Reklamı Kapat

Bir Fikrin mi Var? Öyleyse katıl bize

Bugüne kadar 17 bin fikrin yarıştığı ‘BirFİKRİNmivar?’ 360 ekranlarında başlıyor. Her sektörden girişimci ağırlayan yarışmanın sunucusu Vatan Şaşmaz ve jüri üyeleriyle bir araya geldik.

SİBEL ATEŞ YENGİN
sibel.ates@aksam.com.tr

MUCİTLERE KAPIMIZ AÇIK

Vatan Şaşmaz:
‘Bir Fikrin mi Var?’ı sizden dinleyelim mi?
Yurtdışındaki benzerlerini zevkle izlerdim. İçinde olmak istediğim keyifli bir projeydi. Yeni jüri üyeleri ve sponsorumuzla daha da güçlenen yeni ‘Bir Fikrin mi Var’ı hemen kabul ettim ve adapte oldum. Beni gerçekten heyecanlandıran bir iş oldu açıkçası. İyi çalışan ve kazandıran bir fikri olan herkese açık bir platform aslında burası. İcat çıkaran, ticari getirisi olan tüm buluşlara ve mucitlere kapımız açık. Türk ekonomisine katkıda bulunmasını ümit ettiğimiz global yatırımlara da açık sonsuz bir koridor aslında.

Televizyon işine başladığınız o ilk günlerden bugünlere gelebilmenizin, istikrarlı bir şekilde mesleğinizi sürdürmenizin ipuçları nedir?
Bundan yaklaşık 17 yıl önce o dönemin popüler kanalı Kanal 6 da ‘Erkekler Kulubü’ adlı programla başlayan televizyon serüvenim 2000’li yıllarda ATV’ye transfer olmamla ‘Sabah Keyfi’, ‘Özel Hat’ ve ‘Çocuklar Duymasın’ dizisiyle devam etti. Sonrasında çeşitli kanallar yarışma programları Darn it. Up already!! Coffee! Self time with GOD!!! Lets see what this beautiful day will bring!!, reklâmlar tanıtımlar derken bugünlere geldim. Benim için kilit formül; ara sıra en tepeye çıkıp bazen en aşağıya inmek ya da bir yukarı bir aşağı gibi bir kariyer grafiği sergilemek değil. Bence önemli olan orta seviyede olup hep var olmak. Sonuçta bu bir 100 metre koşusu değil, bir maraton.

Başarı hikâyenizin kilit noktası nedir?
 Şöyle örnek vereyim; çizgisini tam yarım yüzyıldır evet, tam tamına 50 yıldır hiç bozmayan ve halen bir televizyon ve bir radyo programı ve seslendirme yapan 90 yaşında duayen bir isim var; Halit Kıvanç.  Hâlâ çalışıyor. Örnek alıp takip ettiğim bir isim. Bilmem anlatabildim mi? 

Sunuculuk mu, oyunculuk mu diye sorsam...
Elbette sunuculuğu tercih ederim. Bizim yaptığımız işe ister sunuculuk ister moderatör deyin bazı temel kurallar öğretilse de tecrübe önemlidir. Ben de bunu çok seviyorum ama oyunculuğu da ihmal etmek diye bir durum söz konusu değil. Geçen sene çektiğimiz ‘Seninki Kaç Para?’ adlı filmde şeytana ruhunu satan Cemil karakteriyle  komedinin dışına çıkmıştım şimdi de sıra izleyici şaşırtmada yani ‘kötü adam’ rolünde...

HEYECAN VERİCİ BİR PLATFORM

Moda Tasarımcısı Arzu Kaprol:
‘Bir Fikrin mi Var?’ sizin için ne ifade ediyor?
Yaratıcılığın düzenli olarak ödüllendirildiği, fikir üretmenin, girişimci olmanın desteklendiği heyecan verici bir platform benim için. Gerçekten özel ve yaratıcı fikirler çıkıyor ama benim üzerinde durmak istediğim, sanırım tüm jüri üyeleri için de aynı değerde önemli olan konu; sadece fikir aşamasında kalmayacak, fikri gerçeğe dönüştürebilecek bir plan, yani bütünü tasarlayabilmek.

Bugüne kadar sizi etkileyen fikir neydi?
Çevreye katkı sağlayan çok yaratıcı fikirler gördüm daha önceki programlarda. Atık suların yeniden kullanılması ve bunu ekonomik yollarla kimyasal olmadan çözebilmek veya sosyal girişim projeleri gibi farkındalığımızı başka bir noktaya çekecek çok değerli projeler geliyor.

OTOBÜSTEN İNİP BMW’YE BİNMEK

Deulcom İnternational Kurucu Başkanı Baybars Altuntaş:
Başarı hikâyenizin sırrını anlatır mısınız?
Kişisel başarı hikâyem akademisyenlere araştırma konusu oldu ve ‘Altuntaş Prensibi’ olarak yurtdışında bilimsel makale olarak yayımlandı. ‘Altuntaş Prensibi’nin temel noktası şudur: Girişimcilik becerisi, atıl kapasiteyi ne kadar sermayeye ve sonrasında da ne kadar nakite çevirebildiğinizle doğru orantılı olarak değerlendirilmelidir. Bu yüzden ‘Otobüsten İndiim! BMW’ye Bindim! isimli kitabımı okumalarını öneririm. Boğaziçi Üniversitesi’ne otobüsle giderken, 12 ay sonra yurdun bahçesinde sıfır kilometre BMW’m ve şoförüm bekliyordu. Bunu nasıl mı gerçekleştirdim? Boğaziçi Üniversitesi’nin hafta sonları kullanılmayan atıl kapasitesini sermaye haline çevirerek. Bu yüzden network, finansmandan çok daha önemli bir sermayedir. 

Gençlere ideallerini gerçekleştirme yolunda nasıl bir yol haritası çizersiniz?
Öncelikle etraflarına alıcı gözle baksınlar ve çevrelerindeki insanların, kurumların, kuruluşların atıl kapasitesini iyi algılasınlar. Bu kapasiteyi kullanarak, sıfırdan ve ortaya hiç nakit sermaye koymadan nasıl bir iş modeli geliştirebileceklerine odaklansınlar. Sadece ve sadece altından kalkabilecekleri hesaplanabilir riskleri göğüslesinler. Satış aşamasına geçene kadar ve tüketici ürünü kabul edene kadar adımlarını çok dikkatli atsınlar. İş kurarken fazla para harcamak o işin çok iyi tutacağı anlamına gelmez. Akıllı girişimcinin hiç risk almadığını unutmasınlar.

FİKİR ÖZGÜN MÜ DEĞİL Mİ?

Rhead Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Onur Takmak:
Bugüne kadar sizi etkileyen fikir neydi?
İnsanların kendi hayatlarındaki sorunları çözmeye yönelik yenilikçi buluşlarına her zaman takdir ve saygıyla bakıyorum. Bir de medeni cesaret gösterip bunu başkalarıyla paylaşmak ve onların da hayat kalitelerini artırmak için programa katılan herkesi tek tek tebrik ediyorum. Elbette yarışmanın yapısı ve formatı içinde tüm fikirlere ticari destek vermek mümkün değil. Ticarileşme ve ölçeklenme imkânı olsa da olmasa da tüm özgün fikirleri etkileyici buluyorum. 

Her “Fikrim var” diyen başarılı olur mu?
Ben fikrin öncelikle özgün olup olmadığına bakıyorum. Sonra fikir ticarileşebilir mi, kâr sağlayan bir işletmeye dönüşebilir mi ve en son olarak da ölçeklenebilir mi diye bakıyorum. Ticari başarı için mutlaka net fayda sağlayan ve kârlı satılabilecek bir hizmet sunmak gerekiyor. Faaliyete başladıktan sonra da rekabetin olabildiğince geç oluşabileceği şekilde fikri mülkiyet haklarının güvenceye alınması önemli. Sosyal girişimler dediğimiz kâr amacı gütmeyen fikirler için de en temel kriterim sürdürülebilir olması.

ÜLKEMİZ İYİ BİR FİKRİ CENNETİ

‘Bir Fikrin mi Var?’ programının Yaratıcısı ve Yapımcısı Fuat Sami:
‘Bir fikrin mi Var?’ nasıl bir fırsat sunuyor?
Her sektörden fikirlere açık olduğu için mutlaka her girişimcinin çalması gereken bir kapı. KOSGEB ve Aktifbank’ın koordine ettiği 2 milyon TL’lik sermaye ödülünün yanı sıra Türkiye’nin en ünlü iş insanlarıyla tanışma ve hatta sektör liderleri şirketleriyle işbirliği yapma fırsatı bile yarışmamıza katılmaya değer. Üstelik ekrana çıkan her fikrin patentini ücretsiz alıyoruz ve yine her fikre sunum ve yatırım eğitimleri veriyoruz. Yarışmamız birçok kişiye ulaşıyor. Dolayısıyla yarışmada kazanamayan ama ekran aracılığıyla projelerini gören şirketlerle iş ortaklığı yapıp kazanan çok girişimcimiz oldu.  Yani bizde kaybeden yok.

Yarışmaya katılanlara bakıldığında Türk insanının girişimcilik, özgünlük konusunda nasıl bir noktada olduğunu söyleyebilirsiniz?
En başından beri programın içindeyim. Bugüne kadar tam 17.000 fikir başvuru yapmış ve bunların hepsini incelemişiz. Tüm bu fikirlere baktığımda ülkemizin geniş coğrafyası ve ihtiyaçları doğrultusunda çok geniş bir yelpazede fikirlerin doğduğunu gördüm. Yani aslında ülkemiz bir fikir cenneti ama girişimcilerin bunu çok iyi değerlendirmeleri lazım. Türkiye girişimcilik alanında son 10 yılda büyük bir ivme yakaladı.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yerel basında ister patron ister muhabir olun bütün bunlar ciddi fedakarlık gerektirir

Gündem ve haberleri Akşam Gazetesi yazarlarından takip edin (22 Mart 2017)

Dünyanın en mutlu ülkeleri belli oldu

Toplu mezarda 47 kafatası daha bulundu

En Çok Okunanlar

Reklamı Kapat