 |
|
|
|
Alp manzaralı hayaller
|
|
|
Hayallerin Alp dağlarına arkadaş bulutlarla göz göze geldiği yerdeyim. Aşkın tarifinden bile zor. Baktıkça kaybolduğum yerde tüm hayallerin gerçek olacağına inanmaya başlıyorum.
Gitsem bir adım uzağımda sanki, gitsem bulutların arasına karışsam, gidebildiğim kadar gitsem aralarından. Saklambaç oynasam bulutların ardına saklanıp, doyasıya saklansam, yakalanacağıma hiç ihtimal vermeden..
İşte o bulutlar birçoklarının hayallerini alıp başka mevsimlere taşıyor. Tıpkı okumak için Alpler ülkesi İsviçre'yi seçen binlerce gencin, bir gün başka başka diyarlara taşınacağı gibi...
GENÇLERİN BULUŞMA NOKTASI
Yemyeşil ormanları Karadeniz'i andırıyor. Alpler'in eteklerinde, boylu boyunca uzanan şarap bağları sizi içmeden sarhoş ediyor. Güneşin dokunduğu nehirler, yakamozlarla aydınlanan göller, muhteşem doğasıyla hayalleri hep ayakta tutuyor bu barış ülkesi. Avrupa'nın kalbi İsviçre... Paris, Londra, Amsterdam, Roma ve Madrid. Hepsine de kapı komşusu.
Sükunetler Krallığı İsviçre, son dönemde dünya gençliğinin de gözdesi. Dünyanın en iyi Turizm ve Otelcilik okullarına sahip olması, genç beyinleri burada buluşturuyor.
FRANSIZCA, ALMANCA, İTALYANCA KONUŞULUYOR
7.1 milyon nüfusuyla 3 kantona ayrılmış İsviçre. Her kantonda başka bir dil; Fransızca, Almanca ve İtalyanca konuşuluyor. Turizm ve otelcilik okullarının yaygın olduğu Montreux, Neuchatel, Lozan ve Leysin gibi şehirlerde konuşulan dil Fransızca. Bu yüzden her ne kadar okullarda İngilizce eğitim verilse de biraz Fransızca bilen bir genç için burada okumak çok kolay.
STAJYER MİSİN? DEĞMESİNLER KEYFİNE!
Bu okullarda okuyan öğrenciler yılın 5 ayı teorik eğitim alıyorlar. Ardından 4-6 aylık İsviçre veya yurtdışında staj yapma zorunlulukları var. Ama ne zorunluluk... Böyle mecburiyete can kurban. Öyle bizdeki gibi, stajyerlere karın tokluğuna çay yaptırıp, kaset taşıttırmak değil sözünü ettiğim. Eğer İsviçre'deki eğitiminiz sırasında stajyerlik yapıyorsanız, yasalar gereği maaş alıyorsunuz. Bu maaş ortalama 2000 ila 2500 Frank civarında. Yani Türkçesi yaklaşık 2000 YTL. nin üzerinde rakamlar bunlar. Yemek ve konaklamanın işveren tarafından karşılandığını da ekleyelim. Bu rakamları ilk duyduğumda çok şaşırdım ama İsviçre'de bir otelin oda temizlikçisinin (housekeeper), onların asgari ücreti olan yaklaşık 2000 Euro (3500 YTL) aldığını öğrenince açıkçası bu maaşı doğal karşıladım.
DİPLOMALARI ALTIN DEĞERİNDE
SHMS Turizm ve Otelcilik okulları, İngiltere'de ve Amerika'da birçok üniversite ile birlikte çalışıyor. Bunlardan bazıları Derby Üniversitesi UK, Porthmouth Üniversitesi UK, Johnson & Wales Üniversitesi ABD, Hawai Pacific Üniversitesi ABD, New Hampshire College ABD ve Florida İnternational Üniversitesi.
SHMS'de okumanın en keyifli yanlarından birisi ise öğrencilerin uluslararası olması. Aynı sırada bir italyanla ders dinleyip, bir İspanyolla yemek yiyor, kahvenizi bir Amerikalı'yla yudumlayabiliyorsunuz. Hal böyle olunca diplomanızı aldığınız gün dünyanın dört bir yanında dostlarınız oluyor. Her yer ikinci eviniz artık anlayacağınız.
HEM EĞİTİM HEM TATİL
Eğitim için Alpler ülkesini seçenler aslında hem hali vakti yerinde ailelerin çocukları hem de eğlencesini cebinde taşıyan gençler Çünkü eğlence hayatından, kış sporlarına, doğal güzelliklerden, huzur dolu köşelere kadar her şey elinizin altında. Okulunuz her nerede olursa olsun bir-iki saatlik tren yolculuklarıyla, - tren dediğime bakmayın hepsi de uçak konforunda- her şehri gezmeniz mümkün. Eğitim için ödenen rakama yemekler, oda masrafları, 7 gün açık büfe yemek, sağlık sigortası, üniversiteye gidiş gelişteki tren biletleri, internet kullanımı, ders kitapları ve birçok ekstra dahil. Okullarda her şey gençlerin tüm ihtiyaçlarına göre ayarlanmış.
BABA PARASIYLA DİPLOMAYA GEÇİT YOK!
İsviçre'deki turizm ve otelcilik okullarının Türkiye Temsilciliğini yapan Hayal Aydede, oğlu Hamit'i Alpler ülkesine gönderdikten sonra bakın neler öğrenmiş, tavsiyeleri gerçekten önemli...
'Bazı Türk gençleri baba parasıyla diploma alacağım, rahat bir hayat yaşayacağım düşüncesiyle İsviçre'ye gittikleri için, kimi zaman uyum sorunu yaşıyorlar. Staj menajerleri mülakata gitmeleri için randevu veriyor, gençler mülakata gitmeye gerek duymuyor. ''Ne gereği var, paramla okuyorum, siz bana ayarlamak zorundasınız, mecbursunuz'' diyorlar. Türk gençlerinde bu tarz problemler yaşanıyor.
'BİZ LİDER YETİŞTİRİYORUZ!'
AYDEDE'ye göre bu okullar çocuklarını emanet edenlerin gözlerinin arkada kalmayacağı kurumlar..
Bu okulların yöneticileri 'Biz lider yetiştiriyoruz'' diyorlar. Disiplin çok ön planda. Çünkü eğer çocuk için armut piş ağzıma düş rahat bir ortam sağlanırsa, bu çocuklara biz nasıl bir otel teslim ederiz? mantığıyla hareket ediyorlar. Kendi ayakları üzerinde durmasını bilmeyen bir gence hiç kimse iş teslim etmez. Avrupa almaz. Türkiye' de gerçi babasının torpiliyle bir otele girebilir ama uluslararası turizm sektöründe iş bulması mümkün değil. Türkiye' de bir üniversiteye girdiğinizde tıp, hukuk hepsi var içinde.
Avrupa' da öyle değil. Sadece bir alanda eğitim veriyorlar ama dört dörtlük oluyor bu.
Artı ülke çok güvenli. Hırsızlık yok, hapishaneler bomboş. İsviçre' de son suç 6 sene önce işlenmiş. Gelen turist bile suç işlemiyor. Turist yaparsa hapishaneye değil dışarı atıyorlar adamı. Kendi ülkesine teslim ediyorlar. Dünyanın en medeni ülkesi İsviçre.
Bu açıdan oğlumu buraya göndermem çok önemliydi. Çünkü orada hem ayaklarının üzerinde durmayı öğreniyor. Hem de şu an da 3 dil birden konuşmaya başladı. Başka ülkelerde stajını yapmaya başladığı zaman 5-6 dille geliyor çocuk...'
İSVİÇRE'DE KENDİSİYLE TANIŞANLAR
Hamit, Neuchatel'deki IHTTI Turizm ve Otelcilikte okulunda okuyor. Okuldaki tek Türk öğrenci. Türkçe konuşabildiği tek kişi ise, annesi İsviçreli babası Türk olan Cindy...
Hamit sanki bir yılan gibi kabuk değiştirdiğini söylüyor geçen bir yıl içinde.
'Ben Türkiye'deyken Kurtlar Vadisi'ni hiç kaçırmayan, sürekli kirli sakalla dolaşan, akşama kadar kız, araba muhabbeti yapıp, baba bana para ver diyen bir adamdım. Ama buraya gelince hayatım birden değişti. Her gün tıraş olmak zorunda kalan, takım elbiseyi üzerinden çıkarmayan, boş muhabbetler yerine fikirleri tartışan bir kişi oldum çıktım. Bu okulda dünyanın her yerinden gençler olduğu için, farklı kültürleri tanıma fırsatı da buldum. Bizler nerede olursak olalım, hep güzel konuları tartışıyoruz, ister derste isterse eğlence yerinde olsun. Bence Türk gençleri için gerçekten önemli bir konu bu. İnsanları değil, fikir ve olayları tartışabilmek...'
Evet görünen o ki, ister Hamit olsun isterse İsviçre'de okuyan diğer gençler, hepsi de Alpler'in eteklerinde okumaktan son derece mutlular. Bizler tabii ki de herkese gidin İsviçre'de okuyun demiyoruz ama görünen o ki dünyaca ünlü bu okullar üniversiteyi kazanamayan gençler için iyi bir seçenek. Bizler İsviçre'den sırt çantamızla dönerken, onlarsa sıkı sıkı tuttukları diplomalarını bırakacağa hiç benzemiyor. Aldıkları eğitimle, yeni bir hayatın kapılarını aralamak için sabırsızlanıyorlar. Kim bilir bundan böyle güneş onlar için çok farklı pencerelerden doğacak...
PARA MAKİNELERİ: TURİZM VE OTELCİLİK OKULLARI
İsviçre deyince akla ünlü bankaları, çikolatası, peyniri, Alp Dağları ve buna bağlı olarak kayak turizmi gelir. Ancak Ortaçağ şatolarını andıran okulları da ülke ekonomisi için önemli bir gelir kapısı. Bunun nedeni ise, bu okullardan mezun olanların ratinginin yüksek olması.
Lozan'da ki dünyaca ünlü Turizm ve Otelcilik okullarıyla birlikte SHMS Swiss Hotel Management School & Caux Kampusü, SMU Leysin, IHTTI Neuchatel ve Montreux'deki HIM bu okulların arasında öne çıkanlardan. Burada pilav pişirip, çay yapmayı da öğreniyorsunuz, 5 yıldızlı bir otelde yönetici olmanın inceliklerini de...
Hangi ülkeden gelirseniz gelin ülke geleneklerine uymanız gerekiyor. Erkeklerin her sabah sakal tıraşı olması, derslere takım elbise içinde adeta jilet gibi girmesi, ayakkabılarının sürekli boyalı olması mecburi. Kızlarda aynı şekilde bakımlı ve kıyafetlerine dikkat etmek zorunda. Açıkçası 'Para verdim ben! İstediğim gibi okurum' sözü buralarda işlemiyor..
İsviçre'deki turizm okullarıyla ilgili ayrıntılar için e-posta: hayalaydede@hotmail.com
|
|
|
|
|
|
 |