordu. Bangladeşli vatandaşlar, dün nehir kıyısına vuran cansız bedenlerin içinde olduğu çuvalları görüntüledi.

Öte yandan, 25 Ağustos’tan beri Arakan’da süren çatışmalarda yaklaşık 250 bin Rohingya Müslümanı Bangladeş’e sığındı.

 

 

ABD Dışişleri Bakanlığından Arakan açıklaması

Bakanlık Sözcüsü Heather Nauert, konuyla ilgili yazılı açıklama yaptı. 

Nauert, "Kitlesel köy yakmalar ve şiddet içeren saldırılar da dahil Burma'nın Arakan eyaletindeki ciddi insan hakları ihlalleri iddialarının ardından 25 Ağustos'tan bu yana 270 bin Rohingyalının Bangladeş'e geçtiği şeklindeki Birleşmiş Milletler (BM) açıklamasını takiben oldukça endişeliyiz." ifadesini kullandı.
 
Sığınmacılara acil yardım ulaştırılması için BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Uluslararası Kızılhaç Örgütü ve Uluslararası Göç Örgütü de dahil ortaklarla yakın iş birliğini sürdüreceklerini belirten Nauert, şunları kaydetti:
 
"ABD hükümeti Ekim 2016'dan bu yana Burma ve bölge genelinde yerlerinden edilmiş korumasız insanlar için yaklaşık 63 milyon dolar insani yardım temin etmiştir. Bangladeş yönetimini de bu insani krize verdiği cevaptan dolayı alkışlıyor, olaylardan etkilenen kişilere yardımların ulaştırılması noktasındaki çabalarını takdir ediyoruz."
 
Nauert, önceki günkü açıklamasında, 2 tarafı da sükunet içinde davranmaya davet etmiş, insan hakları ihlalleriyle ilgili net bir değerlendirme yapmamıştı. 

Arakanlı Müslümanları katliam çukurunda öldürüp yakıyorlar

Dünyanın gözleri önünde katledilen Arakan Müslümanlarının yaşadığı dehşete, Türkiye’den bölgeye giden STK’lar şahit oldu. Cansuyu Derneği Arakan Yardımları Koordinatörü Bayram Numan Köksal adeta bir cehenneme dönen Myanmar’daki korkunç katliamları anlattı.

Myanmar’da, Arakanlı Müslümanlar, tüm dünyanın gözü önünde katliama maruz kalıyor. İmdat çığlığının yükseldiği bölgeye ilk giden yardım kuruluşlarından biri olan Cansuyu Derneği’nin Arakan Yardımları Koordinatörü Bayram Numan Köksal, yaşanan dehşeti Karar’a anlattı. Ordu destekli Budist çetelerin Müslümanları hedef aldığını belirten Köksal, Arakanlı mazlumların köylerinin yakıldığını, kadın-çocuk demeden öldürüldüğünü aktardı. Köksal, çaresiz kalan Müslümanların boyunlarına sarılarak gözyaşı döktüğünü dile getirdi. 

Kurban Bayramı’ndan bir hafta önce Arakan’a giderek nabız yokladıklarını ifade eden Köksal, yönetimin Müslümanların yaşadığı bölgenin resmi olarak ziyaret edilmesine izin vermediğini belirterek, binbir zorluklarla ablukayı aşarak mazlumlara ulaştıklarını anlattı. Müslüman halkın büyük bir tedirginlik içerisinde olduğunu söyleyen Köksal, “Bir Müslüman çocuğa ‘ismin ne?’ diye sorduğunuzda ismini söylemiyor. Yanındaki diyor ki:

‘Müslüman o. İsmini söyleyebilirsin.’ Böyle bir algı var. Batı’dan geldiysen mutlaka beni sömürmeye gelmişsin ama Türk bayrağını gördüğü zaman koşarak gelip sarılıyorlar” diye konuştu. Budist çetelerin Müslümanlara yönelik uyguladığı vahşetin izlerine tanık olan Köksal, gördüğü manzarayı şöyle anlattı: “Gerçekten paylaşılmayacak kadar kötü şeyler var. Budist çeteler, köylerde Müslüman aileleri tutuyorlar. Onların çocuklarına çukur kazdırıyorlar. Çocuklarıyla beraber aileleri çukura koyuyorlar. Ateş ediyorlar. Benzin döküp yakıyorlar ve üzerini toprakla örtüyorlar. Yer yer böyle vahşet izlerine rastladık. Engellemeler nedeniyle çok daha kanlı katliamların yaşandığı bölgeye gidemedik.”

Müslümanların kendi kaderlerine terk edilmiş durumda dikkat çeken Köksal, “Myanmar yönetimi, ‘Müslümanlar buranın insanı değil, onlar Bangladeş’ten gelen illegal göçmenler’ diyorlar. Böyle bir yalana başvuruyorlar. Kendi halkını da o şekilde yönlendiriyorlar. Gazetelerinde ‘terör örgütleriyle mücadele ediyoruz, sivillere zarar verilmiyor’ deseler de bu doğruyu yansıtmıyor. Şu anda bölgede ne kadar şehidimiz var bilemiyoruz. Net rakamlar yok. Çünkü vatansızlar, kimlikleri yok. Öyle bir topluluk düşünün ki dışarı çıkamıyorlar, sağlıktan yararlanamıyorlar. Eğitim hakları yok” ifadelerini kullandı.

Arakanlıların Bangladeş’ten ve bölgenin diğer ülkelerinden bir yardım beklentilerinin olmadığını kaydeden Köksal, “Bir el uzanacaksa bunun Türkiye’den uzanacağına inanıyorlar. İnsani yardımdan ziyade uzun vadeli çözüm bekliyorlar. İnsanların durumu gerçekten perişan. Etnik temizlik yapılıyor. Uluslararası insan hakları heyeti oluşturup bölge gidilmesi lazım” dedi.

Arakanlı Müslümanların Osmanlı'ya desteği arşiv belgelerinde

Osmanlı arşivlerinde yaptığı araştırmalarla ilgili makaleler yazan Gündüz, AA verdiği bilgide, Arakanlı Müslümanların yaşadığı zulme dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kısa süre önce, Balkanlar Savaşlarında Arakanlıların Osmanlı'ya yardım ettiğine ilişkin açıklamalarının ardından söz konusu bilgiyi arşivlerde bulmak için yoğun bir şekilde çalıştığını belirtti.

Arakanlı Müslümanların aralarında yardım toplayarak Osmanlı'ya gönderdiğine ilişkin belgeyi tespit ettiğini dile getiren Gündüz, "Osmanlı arşivinde epey bir belge vardı. Myanmar'ın adı Osmanlı'da 'Burma' diye geçiyor. Tespit ettiğim belge, 1913 yılındaki ve o dönemki yardımlardan bahsediyor. Belki daha fazla belge vardır ama benim tespit edebildiğim bu." diye konuştu.

İŞTE O BELGEDE YAZANLAR 

1913'te muhtemelen Balkan Savaşlarında Osmanlı'da çok sayıda çocuğun yetim, kadının dul kalması nedeniyle Osmanlı'nın yardıma ihtiyacı olunca şu anki adıyla Myanmar olan Burma'daki Müslümanlar aralarında para topluyor.

Belgenin, 9 Haziran 1913 tarihli olduğunu ve dönemin Dışişleri Bakanı Said Halim Paşa'nın imzasını taşıdığını söyleyen Gündüz, "Belgede şunlar yazıyor; 1913'te muhtemelen Balkan Savaşlarında Osmanlı'da çok sayıda çocuğun yetim, kadının dul kalması nedeniyle Osmanlı'nın yardıma ihtiyacı olunca şu anki adıyla Myanmar olan Burma'daki Müslümanlar aralarında para topluyor" ifadelerini kullandı.

O dönemde İngiliz sömürgesi olan Hindistan'ın bir eyaleti konumundaki Burma'da tüm Müslümanların tek bir millet gibi hareket ederek belgede ismi "Hilâl-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay)" olarak geçen bir topluluk oluşturduklarını bilgisini paylaşan Gündüz, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bu cemiyetin Molla Abdurrahman ve Abdurrahim diye iki reisi var. Osmanlı dul ve yetimleri için 220 İngiliz lirası ihtiva eden çeki Osmanlı'nın Rangoon (Yangon) Başkonsolosluğuna teslim ediyorlar. İstanbul'daki Maliye Nezaretinin hesabına bu paranın geçtiğini söyleyen Said Halim Paşa, 'Bunu buradan tahsil edip ben hususi olarak yetim ve dullar için bunu harcayacağım' diyor."

Belgede bahsedilen 220 İngiliz lirasından kastın 220 sterlin olduğu tahmininde bulunan Gündüz, "O zaman için bu çok iyi bir para" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma günü yaptığı açıklamada, "1912'deki Balkan Savaşları sırasında Arakan Müslümanları bizim için bir kez daha seferber olmuşlardır. Hindistan Müslümanlarının çıkardığı bir gazeteye ilan veren Arakanlı kardeşlerimiz, Balkan faciasını yaşayan ordumuza şu ifadelerle yardım çağrısı yapıyorlardı; 'Birçok yaralı Türk sahipsiz yatıyor, Müslümanları açlığa ve ölüme terk etmeyin.' Görüyor musunuz? Bir asır önce bizim açlığa ve ölüme terk edilmemize gönülleri rıza göstermeyen Arakanlı kardeşlerimizin bugün kendileri aynı durumdadır. Yokluk ve yoksulluk içinde yaşadıkları o günlerde kendi aralarında topladıkları 35 bin altını çeşitli yollarla bize gönderen bu kardeşlerimize tüm dünyanın yaptığı gibi biz sırtımızı dönemeyiz, bu da böyle bilinmeli." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Myanmar ordusunun silahlı militanlarla mücadele gerekçesiyle Arakan eyaletinde devam eden saldırılarında 25 Ağustos'tan bu yana çok sayıda Arakanlı Müslüman hayatını kaybetti. Saldırılarda hedef alınan 60'tan fazla köyün onlarcası yakılırken, on binlerce Arakanlı Müslüman da can güvenliği nedeniyle bölgeden kaçmaya çalışıyor.

Siviller kara ve deniz yoluyla Myanmar'dan Bangladeş'e geçmeye gayret ediyor. BM, şu ana kadar 123 binden fazla Arakanlı Müslüman'ın Bangladeş'e geçtiğini bildiriyor ancak on binlercesinin sınır bölgesindeki bekleyişi de sürüyor.

Myanmar hükümetinin uluslararası kuruluşlara bölgeye giriş izni vermemesi nedeniyle ölü sayısı saptanamıyor. Arakanlı sivil toplum kuruluşları hayatını kaybeden sivillerin sayısının bini aştığını bildirirken, bazıları da bu sayının binlerce olduğunu iddia ediyor. 

İsrail Myanmar'a silah satışına devam ediyor

İsrail Savunma Bakanlığı, Arakanlı Müslümanlara yönelik ihlallerini sürdürmeye devam eden Myanmar yönetimine silah satışını durdurmayı reddediyor.

İsrail'in Haaretz gazetesinde John Brown imzasıyla yayımlanan makalede, "Bilindiği üzere Myanmar hükümeti suç işlemeye devam etmesine rağmen İsrail, oradaki rejime silah satışında ısrar ediyor." ifadelerine yer verildi.

"İSRAİL, SİLAH SATMAYA DEVAM EDİYOR"

Brown, "Şiddetin artmasına rağmen İsrail, Myanmar'a silah satmaya devam ediyor" başlıklı makalesinde, Myanmarlı General Min Aung Hlaing'in Eylül 2015'te İsrailli silah üreticileriyle görüşmek üzere İsrail'e "alışveriş gezisi" düzenlediğini belirtti.

Myanmarlı General Hlaing’in bu ziyaretinde İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin ve İsrail Genelkurmay Başkanı ile görüştüğünü belirten Brown makalesinde, İsrail Savunma Bakanlığı Uluslararası Savunma İşbirliği Dairesi Başkanı Michel Ben-Baruch'un da 2015'te Myanmar'ı ziyaret ettiğini yazdı.

MAHKEME EYLÜL SONUNDA DEĞERLENDİRECEK

Brown, İsrailli insan hakları aktivistlerinin Myanmar'a silah satışına ilişkin İsrail Yüksek Mahkemesi’ne başvuruda bulunduğunu ifade ederek, mahkemenin başvuruyu eylül sonunda değerlendirmeye alacağına dikkati çekti.

İsrail Savunma Bakanlığı’nın mart ayında yayımladığı ön savunmada, mahkemenin durumla alakasının olamayacağını, meselenin "açıkça diplomatik" bir konu olduğunu ileri sürdüğünü kaydeden Brown, İsrailli milletvekili Tamar Zandberg'in 5 Haziran’da İsrail parlamentosundaki (Knesset) oturumdaa Savunma Bakanı Avigdor Liberman'a Myanmar'a silah satışına ilişkin bir soru yönelttiğini ve Liberman'ın "Knesset’in konuyla ilgili ayrıntıların konuşulacağı uygun yer olmadığı" karşılığı verdiğini de hatırlattı.

"ABD VE AVRUPA, MYANMAR'A SİLAH SATIŞINI YASAKLADI"

Savunma Bakanı Liberman'ın, "İsrail bütün aydınlanmış dünyaya, yani Batılı devletlere ve başta en büyük silah ihracatçısı olan ABD’ye bağlı. Biz kendimizi onlara bağlı görüyoruz ve aynı politikayı sürdürüyoruz." şeklinde ifadelerini de makalesine taşıyan Brown, ABD ve Avrupa Birliği'nin Myanmar'a silah satışını yasakladığına vurgu yaptı.

Myanmar ordusunun silahlı militanlarla mücadele gerekçesiyle Arakan eyaletinde devam eden saldırılarında 25 Ağustos'tan bu yana çok sayıda Arakanlı Müslüman hayatını kaybetti. Saldırılarda hedef alınan 60'tan fazla köyün onlarcası yakılırken, on binlerce Arakanlı Müslüman da can güvenliği nedeniyle bölgeden kaçmaya çalışıyor.

"ONBİNLERCE MÜSLÜMAN SINIRDA BEKLİYOR"

Siviller kara ve deniz yoluyla Myanmar'dan Bangladeş'e geçmeye gayret ediyor, on binlercesinin sınır bölgesindeki bekleyişi de sürüyor.

Myanmar hükümetinin uluslararası kuruluşlara bölgeye giriş izni vermemesi nedeniyle ölü sayısı ise saptanamıyor. Arakanlı sivil toplum kuruluşları hayatını kaybeden sivillerin sayısının bini aştığını bildirirken, bazıları rakamın binlerce olduğunu iddia ediyor.

Myanmar yönetimi, göç yoluna düşen ya da evsiz kalan Arakanlı Müslümanlara insani yardım ulaştırılmasına da izin vermiyor.

Myanmar cesetleri yakıyor son durum fena

ARAKAN'dan gelen son dakika haberleri yürek sızlatan türden oldu. Myanmar ordusu cesetleri yakarak delilleri yok etmeye başladı. Myanmar'ın (Burma) Lideri Nobel Barış Ödülü sahibi olan Aung San Suu Kyi ise herkesin hedefine oturdu.

Dünya basını da artık Myanmar'da yaşananlara soykırım diyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Bölgenin stratejik önemi nedeniyle Myanmar devletini yanlarına almak isteyen güçlerin hiçbiri bu insanlık suçunu durdurmak için caydırıcı adımlar atmıyor. Orada bir soykırım var" sözlerinin ardından dünya basınında "Müslümanlara karşı yapılan zulmün soykırım olup olmadığı" tartışılmaya başlandı.
İngiliz Guardian gazetesi, "Bu bir soykırım: Etnik temizlikle karşı karşıya kalan binlerce Arakanlı, Myanmar'dan kaçıyor" başlıklı geniş haberinde, bölge uzmanlarının ve evlerini terk etmek zorunda kalanların ifadelerine yer verdi. "Yanan ve yağmalanan evlerinden kaçanlar, Myanmar ordusu ile Budist milliyetçilerin hedef gözetmeden sivilleri öldürdüklerini anlatıyor" denilen haberde, Bangladeş'te bulunan Chittagong Üniversitesi'nden uluslararası ilişkiler profesörü Ashraful Azad'ın "Myanmar hükümeti Arakanlılar'a etnik temizlik uyguluyor. Bu bir soykırımdır" sözlerine yer verildi.

ÇOCUKLARI AİLELERDEN ALIYORLAR

Guardian'daki haberde öne çıkan diğer detaylar ise şöyle: "Myanmar ve Arakan aslında etnik şiddete yabancı değil. Geçen ekimde de 87 bin Müslüman Bangladeş'e kaçmıştı. Keza 2012, 2015 ve 2016'da da kaçışlar yaşandı. Ancak şu an yaşananlar çok daha farklı ve büyük. Evlerini terk edenlerin büyük kısmı yaşlılar, kadınlar veya çocuklar. Bunun nedeni ise Myanmar ordusunun savaşacak yaşta olan erkeklerin hepsini öldürmesi. Hatta çocukları da ailelerinden alıp bir kenara atıyorlar.

'BEBEĞİMİ ÖLDÜRDÜLER'

5 günlük yolculuğun ardından Bangladeş sınırına ulaşan Muhammed isimli bir Arakanlı yaşadıklarını, 'Myanmar sınır polisi 2 yaşındaki oğlumu öldürdü' sözleriyle anlatıyor. Bangladeş Sınır Güvenliği'nden ismini vermeyen bir polis de, 'Myanmar ordusu silahlı direnişle karşılaşacağı köyleri hedef almıyor. Sadece sivillerin yaşadıkları köylerde katliam yapıyor' diyor.

CNN'E ZULMÜ ANLATTILAR

Myanmar'da soykırım uygulandığına dair bilgilere yer veren bir diğer uluslararası basın organı da ABD merkezli TV kanalı CNN oldu. CNN'in internet sitesinde "Orada soykırım yaşanıyor" başlığıyla verilen haberde, Bangladeş sınırına kaçmayı başaranlardan olan Muhammed Harun'un, "Evimizi, ahırımızı, tarlamızı, eşyalarımızı, yiyeceklerimizi, her şeyimizi yaktılar. Geri dönemeyiz. Hiçbir şeyimiz kalmadı. Orada bir soykırım yaşanıyor" sözlerine yer verildi.

DEMBA BA'NIN İSYANI...

Senegalli eski Beşiktaşlı futbolcu Demba Ba, Arakan'da yaşanan vahşet karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini belirtti. Demba Ba, hac ibadeti için gittiği Mekke'de, "Yeryüzünde 1 buçuk milyar Müslüman yaşıyor, harekete geçilmemesi durumunda tüm Müslümanlar bunun hesabını verecek. Herkes ne olup bittiğini görüyor fakat kimse harekete geçmiyor" diye konuştu. Yıldız futbolcu, Türkiye'nin krizin çözümü için gösterdiği çabalara da değinerek, "Hiçbir ülkenin Arakan için yapmadığını Türkiye yapıyor" dedi.

'DİRİ DİRİ YAKIYORLAR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dünya Myanmar'a kör ve sağır" sözlerini aktaran Asya merkezli birçok haber sitesinde, Bangkok merkezli insan hakları örgütü Fortify Rights'ın bölgeden geçtiği bilgilere göre Arakanlı Müslümanlar'a etnik temizlik uygulandığı kaydedildi. Fortify Rights örgütüne konuşan Sultan Ahmed, "İnsanların başını kestiler" dedi. Köyü yakılan 41 yaşındaki Abdul Rahman ise kardeşi dahil birçok kişinin diri diri yakıldığını aktardı. 

Myanmar hükümetine 'Arakan' şoku! Müslümanlara yapılan zulüm sonrası tüm siteleri hacklendi

Myanmar'da Arakanlı Müslümanlara yapılan insanlık dışı muamele ve zulüm nedeniyle Myanmar hükümetine siber savaş ilan eden Türk hacker grubu Ayyıldız Tim, 8 binden fazla kişisel bilgiyi ele geçirdi. 

Bakanlıklara ait 22 sitenin hacklenmesinin ardından Myanmar hükümeti resmi bir açıklama yaparak saldırılara karşı kriz masası oluşturulduğunu açıkladı.

87 bin Arakanlı Müslüman yurdundan oldu

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK) Bangladeş'teki Bölge Sözcüsü Vivian Tan, Arakan'da ordu ve Budist milliyetçilerin saldırılarının başladığı 25 Ağustos'tan bu yana 87 bin Arakanlı Müslümanın Bangladeş'e geçtiğini söyledi.

Bangladeş'e geçen Arakanlı Müslümanlardan bir kısmının Cox Bazar kentindeki kamplara gittiğine ve şu anda bu kampların kapasitesinin aşıldığına işaret eden Tan, Arakanlı Müslümanların bir bölümünün de köylerde ya da boş arazilerde barınacak yerler kurmaya çalıştığını kaydetti.

Bölgeye gelen Arakanlı Müslümanların solunum yolu hastalıkları, enfeksiyon ve yetersiz beslenme sorunları yaşadığına dikkati çeken Tan, "Bu insanlar, günlerdir yürüyor, birçoğu evlerini terk ettiğinden beri hiçbir şey yememiş." dedi.

Bu arada, Myanmar-Bangladeş sınırına yakın Cox Bazar'daki bir hastanede görevli doktor Şahin Abdurrahman Choudhury de onlarca Arakanlı Müslümanın hastanede tedavi altına aldığını, birçoğunun kemiklerinin kırık olduğunu ve vücutlarında kurşun yaraları bulunduğunu dile getirdi.

Choudhury, hastaneye yaralı halde gelen Arakanlı Müslümanların hepsinin, Myanmarlı askerlerin kendilerine rastgele ateş açtığını söylediğini paylaştı.

ARAKANLI MÜSLÜMANLARIN BANGLADEŞ'E GEÇİŞ MÜCADELESİ

Öte yandan, sosyal medyada yayınlanan yeni görüntülere yüzlerce Arakanlı Müslüman'ın, Myanmar-Bangladeş sınırındaki Naf Nehri üzerinden Bangladeş'e geçiş mücadelesi yansıdı.

Görüntülerde bir kişinin, "Bu insanlar nehri geçmek için hiçbir şey bulamıyor. Yine de nehre atlıyor. Nehre atlayıp ölüyor. Bu, bütün dünyanın önünde oluyor." ifadeleri yer alıyor.

Myanmar yönetimi, göç yoluna düşen ya da evsiz kalan Arakanlı Müslümanlara insani yardım ulaştırılmasına da izin vermiyor.

60'TAN FAZLA KÖY HARAP EDİLDİ

Myanmar ordusunun, silahlı militanlarla mücadele gerekçesiyle Arakan eyaletinde devam eden saldırılarında, 25 Ağustos'tan beri çok sayıda Arakanlı Müslüman sivil hayatını kaybetti. Saldırılarda 60'tan fazla köy hedef alınıp bu köylerden onlarcası yakıldı.

SINIRDA BEKLEYİŞ DEVAM EDİYOR

On binlerce Arakanlı Müslüman da can güvenliği sebebiyle bölgeden kaçmaya, kara ve deniz yoluyla Bangladeş'e geçmeye çabalıyor. On binlerce Arakanlı Müslüman'ın sınır bölgesindeki bekleyişi sürüyor.

Myanmar hükümetinin uluslararası kuruluşlara bölgeye giriş izni vermemesi nedeniyle ölü sayısı saptanamıyor. Arakanlı sivil toplum kuruluşları, hayatını kaybeden sivillerin sayısının bini aştığını bildiriyor. Bazı sivil toplum kuruluşları ise rakamın binlerce olduğunu iddia ediyor.

MYANMAR ARAKAN NEREDE? 

Myanmar, resmî adıyla Myanmar Birliği Cumhuriyeti ve ayrıca bilinen adlarıyla Burma ya da Birmanya, Güneydoğu Asya’da, Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında, Bangladeş, Çin, Hindistan, Laos ve Tayland arasında yer alan ülkedir. Myanmar, Çinhindi’nin kuzeybatısında yer alır. Komşuları kuzeybatıda Hindistan ve Bangladeş, kuzeydoğuda Çin, güneydoğuda Laos ve Tayland’dır. Ülkenin güneybatı kıyıları Bengal Körfezi ile çevrilidir.  Myanmar'ın 7 eyaletinden biri olan Arakan Bangladeş-Burma sınırının 50.000 kilometre karelik bir alanında bulunur. Nüfusu 4 milyondan fazladır fakat bölgenin nüfusu yaşananların ardından 1 buçuk milyona kadar gerilemiştir. 

2012 ARAKAN AYAKLANMALARI 

2012 Arakan Bölgesi ayaklanmaları, Myanmar’ın Rakhine eyaleti bölgesinin kuzeyinde Budist Rakhineler ve Müslüman Rohingyalar arasında meydana gelen şiddet olaylarıdır. Olaylar ilk başlarda Rohingyalılar ile Rakhineler arasında karşılıklı evlerin yakılması şeklinde başlamıştır. Şiddetin artması ile ilan edilen olağanüstü hal ile birlikte Müslümanlara uygulanan şiddet artmıştır. Sivil toplum kuruluşları Myanmar polis ve askerinin Müslümanların toplu tutuklanmasına ve şiddetin artmasına sebep olmakla suçlamaktadır.

MYANMAR’DA İSLAMİYET 

Çoğunluğu Budist olan Myanmar'da resmî makamlar, Müslümanların nüfusun % 4'ünü oluşturduğunu iddia etmektedirler. Ancak müslüman önderler bu oranın % 10 ile 14 aralığında olduğunu söylemektedirler. Müslümanların etnik köken dağılımı ise şöyledir: % 68 Hint, % 30 Myanmarlı, % 2 Çin asıllı. Müslümanların % 41'i Arakan bölgesinde geri kalanı ise ülkenin diğer bölgelerinde yaşamaktadırlar. Büyük çoğunluğu Hanefi mezhebindendir. Hint asıllı Müslümanlar çoğunlukla başkent ve çevresinde yaşarken Bengal, Urdu ve Burma dillerinin karışımı bir dili konuşan Rohingyalar Arakan bölgesinde yaşamaktadırlar. Diğer Müslümanlara göre daha fakir olan Rohingyalar savaş, sürgün ve baskılara mâruz kalmışlardır. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Arakan'da Müslüman devleti kurma faaliyetleri silahlı çatışmalara ve hükümetin askerî operasyonlar yapmasına neden oldu. Binlerce Müslüman yurtlarından çıkarıldı ve camileri, okulları, evleri zarar gördü. Bunlardan geriye dönenleri Myanmar hükümeti ülkeye kaçak yollardan giren yabancılar olarak kabul etti.  

BM'den Myanmar'a 'yardımlara izin ver' çağrısı  

Dujarric, basın brifinginde yaptığı açıklamada, Arakan'dan Bangladeş'e kaçan 370 binden fazla Rohingyanın (Arakanlı Müslüman) derme çatma barınaklarda yaşamaya çalıştığını, Bangladeş hükümetinin sığınmacılara kamp kurulması için BM'den yardım istediğini belirtti.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliğine ait (UNHRC) yardım uçağı ile Birleşik Arap Emirliklerinin yardım uçağının 25 bin kişilik yardım malzemeleri ile Bangladeş'in Cox's Bazar kentine ulaştığını kaydeden Dujarric, 120 bin kişiye yardım ulaştıracak diğer seferlerin de hazırlanmakta olduğunu ifade etti. Dünya Gıda Programının da bölgeye 130 bin kişilik gıda yardımı ulaştırdığını dile getiren Dujarric, sınırın Myanmar tarafında ise yardım faaliyetlerinin yürütülemediğini kaydetti. -

"Yardımlara izin verin"

"BM ve ilgili uluslararası yardım kuruluşlarının Arakan'ın kuzeyindeki faaliyetlerinin büyük kısmı ya askıya alındı ya da ciddi biçimde kesintiye uğratıldı." diyen Dujarric, şunları kaydetti:

"BM ve diğer kuruluşlar insani yardım ihtiyacı olan bölgelere ulaşmak için Myanmar hükümetine destek önerisinde bulunuyor. İnsani yardımlara mümkün olan en kısa sürede tekrar başlayabilmek için yetkililerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz." Dujarric, Arakan'ın Rathedaung bölgesinden gelen şiddet olayları, yangın ve on binlerce insanın yerlerinden edildiği haberleri nedeniyle endişeli olduklarını söyledi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in de etnik temizlik riski endişesini daha önce dile getirdiğini anlatan Dujarric, bölgeden gelen fotoğrafların "yürek parçalayıcı" olduğunu ve uluslararası kamuoyunun Rohingyalara daha fazla destek vermesi gerektiğini belirtti.

İstanbul'da bir yolcu otobüsünde şoförün yolculara bıçak çektiği anları gösteren video sosyal medyad

İETT otobüsünde dehşet anları: Şoför yolculara bıçak çekti

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Yararlı diye sık tüketilen 7 besine dikkat!

Tarihe damga vuran fotoğraflar