07 Ağustos 2005 Pazar       




 

Şizofreni ile yaşamak

   
 
Her beş kişiden biri yaşamında ruhsal bozukluk geçirebiliyor. Gerçekle bağlantıların zaman zaman koparak depresyon gibi psikotik bozuklukların ortaya çıkmasına neden olan bir beyin hastalığı olan şizofreni, her yüz kişiden birinde görülebiliyor. Ağırlıklı olarak 16-25 yaş grubunda ortaya çıkan bu hastalıkta en önemli ayrıntı ise saklanmadan tedaviye başlaması. Hastalığı gizleyen ya da kabullenmeyen bazı ailelerin aksine hastalıkla yaşamayı öğrenen bir grup şizofreni annesi Şizofreni Evi Dostluk Evi Derneği'ni açmış. İlk olarak Taksim geçen yıl da Kadıköy'deki şubelerini açan gönüllü anneler, kendi imkanlarıyla dernek çalışmalarını sürdürüyor. Sanatçı Hüner Coşkuner ise haftada bir gün derneğe gelerek ailelere moral verip hastalarla vakit geçiriyor. Senede bir defa konserinin gelirini derneğe bağışlayan sanatçı, 'Haftada bir günümü buraya ayırıyorum. Şiir kitaplarım için imza günü yaparak geliriyle yardımcı olmaya çalışıyorum. Gücüm yettikçe burada olacağım. Diğer sanatçı arkadaşlarım da yardım etse çok daha yararlı olur diye düşünüyorum. Bu toplumsal yarayı görmezden gelemeyiz. Her zaman maddi yardım yeterli değil. Burada hasta insanların arasıra yeni dostluklar kurmaya, yeni insanlar tanımaya da ihtiyaçları var. Ben yardımlaşmayı seven bir insanım. Bu şekilde mutlu oluyorum' diyor. Dernek çalışanları da bu durumdan oldukça hoşnut. Dernek Başkanı Aysel Doğan, 'En yakınlarınız tarafından bile terk ediliyorsunuz. Yalnızlıktan kurtulmak amacıyla bu derneği kurduk. Burada hasta annelerini terapilerle bilgilendiriyoruz. Çocuklar farklı etkinliklerde yer alıyor. Eve kapanarak değil dernek çatısı altında sosyalleşiyorlar' diye konuşuyor.

SAĞLIK İHMALE GELMEZ

Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Daire Başkanlığı'nın görevini üstlendiklerini anlatan Doğan şöyle konuşuyor: 'Devletin yapması gereken pek çok şeyi kendi çabalarımızla oluşturduk. Kiramızı bile kendimiz ödüyoruz. Çok zor deneyimler yaşadık. Şizofreni Derneği dediğimizde evini kiralamak istemeyenler oldu. İnsanlar hastalığın ne olduğunu bilmiyorlar. Kaldı ki sağlık alanında Türkiye'nin çok daha yol alması gerekir. Biz orta halli insanlarız. Hüner Hanım olmasa kiramızı bile zor öderiz. Neden insanlar duyarlı değil, anlamak zor. Bu hastalığın ne zaman, kimin başına geleceğini bilemezsiniz.'

Bu tarz hastalıklarda en büyük eğitimin ailede başladığına inanan Doğan, fakir ailelerin çocuklarının zenginlere göre daha çabuk iyileştiğini söylüyor, çünkü aile hastalığı kabul etmezse tedavi de o oranda gecikmiş oluyor. Hastaların bir kısmında tam düzelme sağlanırken pek çoğunda da yaşam boyu devam ediyor. Dernekte üniversite sınavına girmiş hastalar bile bulunuyor. Gönüllü anneler bunun yaşama bağlılık ve sosyal ilişkilerle doğru orantılı olduğu görüşünde. Şizofreni hastalığının belirtileri arasında düşünce bozukluğu başta geliyor. Hasta çevresinde olup bitenleri yanlış değerlendirdiğinden tepki ve konuşmada bozulma ortaya çıkabiliyor. Ayrıca gerçekte olmayan seslerin duyulması, hayal görülmesi, takip edildiğine inanması, çevredeki insanların kendisine zarar vereceğine inanması gibi durumlar da olabiliyor.

HASTALIĞI ÖĞRENİN

Aileler, isteksizlik, sokağa çıkmama, arkadaş çevresinden uzaklaşma, garip uğraşlar edinme, çevredeki olay ya da konuşmaları üzerine alınmama, duyguları doğru ifade edememe, temizliğe ve giyime önem vermeme, dikkat dağınıklığı, okul başarısında nedensiz gerileme ve dikkat çeken davranışlar sergileme gibi durumlarda ailelerin bir uzmana başvurması gerektiğinin altını çiziyorlar.

Aysel Doğan şizofreni hastalığı ile ilgili bazı bilgilerin son derece yanlış olduğunu söylüyor. Mesela bu hastaların tehlikeli ve saldırgan olduğuna inananların yanlışını şöyle düzeltiyor: 'Bu hastalar saldırgan değildir. Özellikle son yıllarda bu hastalığın tedavisi mümkün. Hastaların önemli bölümü çalışabilir. Hastalık kalıtsal ya da beyindeki bazı kimyasal maddelerdeki dengesizlik nedeniyle olabilir.'

ANNE YÜREĞİ BAŞKADIR

Dernek Başkanı Aysel Doğan, 1974 yılında ilk çocuğunu menenjit hastalığından kaybetmiş. İki yıl sonra 8 yaşındaki oğlu bir kaza sonucu vefat etmiş. 89 yılında ortanca oğlunun hastalanmasıyla şizofreni ile tanışmış. O gün bugündür var gücüyle hastalığa karşı mücadelesini sürdürüyor. En büyük amacı, kendisine bir şey olsa bile çocuğuna bakacak bir derneğin olması... Tüm ailelere de şu mesajı veriyor: 'Hastalığın ne olduğunu anlamak gerek. Bunu saklamayın ve tedaviye başlayın.'

EKİN TÜRKANTOS-ekin.turkantos@aksam.com.tr


 
 

PAZAR Yazarları

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir