Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:50
Akşam | Yazarlar

Djokovic destanı

30 Ocak 2012 Pazartesi 02:00

Geri dönüş dersi vermeye çalışan Nadal, pazar 20.00'de başlayıp, pazartesi 02.00'de biten maçın ardından 'Herkese günaydın' dedi
Genel istatistiklere göre bariz üstünlüğü olmasına rağmen Novak Djokovic'e karşı oynadığı 6 büyük turnuva finalinden galibiyet çıkaramayan Rafael Nadal; geçen yıl bu korttan şampiyonluk çıkaran ve üstüne de 2 Grand Slam daha kazanan Novak Djokovic...
PerŞembe günü Federer'i yarı finalde mağlup eden ve bu maçta dizi sakatlanan Nadal; cuma günü Murray ile yarı finalde 5 saate yakın maç yapan ve polen alerjisinden, sol bacak arka adalesindeki çekmeden muzdarip yorgun Djokovıc... 2009 şampiyonluğunu saymazsak yılın bu ilk büyük turnuvasında bir türlü başarılı olamayan 2008'den beri 1 no koltuğu göremeyen Nadal...
İşte dünkü final öncesindeki gerçekler bunlardı.

SAVAŞMAMAYI BIRAKMA

5 saat 53 dakika sürdü. Avustralya Açık tarihinin en uzun maçı. İki büyük savaşçıyı tribünlerde 15 bin, ekran başında milyonlar ayakta alkışladı. Maçı yazmak işin en kolay tarafı. Herhangi bir olayı 6 saat oturup seyretmenin zorluğunu düşünürseniz, insanüstü bir güçle, müthiş bir performansla kortta savaşan iki genç sporcunun aslında neler yaşadığını daha iyi anlarsınız.
Bu destansı mücadeleyi Rafael Nadal'ı 5-7, 6-4, 6-2, 6-7, 7-5 setlerle 3-2 yenen Novak Djokovic kazandı. Maçın geneline bakıldığında ilk oyunlardan itibaren momentumu yükseltip oyunun kontrolunu hep elinde tutan Sırp sporcuydu. Daha önce 6 kez yendiği Nadal karşısında herhalde kariyerinin en unutamayacağı maçı bu olacaktır. Rafa'nın bu defa korttan zaferle çıkabilmesinin bir tek yolu vardı o da çok daha agresif oynamak. Fakat Sırp sporcunun oyun zekası, hırsı ve fizik gücü ile baş etmesi çok zordu. Maçta neler olduğunu yazmayalım çünkü her anı hayranlık uyandırıcıydı, yerimiz yetmez.
Fakat burada tüm genç tenisçilere örnek işler vardı. Maçın 4.setinde tie-break 5-3 geriden Nadal dönüp seti aldı. Bu sırada setlerde 2-1 gerideydi ve Novak için maç bitiyordu artık. Final setinin sonlarına doğru yine Rafa izlenir ve bu defa zafere gidiyor derken 4-2 geriden dönen Nole; 5-5 durumda rakibin servisini kıran ve sonrasında maçı alıp götüren Nole. İki kahraman bize dedi ki 'Her maç her yerden döner yeter ki savaşmayı bırakma.'
Ve maçın sonunda Nole bir şey daha söyledi 'Rafa ile tarihe geçen bir maç yaptık, böyle bir maçın iki galibi olmalıydı.' Keşke...

Tarihi Maraton
Djokovic-Nadal maçı Grand Slam tarihinin en uzun final karşılaşması olarak tarihe geçti. Eski rekor 1988'deki Amerika Açık finalinde 4 saat 54 dakika ile Ivan Lendl-Mats Wilander karşılaşmasında kırılmıştı. Bu final Avustralya Açık'ın en uzun mücadelesi olarak tarih sayfalarındaki yerini aldı.
 

Akşam
 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'