Aksam.com.tr - 27.05.2012, 10:27
Akşam | Yazarlar

Avrupalı seri başı

15 Aralık 2011 Perşembe 02:00

Hem Avrupa'da tur atlama umudu hem de Metris tahliyeleri dün akşam İnönü'de adeta şampiyonluk maçı havası estirdi.
Rakip İngiliz olmuş ne gam. Fark etmez ama yedek kadroyla gelmişler, 2 metrelik futbol kulesi Crouch da İstanbul'da yok. Yan top korkusu olmayacaktı, baştan belliydi.
Tribünler kıpır kıpır; adeta derbi coşkusundaydı.
Konfetiler saatler önce dağıtılmış, Çarşı'nın üzerindeki 'Sizinleyiz' yazılı Adalı-Havutçu-Ahmet Ateş posterinin üzerine yuvanıza hoş geldiniz mesajı yerleştirilmiş.
Maça 15 dakika kala Alen şovla üçlü çeken tribünler, galibiyetten çok daha fazlasını istiyordu. Kimin Avrupalı olduğu hakkında söylenecek sözü, görülecek hesabı vardı.
Her şey üst tur için, hatta grup liderliği için hazırdı.
Kadrolara bakınca kalede Rüştü ve Holosko'nun ilk 11'de olması, Mustafa'nın yedek soyunması dikkat çekiciydi. Kalede tecrübe, ileride sürat tercih edilmişti.
Aslında ambiyans tam Quaresma'lıktı, sakatlığı kötü denk geldi. Şovu kaçırdı.

FUTBOLUN ADALETİ VAR MI?

Beşiktaş oyuna çok istekli ve hızlı başladı. İlk 45 dakika boyunca oyunun mutlak hakimiydi. O arada jeneriklik iki gol bile gelebilirdi. Ancak 16'da kontrataktan golü de yiyebilirdi. Nitekim talihsiz şekilde top siyah beyaz ağlarla buluştu.
Futbolun adaleti de şakası da yoktur, dakika 30'da Stoke lehine iki olmaması bir çeşit mucizeydi. İlk yarı boyunca maçın Beşiktaş'a döneceği görüntüsü vardı. Oyunun gidişinden gol kokusu geliyordu. 44'te beraberliğe çok yaklaşıldı, olmadı. İlk 45'te bol bol şut denemesi yapılması çok olumluydu.
Necip'le Veli her geçen gün daha da form tutuyor, hele Necip, Sergen'e özenip 'ağır yıldız' olmak yerine, biraz daha hızlı oynamayı öğrenirse Avrupa çapında oyuncu olabilir. Ernst ise müthiş futbolcu, fakat ondan oyun kurucu olmaz. Bu deneme çaresizlik göstergesi. Almedia ise ileride hep yalnız kalıyor. Dün sorun olmadı ama ilerisi için çare ister. Topu indirebilse bile yetişip, vuracak, sonuca götürecek bindirmeler az geliyor.

DEVRİM İÇİN ZİHNİYET DEĞİŞİMİ
İkinci yarı sahada ve tribünlerde mutlak inanç; kadroda değişiklikle başladı. Holosko'nun çıkarılması bence yanlıştı. Holosko hareketliydi de onu topla buluşturacak yaratıcı zeka neredeydi?
Mustafa, oyunda vasat olsa da nefis kafa golüyle, Edu da füzesiyle hocasına teşekkür etti.
Fernandes dün özellikle kaleye direkt ara paslarda müthişti. Maçın oyuncusu, sahanın yıldızıydı. Hakem maç boyunca 'fazlasıyla' iyiydi. İnisiyatifleri ev sahibi lehine kullandı, penaltı doğru, kırmızı kart ağırdı.
Dakika 75'ten sonrası özellikle tribünlerde tümüyle şölendi.
Dünkü güzel oyunla ve on ikinci adamın kesintisiz gücüyle, hakem nasıl olursa olsun kartal istediğini zaten alırdı. Ben skora aldanmam, güzel futbol her şeyin üzerindedir. Onu gol ve zaferle taçlandırırsan kadayıf üstü kaymak. Tebrikler Beşiktaş. Herhalde birileri dün Avrupalılık üzerine derin düşüncelere dalmıştır.
Beşiktaş, Stoke karşısında ilk maçta da yenilmesine karşın beğenilmişti. Yani iş as veya yedek kadroyla ilgili değil.
Avrupa'da özgüvenli, baskılı ve göze hoş gelen futbol oynamak çok zordur. Zihniyet devrimi ister. Kartal, geçen yıl onun temellerini atmıştı. Başkan Demirören, Viyana'da Vien maçından sonra, 'Seneye Avrupa'da final sürpriz olmaz' diyordu. O kadarı bu yıl mümkün mü bilinmez ama daha gidilecek çok yol olduğu kesin.

Son not: Başkan; Carlos Carvalhal'le  devam...

Akşam Gazetesi
 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'