




















Aşk hukuku ve kırmızı çarşaflar
Evliliği ne kontrol altında tutar? Başvurduğumuz kurum mu? 'Hayır' ve 'evet'lerimizin sahibi kim? Roma'nın evlilik 'müessesesi'nden başlayıp, kırmızı çarşaflara uzanan bir hikaye...
FUNDA CEYHAN
Biraz geçmişe gidelim bugün. Roma'da İmparator Claudius'tan sıkılan Messalina gizlice boşanmış kocasından; haberi bile olmamışken üzerine bir de başkasıyla evlenmiş. Roma, şaşkınlıktan neler olup bittiğini anlamaya çalışırken, Messalina saraydaki eşyalarını da çeyizine karşılık alıp götürüvermiş. 'Kadın'a bakış açısı Yunan ve Roma'da farklılık gösteriyor. Yunan dünyasında kadın, yanında hizmetçisi olmadan sokağa bile çıkamazken, Roma'da aklına esince ve kimselere söylemeden boşanabiliyormuş. Boşandığını ve hatta Messalina'nın tekrar evlendiğini kölelerinden öğrenen Claudius'un bunu nasıl hazmettiğini bilemiyorum.
Kadın, kavga sonrası kapıyı vurup çıkarmış arada bir de... Çıkarmış da, gitmesi boşanma anlamına geliyor muymuş acaba? Roma hukukunun karışık hikayelerinden biri olan Maecenas'ın eşiyle olan fırtınalı ilişkisi için yazılı dokümanlar var tarihçilerin elinde. 'Aşkın En Güzel Tarihi'nde anlatılan hikayeden öğrendiğim kadarıyla, kadının evden gitmesinin boşanma anlamına gelip gelmediği konusunda tartışmalar davanın içinde yer alan önemli satırlardan.
DUL KADIN AVI
Roma'da dul kadın avı, zengin olmanın alışılagelmiş yollarından da biriymiş. Dullar, ahlaki açıdan tamamen özgürken, erkekler, mali açıdan kendi idaresini eline almış ve her türlü hakkı kadının olan bir mali portreye ağızlarının suyu akarak bakar ve çalışıp kazanmak varken, halihazırda edinilmiş mal varlığına sahip kadınlarla birlikte olmayı tercih ederlermiş. Yazar, bu duruma 'dul kadın avı' diyor. Peki, 'aldatan kadın hoş görülür müymüş' diye baktığımızda da, bunun kocaya bağlı olduğunu görüyoruz. Roma döneminde eğer koca, karısını biriyle birlikte yakalarsa, kölelerinin üzerine tuvaletini yapmasına izin verirmiş.
Buradan sonrasını kitapta okumalısınız. Benden bu kadar. Ahlak ve ilişkiler örüntüsü, üzerinde çok konuşulacak bir konu. İnsan sayısı kadar bakış açısı elde edebilirsiniz. Her birinin hikayesi, konuyu kendi yönünde haklı gösterebilir. Ama nereye kadar? Her bir bakış açısına fren yaptıracak bir yer var ki, o da hukukun dili.
Günümüzün, kadınlarına şiddet uygulayan maço erkekleriyle eşlerinin ayaklarının altını öperek onları taparcasına seven aşk dolu eşlerin arasında bir yerde, ilişkilerine anlam arayan ve kendilerini nereye koyacağını bilemeyen insan mozaiği içinde tek cevabı, özgür iradeyle şekillenmiş vicdan veriyor. Vicdanımızın başına buyruk olamayacak bir doğası vardır. O yüzden adı vicdandır. İlgili olaylar karşısında takınılacak tutum ve verilecek kararlarla ilgili olarak yaptığı perde görevi, yaşam boyu pek az biçim değiştirir. Vicdanı hiç uyanmamış olanların sergilediği tutumlar hukuk yazını içinde baş köşeye otururken, fedakarlığını mitolojik bir hikayeye dönüştürecek kadar inanılmaz boyutlara ulaştıranlar da aynı havuzun içinde yer alıyor. Bugün, şemsiyesi altında toplandığımız kanunlar, vicdan sınırlarını aşma teşebbüsünde bulunan herkesin yakasına yapışıyor. Arada bir teklesek de, geçmişin Roma hukukuna bakınca, aramızda çağlar değil vernal devirler var gibi geliyor. Şimdi bunun, Feng Shui ile ne ilişkisi var deme zamanı geldiyse kırmızı yatak örtüsünü yatağının üzerine sererek evlilik kalitesinde değişim yaratmayı uman insanlara seslenme zamanıdır. Feng Shui her zaman bahane satırlarımda. Bunu yapmayı seviyorum.
İKİ KİŞİ VE BİR ÖMÜR
İnsanın kendine bile tahammül edemediği zamanları yaşarken, iki kişi bir ömür geçirmeye adım atıyoruz. Sadece sokakları, lezzetli yemekleri, mis kokulu kahveleri değil, evlerimizi, tenimizi ve ruhlarımızı paylaşıyoruz. Birbirimize yakın olduğumuz yatak odalarımızda gizli ve gizemli kalan ilişkiler örüntüsünün hukuksal yazının içine düşecek kadar yıkıcı boyutlara gelmesine engel olmanın kanunlarını, ne hukuk ne de benzeri bir şey koyabilir. Bunu ancak birlikteliğin kendi iç dinamikleri ve vicdan melekeleri gerçekleştirebilir. Aynı şekilde mutluluk düzeyini artıracak olan da, hiçbir zaman yatak örtüsünün gül kırmızısı rengi değil, tutkulu sevilme isteğimize dair oluşturduğumuz vicdan perdeleri olacaktır.
Evlilikte mutluluğu artıracak Feng Shui uygulaması mı istiyorsunuz? Kırmızı çarşafınızı yatağınıza serin, yanınıza aşk hukukuna dair kocaman bir tarihi de almayı unutmayın. Tutkuyu size hatırlatacak olan kırmızı çarşafın gücünü kaldırabilecekseniz, kesinlikle kullanmalısınız.
Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.































