İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3.7894
  • 4.6316
  • 162.58
  • 114.401
SON DAKİKA HABERLERİ
Tümü
Reklamı Kapat

Tasarımcı değil, moda editörüyüm

AYSUN YILDIZ GÜNGÖR

aysun.yildiz@aksam.com.tr

Moda Editörü olarak tanıdığımız Mert Aslan, bir koltukta birden fazla karpuz taşıyanlardan. Son dönemlerde de ADL Night Zoom Mert Aslan koleksiyonuyla oldukça ön planda. Tasarımcı olmadığının özellikle altını çizen Aslan’la bir araya geldik hem ADL Night Zoom Mert Aslan iş birliğini hem de Türk kadınlarının giyimini konuştuk. 

Öncelikle ADL Night Zoom Mert Aslan koleksiyonun hayırlı olsun… 

Teşekkür ederim, çok içime sinen bir koleksiyon oldu. Amacım trendlerin gerisinde kalmadan bir yandan da zamansız şeyler yaratmaktı. Çünkü ilk koleksiyonla birlikte zamansız stil diye altını doldurmaya çalıştığımız bir şey var. Diğer taraftan moda editörü olmanın verdiği o hisle kadınların gardırobunda ne görmek istediğini ya da özel bir akşam da ne giymek istediğini artık çok iyi biliyorum. Dolayısıyla tasarım koleksiyonu değil de birazcık kadınların ihtiyaçlarına cevap veren koleksiyon olması bizim için önemliydi. 

Koleksiyonda 70’ler esintisi vardı…

Evet, moda da en sevdiğim dönem 70’lerdir. İlk koleksiyondan bu yana hiç değişmeyen bir şey var; altıncı koleksiyonu yaptık ve bütün koleksiyonluklarımda 70’lerin etkisi vardır. Bundan sonra da olacak, sezon trendlerini de içine illaki harmanlıyoruz. Ama bu sefer; ilk defa daha kendi içinde, biraz daha eğlenceli, koleksiyon hissini bütünlük olarak veren bir şeyler yapmak istedik. O yüzden bir çıkış noktası olsun dedik ve o çıkış 70’ler sonu, 80’ler başı disko dönemi oldu... Çıkışım zamansız tasarımlar Yves St Laurent ve Halston’da bunu sıkça görüyorum. O hissi, o dokuları, o kulpları koleksiyonda biz de hissettirdik. Zaten bununla ilgili geri dönüşlerde aldık. Bundan rahatsız olmuyorum aksine hoşuma gidiyor yapmak istediğimi yapabildiğim için sonuçta ben tasarımcı değilim, yeni bir şey tasarladım diye çıkmıyorum ortaya…

Neden tasarımcı değilsin?

Çünkü benim için tasarımcı olmak; özgün bir şey yaratmak… O noktada tasarımcı değilim ama kumaş seçiminden, modellerin yaratılmasına kadar her şeyin içinde tek tek varım. Moda koleksiyonu hazırlayanları ayrı bir kenara koyuyorum. Fakat marka ve tasarımcı iş birliği yapanlarla kıyaslandığında evet, o noktada ortada adı geçen pek çok kişiden daha içindeyim konunun… Çünkü ben stilimden dolayı ya da ünümden dolayı seçilmiş biri değilim. Moda editörüyüm ve 12 yıllık meslek hayatımda giydirdiğim kadınlardan gelen başarımdan dolayı seçilmiş biriyim. Zaten onun gururunu yaşıyorum ve o benim üzerimde çok büyük bir sorumluluk. O sorumluğun karşılığını vermek için tabii ki çok çalışıyoruz…

Koleksiyonları nasıl bir ekiple çıkartıyorsun?

Night Zoom Mert Aslan koleksiyonu sadece Mert Aslan’ın yarattığı bir koleksiyon değil. Başta Esin Top olmak üzere çok büyük bir tasarım ekibi var. Ben o tasarım ekibinin artistik direktörüyüm. Biz hep birlikte bir koleksiyon yaratıyoruz fakat benim adımı taşıyor. 

Ne kadar sürede çıkarttınız koleksiyonu? 

Şöyle söyleyeyim; son koleksiyon lansmanını yaptık, ertesi gün gelecek yeni koleksiyon hazırlıklarına başladık… Benim önceden hazırlamış olduğum dosyam oluyor, bütün ilhamlarımın olduğu ve onun üzerinden koleksiyonun ana hatları zaten çıkmış oluyor… Koleksiyonda ben olmayan hiçbir şey yok. İnsanlar belki de bu yüzden Night Zoom Mert Aslan’ı kendine yakın hissediyor. Benim en büyük amacım kadınların gardıroplarında gördüğü Mert Aslan ürünlerini her sene giyebilmeleri… 

Kumaş ne kadar önemli?

En önemli şey... Bizim parçalarımız Night Zoom dolayısıyla en kaliteli kumaşları kullanıyoruz. Trikolarda da pek çok hazır giyim markasında göremeyeceğiniz kaşmirler kullanıyoruz. Ayrıca yine özel bir kumaş olan ipeği; gömlek ve elbiselerimizde kullandık. 

JEAN’LER VAZGEÇİLMEZİM

Moda editörü, styling hangisinde kendinizi buluyorsun?

Çalışmayı bıraktığım son güne kadar her zaman moda editörü olarak anılacağım. Çünkü Türkiye’de dergicilik bitiyor diye konuşulduğu dönemde ben işe başladım. Bütün imkânsızlıklara rağmen elbette ki bağlı olduğum yayın grubunun desteğiyle Harper’s Bazaar’da Mert Aslan oldum ve hala o kuruma vefamı ödüyorum. Çünkü bugün ben olmamda onların katkısı büyük. Dolayısıyla canla başla çalışıyorum.

Tarzını nasıl özetlersin?

Stiliyle ilgili şairane konuşan insanlara bayılıyorum, mesleğim olduğu halde konuşamıyorum. Benim içinde var olmayı sevdiğim stil Jean pantolon, yazın beyaz tişört, kışın gri ya da siyah kaşmirler ve her mevsim fularlarım. Bir de özel davetlerde olmak istediğim bir stil var; etnik eklektik diyelim çünkü desen ve takıyı çok seviyorum. Özellikle 30 yaşımdan sonra mücevhere olan tutkum çok arttı. Aslında en doğrusu hiçbir şeyin esiri olmuyorum. Vücudumu çok iyi biliyorum, neyi nasıl kapatmam gerektiğini çok iyi biliyorum. Dolayısıyla stilimi bu oluşturuyor. Kısacası özel zamanlarda etnik eklektik, günlükte spor şık lafından nefret ediyorum sade diyelim…

Moda giyiminin ne kadarını kapsıyor?

Moda hepimizin kontrolünden çıkmış, çok büyük bir endüstri. Moda dediğiniz şey tamamen cebinizdeki parayla alakalı. Gördüğünüz trend bir ürüne sahip olmanın yolu cebinizdeki paradan geçiyor. Moda bir araç, sizin tavrınızla şekilleniyor. Amacı da stildir. Eğer bir tavrınız varsa o sizi stile götürüyor, eğer bir tavrınız yoksa trend diye giyiyorsanız moda kurbanı oluyorsunuz. Mesela Demet Akalın’ın zevksiz ve görgüsüz olduğunu söylüyorlar. Ben hiç öyle görmüyorum; kadın sevdiği ve istediği şeyi giyiyor. En azından dürüst bir kadın ve ben bu dürüstlüğün arkasındayım. Ama parası ve imkânı olup da stil ikonuyum diye ortalarda dolaşanlara karşıyım.

Türk kadınlarının doğru giyindiğini düşünüyor musun?

Genelleme yapmayı sevmiyorum. Türk kadınına baktığında yaşadığı toprağın verdiği çok zengin ve binlerce yıllık bir kültürün üzerinde yaşıyoruz, dolasıyla dünyadaki pek çok ülkenin allayıp pullayıp bize sunduğunun dışında çok daha büyük bir kültürümüz var. Ancak Türk kadınından kastın gazetelerde dergilerde gördüğümüz kadınlarsa onlar hakkında söyleyeceğim tek tek birçok şey olabilir. İlham verici mi diye sorarsan yazlarımı Ayvalık’ta geçiriyorum, Cunda pazarında yabani ot satan kadının  birleştirdiği o desenler, ayağındaki çetiği ve çorabı bence çok ilham verici…

Genç yetenekler bir günlüğüne Turkcell yönetimine katıldı

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Diriliş Ertuğrul'da büyük kıyım! İki oyuncu veda ediyor

Kan ağlayan ağacın sırrı ne?

En Çok Okunanlar