Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:50
Akşam | Yazarlar

Demokrasi Mısır'a uğrayacak mı?

14 Şubat 2012 Salı 02:00

Tahrir'de ön sıralarda yer alanlar Mısır'daki seçimlerde bozguna uğradı. Ülkede iktidara en yakın kesim ise Müslüman Kardeşler. Mısır demokrasisinin karşılaşacağı en büyük tehlike ise ekonomik kriz olacak

Yunanistan'da Parlamento'da kısmi anlaşma  gerçekleşti, ama Yunan toplumu da Atina'yı ateşe verdi ve atılması gereken çok önemli diğer adımlar da bekleniyor. Bu arada  Ortadoğu, özellikle Mısır ve İran mikroskobun altına girmeye başladı. Bugün Mısır'a bakacağız.
Tahrir Meydanı'nda 25 Ocak 2011'de başlayan başkaldırının birinci yıldönümünde Mısır'ın ilk defa halkın özgür idaresi ile seçilmiş bir parlamentosu oluştu. Parlamentoya üç bölümde seçilen 508 milletvekilinin siyasal eğilimleri şöyle oluşuyor: Özgürlük ve Adalet Partisi (Müslüman Kardeşler) 235 (% 47,2); Al-Nour (Selefi) 123 (% 24,7); Al-Wafd 38 (% 7,6); Mısır İttifakı 34 (% 6,8); diğer partiler 78.  Bu durumda dikkati çeken İslami partilerin toplam 358 milletvekili ile parlamentonun % 71,9'unu oluşturmaları. Liberal ve solcu partiler tam bir yenilgiye uğrarken, başkaldırının öncülüğünü yapan devrimcilerin 'Devrim Devam Edecek' Partisi 7 milletvekili ile parlamentoda temsil edilmekte.
İslami olmakla beraber, Batı demokratik anlayışına daha yakın olan Müslüman Kardeşler ile, ödünsüz şeriat taraftarı Selefi'lerin bir araya gelerek koalisyon kurmaları imkansız görülmekte. Müslüman Kardeşler ise 84 yıl süren bir mücadeleden sonra iktidara çok yaklaşmış durumdalar. Bu başarının sırrı nerede diye soranlara verilecek cevap çok basit. Gerek Müslüman Kardeşler, gerekse Selefiler yıllardır halkla yakın temas halindeler. Çaresiz kalanların yardımına koşarak, onların sorunlarını çözmeye çalışarak yığınların gönlünü almış durumdalar. Mısır halkının, 60 yıl süren seküler diktatörlüğe rağmen dinine bağlı ve muhafazakar özelliklerini koruduklarını da unutmamak gerekir.
Devrimci gençliğin önayak olduğu topluluklar Yüksek Askeri Konseyin yönetimi bir an önce sivillere devretnesini talep etmekte. Müslüman Kardeşler'in ordu ile anlaşma yolunda olduğu konusunda söylentiler artıyor.
60 yıldır iktidarda olan Mısır ordusunun elindeki gücü bırakmak istemeyeceği bir gerçek. 1 Şubat Çarşamba günü Port Said'de yapılan futbol maçında çıkan kargaşada 74 kişinin ölmesi ve binden fazla kişinin yaralanmasının Yüksek Askeri Konseyin Tahrir devrimcilerinden intikam alması olarak yorumlayanlar giderek artmakta.

En büyük tehlike ekonomik kriz
MISIR demokrasisinin karşılaştığı en büyük tehlikelerden bir tanesi önümüzdeki birkaç ay içerisinde açıkça ortaya çıkacak olan ekonomik kriz. Son bir yılda Mısır'ın döviz rezervleri 36 milyar dolardan 10 milyar dolara inmiş durumda. Devlet harcamalarının beşte birini oluşturan enerji subvansiyonu ciddi bir sorun. Turist gelirleri de azalmakta. Müslüman Kardeşler iktidara geldiklerinde karşılaşacakları en büyük sorun  da ekonomi olacak. Mubarek devrildikten sonra, Mısır hükümeti IMF ile 3,1 milyar dolarlık bir kredinin öngörüldüğü görüşmelerden çekilmişti. Ayrıca ABD'nin her yıl orduya verdiği 1,3 milyar yardımın da kesilmesi söz konusu olabilecek. İran ve Suudi Arabistan dışında Mısır gibi petrol zengini olmayan bir ülkede İslami bir partinin iktidara gelmesi ilginç bir tecrübe olacak.

 

Akşam
 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'