Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:27
06 Şubat 2012 Pazartesi - 
Akşam | ANA SAYFA MANŞET
Bana yeni 'yüz' verin çok iyi bakarım

Bana yeni 'yüz' verin çok iyi bakarım

Antalya'dan sonra 3 doktorun daha 'yüz nakli' için ruhsat alması hastaları umutlandırdı. Gazi Üniversitesi iki isim verdi. Nakil için bağış bekleyen Dilek Sürgün, 'Bağışlayanın yüzünü en iyi şekilde yaşatırım' dedi

Ebru TOKTAR ÇEKİÇ
AKŞAM dün Antalya'daki ilk yüz nakli sonrası üç hastanenin daha ruhsat aldığını duyurmuştu. GATA'dan Prof. Selçuk Işık, Doç. Mustafa Kürklü, Hacettepe'den Doç. Serdar Nasır, Gazi'den Doç. Dr. Selahattin Özmen mucize operasyonları gerçekleştirecek isimler...
O DA 1971 DOĞUMLU
Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat alan Gazi Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi öğretim üyesi Doç. Dr. Dr. Özmen, Türkiye'nin ilk naklini yapan Prof. Dr. Ömer Özkan gibi 1971 (Kızıltepe) doğumlu. Genç yaşta önemli görevler üstlenen Özmen, üniversitede 'tam gün' çalışıyor. Bakanlığa nakil için 2 isim bildiren Özmen, hastaları Dilek Sürgün ve Hatice Nergis'i arayarak, 'Her an hazır olun. Donör çıkarsa ameliyat edileceksiniz' dedi. AKŞAM'a konuşan Özmen,  'Türkiye'de yapılamayacak ameliyat yok' görüşünde.
KULAK DA VAR
Özmen, yüz nakli yapılacak iki hastasını şöyle anlattı: Hatice Nergis 22 yaşında. Maraş'ta ateşli silah yaralanması sonucu yüzü parçalanmış. 50'ye yakın ameliyat olmuş. Bir gözü yok.  Ama göz ameliyatı için şu andaki bilgimiz dahilinde yapabildiğimiz bir şey değil. Ama inşallah bir gün olacak. Kapsamlı bir yüz nakli gerekiyor. İkinci hastam Dilek Sürgün 32 yaşında. Trafik kazası sonucu yüzüne ciddi anlamda mıcır sürtmesi sonucu büyük tahribat var. 60-65 civarında ameliyat olmuş. Sağ kulağı yok. Kulak da beraber nakledilecek. Temel olarak tüm yüz de olabilir en azından bu hastaya kaşların altından göz kapakları dahil bir nakil yapmamız gerekiyor. Önce hangisine doku uyarsa, rengi, yaşı kimin uygunsa ona önce nakil yapılacak.

UĞUR'U DUYUNCA ÇOK KISKANDIM
Nakil için sırada bekleyen Dilek Sürgün Muğla Milas'ta yaşıyor. Sürgün duygularını şöyle anlattı: '25 Temmuz 2004'te taksinin takla atması sonucu yüzüm mıcırlara sürttü. Bağışçı çıkarsa onun yüzünü taşıyabilecek miyim, bağışçının ailesiyle karşılaşınca ne yaparım diye çok düşündüm. Onun yüzünü çok güzel yaşatırım. Uğur Acar adlı hastaya yüz nakli yapıldığını duyunca bencillikle isyan ettim, 'o ben olabilirdim' dedim. Duygusallığım had safhaya ulaştı. Doktorum Selahattin Özmen'le konuştum. Allah bin kere razı olsun. Beni rahatlattı. 'Seninki de çıkacak' dedi. En başta ailem için çok iyi oldu. Onlar 'Önce başkalarında bakalım, sonra sen olursun' diyordu. Artık itiraz edemezler.Ben hazırım. Bağışçının yüzünü en güzel, en iyi şekilde yaşatırım.'



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER ANA SAYFA MANŞET HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'