İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

Reklamı Kapat

Yunanistan'ın en popüler polisiye yazarı İstanbullu Markaris

Petros Markaris, 'Büyük Ortak' adlı macerasıyla bir kez daha karşımızda. Kendisi yalnızca bir polisiye yazarı değil, aynı zamanda ünlü yönetmen Theo Angelopoulos'un filmlerinin senaristi ve dahası bir İstanbullu...

EYÜP TATLIPINAR
etatlipinar@gmail.com

Atina emniyetinin yıllanmış komiseri Kostas Haritos, kızı hukuk doktorasını tamamladığı için çok mutludur. Fakat elbette her kahraman komiser gibi keyfinin kaçması uzun sürmeyecek, kendisini esrarlı bir denklemin içinde bulacaktır. Üstelik bu kez kızı da denklemin bilinmeyenleri arasında kaybolmuştur. Kızının, sevgilisiyle birlikte tatil yapmak için bindiği gemi Girit yakınlarında kaçırılınca kendisi de soluğu Girit'te alır. Olayın failleri, eylemin karakteri konusunda komplo teorileri ortalıkta cirit atarken Atina'dan bir reklam yıldızının öldürüldüğü haberi gelir. Haritos'un Girit'te kalmasını istemeyen üstleri onu cinayeti aydınlatması için görevlendirir. Haritos'un başında artık bir değil iki dert vardır...
Daha önce 'Alan Savunması', 'Che İntihar Etti', 'Balkan Blues', 'Eskiden, Çok Eskiden' gibi komiser Haritos polisiyelerini okuma fırsatı bulduğumuz Petros Markaris, Turkuvaz Yayınları'ndan çıkan kitabı 'Büyük Ortak'la bir kez daha karşımızda. Markaris'in diğer polisiyeleri gibi 'Büyük Ortak' da sadece gizem üzerine kurulu bir hikaye anlatmıyor; reklam dünyasından yabancı düşmanlığına, homofobiden medyaya kadar Yunanistan'ın toplumsal ve politik yapısını, demokrasisindeki problemli yanları sorguluyor. Kitabın sayfalarını çevirirken olayların akışına, insanların davranışlarına bakıp, 'Bu Yunanistan da Türkiye'ye amma çok benziyormuş' demeniz neredeyse kaçınılmaz.

ANGELOPOULOS'LA  'FİKİR ATIŞMASI'
Markaris sadece popüler polisiyelerin yazarı değil, aynı zamanda bir senarist. Yunanistan'ın sinemaya kazandırdığı ünlü yönetmen Theo Angelopoulos'un 'Leyleğin Geciken Adımı', 'Ulyss'in Bakışı' gibi filmlerinin senaryolarını yazmış. Kendisine Angelopoulos'la tanışma hikayesini sorduğumuzda, sekiz senaryo etrafında gelişen 40 yıllık dostluklarından bahsediyor. Markaris, üniversite için 18 yaşında Viyana'ya gitmiş; babası onu ticaret okuması için göndermiş ama o kendisini bir tiyatrodan diğerine giderken bulmuş ve 20 yaşında oyun yazmaya başlamış. 1971'de bir oyun vesilesiyle tanıştığı Angelopoulos ondan senaryo yazmasını istediğinde bugün hala süren dostluğun temeli de atılmış. 'Onunla çalışmak benim için büyük zevk' diyen Markaris, bir söyleşisinde ünlü yönetmene senaryo yazarken zaman zaman onunla 'fikir atışmasına' giriştiklerini söylüyor. Senarist yönetmene fikrini beğenmediğini, yönetmen senariste sinemadan anlamadığını söyleyerek işe başlarken zamanla senaryo şekilleniyor.
Senaryosunu yazdığı televizyon dizisi 'Bir Cinayetin Anatomisi' Yunanistan'da üç yıl boyunca büyük ilgi görünce Markaris kendisini polisiyeler dünyasına girmiş bulur. Kitaplarının başkarakteri komiser Haritos'un Akdeniz ülkelerindeki ortak polisiye kültürünün bir ürünü olduğunu söylüyor. Komiser Haritos'un ilginç bir yanı, yazarı tanıyan herkesin onu Markaris'e benzetmesi. Yazar ise bu durumun yalnızca Haritos için değil, dedektifin ailesi için de geçerli olduğunu söylüyor; 'Haritos tipik bir Yunanlı küçük burjuvadır. Bana tıpa tıp benzer tarafı Atina ve Yunanlılar hakkındaki eleştirel yorumlarıdır. Zamanla eşi Adriani domates - biber dolması yapmaktan başlayarak giderek anneme çok benzedi. Kızı Katerina ise kızıma epey yakın.'

Vatanım İstanbul'dur
Markaris'in bizim için asıl dikkat çekici yanı Türkiye'yle ilişkilerini hala sıkı biçimde sürdüren bir İstanbullu olması. 1937'de Heybeliada'da doğmuş Markaris. İstanbul'dan 18'inde ayrılıp üniversite okumak için önce Viyana'ya, ardından yaşayacak bir yer seçme zamanı geldiğinde 1967'de Atina'ya gitmiş. Bu seçimin nedenini 'Yazar olmaya karar verdiğimde Yunanca yazmak istemiştim. Yazdığım dilin konuşulduğu yere gitmek istedim, Almanca yazsaydım Almanya'da, Türkçe yazsaydım Türkiye'de kalırdım' sözleriyle açıklıyor. Yine de 'Nerelisiniz?' sorusuna 'Benim vatanım İstanbul'dur' cevabını vermekten geri durmuyor.
Her fırsatta geldiği İstanbul'u 'Eskiden, Çok Eskiden' polisiyesi için mekan seçmesi; önemli şairlerimizden Murathan Mungan'ı Yunanca'ya çevirmesi; Avrupa Kültür Başkenti seçildiğinde, Almanya'nın önemli dergilerinden Der Spiegel'e İstanbul'a güzellemeyle dolu geniş bir makale yazması Markaris'in burayla sürdürdüğü sıkı ilişkinin birkaç işareti. Son yıllarda okumaya eskisi kadar vakit ayıramasa da, Türkiye'den iki yakın arkadaşı Esmahan Akyol ve Celil Oker'in polisiyelerinin takipçisiymiş.
 

ABD'de trafik suçundan yargılanan bir kişi mahkeme salonunda kokain torbasını düşürdü.

Zanlı mahkeme salonunda kokain düşürdü

Sınırsız konfora sahip dünyanın en pahalı yastığının özellikleri

Selçuk İnan Fenerbahçe derbisi sonrası kapıyı tekmeledi

Ekonomide yeni dönem başlıyor

En Çok Okunanlar