Tadına doyulmayacak bir kent: Hatay
Amanos Dağları'nın eteklerinde deniz, kum ve güneşin yaz mevsiminin tadını doyasıya yaşattığı Akdeniz'in en doğu ucu Hatay'a götürüyoruz sizi. Mistik, tarihi, dini, kültürel ve doğal güzellikleri tek bir tepsinin içinde size bütün misafirperverliğiyle sunan kent, kozmopolitliği açısından da içine girdiğiniz andan itibaren sizi kendine hayran bırakacak. Adana otobanından giriş yapacağınız kentte, ilk olarak narenciye bahçeleriyle karşılaşacaksınız. Portakal ve mandalina karışımı kokunun sindiği yolları geçtikten sonra da karşınıza Avrupai güzelliğiyle İskenderun İlçesi çıkıyor. Tamamı palmiye ağaçlarıyla kaplı olan şehir, lüks mimarisi ve rahat caddeleriyle yaşamak için çok uygun bir kent. İskenderun'a bağlı olan Arsuz, kıvrımlı yolların ardına saklanan ve Akdeniz'deki turizm merkezlerini aratmayacak güzelliklere sahip küçük ve şirin bir tatil beldesi. Birbirinden güzel plajları ve sığ deniziyle bu şirin belde, tatilcilerin gözde mekanı olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyor. Hatay'ın merkez ilçesi Antakya'da Hırıstiyanlığın kutsal mekanı St. Pier Kilisesi'ni ziyaret ettikten sonra yolumuzu Harbiye'ye doğru kaydırabiliriz. Şelaleleriyle ünlü Harbiye'de tarihi mekanları gezdikten sonra günün yorgunluğunu atmak için şelale sularının içine konan masalarda, doğu ve Akdeniz mutfağının sentezi olan ve kendine has enfes yemekleri yiyebilirsiniz. NERELERİ GEZMELİ? HARBİYE
Harbiye Zeus'un oğlu Işık Tanrısı Apollon'un Dafne'ye olan aşkının efsanesinin geçtiği yerdir. Efsaneye göre Apollon Dafne'ye aşık olur ve onun peşinden koşmaya başlar. Fakat Dafne Tanrılara aşık olan kadınların başına neler geldiğini bildiği için kaçmaya başlar. Aralarındaki mesafe gittikçe kısalır ve Dafne Apollon'un sıcak nefesini saçlarının arkasında hisseder. Kurtuluşu kalmadığını anlayan Defne, birden durur ve ayağı ile toprağı kazıyarak toprağın onu koruması ve saklaması için yalvarır. Bu içten yalvarış üzerine Dafne'nin bedeni ağaç, saçları da yaprağa dönüşür. Dafne'nin ağaç oluşunu hüzünle seyreden Apollon, ağacın yapraklarından başına bir taç yapar ve bundan sonra Defne yapraklarının zaferin simgesi olacağını emreder. Böylesine güzel bir efsaneye konu olan Harbiye'de, Dafne ağaçlarının süslediği şelalelerin arasında dolaşmak ve ayaklarınızı şelalelerin soğuk sularına daldırarak yemek yemek size farklı bir heyecan verecek. Unutmadan söyleyelim Harbiye'ye gitmişken şelalelerin bulunduğu bölgenin girişindeki künefe salonlarında künefe yemeyi de unutmayın. Buradaki künefelerin tadı bir başka oluyor. ARSUZ
Adeniz'in doğu kıyısında, İskenderun'un 32 kilometre güneyinde küçük ama bir o kadar da şirin bir tatil köyüdür. Plajları ile ünlü kıyı şeridinde yemyeşil dağlarla, masmavi deniz arasında, Arsuz Çayı kenarında kurulmuştur. Denizi temiz ve kumsalları nefis olan Arsuz'un yaz aylarında nüfusu adeta artmaktadır. En parlak dönemlerini Romalılar zamanında yaşayan yörede yapılan kazılarda o döneme ait heykeller, kolonlar, lahitler, mezar taşları, parfüm şişeleri ile seramik parçaları bulunmuştur. Arsuz' dan yaklaşık olarak 10 kilometre kadar güneye indiğinizde Konacık Köyü sahilinde Helenistik dönemden kalma antik liman kentinin kalıntılarını da göreceksiniz. Kentin kalabalık ama sakin ortamı yorgunluk ve stres atmanıza yardımcı olacak. Bol bol güneşlenebileceğiniz ve tuzlu Akdeniz'in tadına varabileceğiniz bu şirin tatil beldesinde aklınıza gelebilecek her türlü su sporunu da yapabilirsiniz. Arsuz şehir merkezinde yer alan ve dünyanın en eski kiliselerinden biri olarak kabul edilen Maryo Hanna Kilisesi ile Meryem Ana'nın banyo yaptığı yer olduğu söylenen Meryem Ana Havuzu, ziyaret edebileceğiniz yerler. Arsuz'da otellerin yanı sıra çok sayıda pansiyon var. ISSOS HARABELERİ
Dörtyol ile Erzin İlçeleri arasında kalan ve Persler tarfından kurulan kent tarihin en büyük savaşlarından birisi olan Issos savaşının geçtiği yerdir. Burada Makedonya Kralı Büyük İskender Pers Hükümdarı III. Darius'u yenilgiye uğratmıştır. Bugün Antik Issos kentinde geçmişin izlerini taşıyan su depoları, su kemerleri, mabed ve şehir kalıntılarını görebilir, tarihin en büyük savaşlarından birine tanıklık edebilirsiniz.
Titüs Tüneli: Samandağ İlçesi'nde Çevlik Beldesi'nde bulunan tünel Roma dönemine ait dev bir kanal. Samandağ Limanı'nı kapatma tehlikesi yaratan sel taşkınlarına karşı insan işçiliğiyle yapılan Titüs Kanalı Amanos Dağı'nın içi oyularak yapılmış. 130 metresi tünel devamı açık kanal halinde olan tünelin uzunluğu girişten Çevlik'e kadar 1380 metre.
Beşikli Mağara ve Kaya Mezarları: Titüs Tünelinin devamında bulunan Beşikli Mağara'larda Roma dönemine ait 12 kaya mezar bulunuyor. SOKULLU MEHMET PAŞA KÜLLİYESİ
Payas İlçesi'ndeki Külliye kervansaray, hamam, medrese, cami ve bedestenden oluşuyor.
16. yüzyılda Sokullu Mehmet Paşa'nın emriyle Mimar Sinan tarafından yaptırılan külliyede bulunan kervansarayın çok geniş bir avlusu ve avlunun etrafında yolcuların ve kervanların barınması için ilginç mimarisiyle dikkati çeken kubbeli odalar var. YUNUS SÜTUNU KALINTISI
İskenderun kentinin giriş kapısı olan bu kemer üzerinde Büyük İskender'in cesedinin yerleştirildiği rivayet ediliyor. Ayrıca Yunus Peygamber'in balığın karnından çıktığı yer olarak da gösterilen bu yer rivayetlerinin bolluğu bakımından görülmesi gereken yerlerden biri. PAYAS KALESİ
Ünlü şair Namık Kemal'in hapis yattığı bu kale Haçlılar tarafından yaptırılmış. Sekiz kulesi bulunan ve etrafı su hendeği ile çevrilen kale Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi'nin güneyinde yer alıyor. KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN KERVANSARAYI ve HAMAMI
İskenderun' dan 15 kilometre uzaklıkta Belen İlçesi'nde bulunan hamam kullanıma açık. Osmanlı mimarisinin güzel bir örneği olan bu hamamda güzel bir hamam sefası yapabilirsiniz.
Frank Limanı, Şalan Kale, Sarıseki Kalesi, Cin Kulesi, Mancınık Kilisesi, Bakras Kalesi kentin tarihi dokusunu oluşturan diğer tarihi eserler. Yaylalar bakımından da zengin bir il olan Hatay'da Sarımazı, Batıayaz, Güzelyayla, Nergislik ve Atık Yaylası ile Alan Yaylası meşhurdur. Erzin İçmeleri ve romatizmal hastalıkları tedavide çok etkili olduğu söylenen Hamamat Kaplıcaları'na da uğramalısınız. Ayrıca denize girmek isteyenler için de çok sayıda seçeneğin bulunduğu Hatay'da kıyı kenti İskenderun beldelerindeki palajlarda, Arsuz'da, Samandağ'ın sörf için her an uygun olan denizinde, uzun ve geniş kumsallarıyla ülkemiz sınırlarında Akdeniz'in en doğu kıyısında bulunan Çevlik plajlarında denize girmeniz de mümkün. NE YEMELİ?
Farklı etnik ve dini yapıların sentezlendiği Hatay'da yemeklerde aynı şekilde harmanlanmış ve bölgeye özgü bir yemek kültürünün oluşmasını sağlamış. Daha önce hiç tatmadığınız lezzetleri iştahla yiyeceğiniz tatlıları yemek için doğru adresleri bulmanız yeterli olacak. Yemeğe ilk önce soğuk mezelerden başlayın. Humus, tuzlu yoğurt, zahter salatası, patlıcanlı ve acılı ezme, Abugannüc ve Cevizli biber ile bir daha hiçbir yerde yeme fırsatı bulamayacağınız susamlı pideleri yedikten sonra sakın dolduğunuzu düşünmeyin. Yöreye özgü içli köfte, Arap kebabı, baklalı bulgur pilavı, sembüsket, biberli ekmek, çökelek salatası, maklube, kuru dolma, ızgara oruğu, darabalı köfte, külçe, patlıcan yoğurtlama, sarmaiçi, firikli aş Hatay'da tadabileceğiniz enfes lezzetlerden sadece birkaçı. Yemeğin ardından yine Hatay'a özgü tatlılardan olan künefeyle damağınızı tatlandırmalısınız. Yörenin diğer tatlıları yassı kadayıf, müşebbek, kömbe ve kabak tatlısı. NEREDE KALMALI?
Konaklama Tesisi Yıldızı Telefon
Ontur Otel 4 0.326.616 24 00
Arsuz Oteli 3 0.326.643 24 44
Cabir Otel 2 0.326.612 33 91
Seyran Otel 2 0326. 447 50 34
İmrenay Otel 1 0.326.613 21 17
Atahan Pansiyon - 0.326.643 22 11 NASIL GİDİLİR?
Karayoluyla ulaşmak isterseniz İstanbul'dan İskenderun'a kadar uzanan TEM yolunu kullanabilirsiniz. Denizyoluyla ulaşmak isterseniz İskenderun limanıyla kente ulaşabilirsiniz. Hava yolu ile ulaşmak istiyorsanız Adana Havalimanı'na iniş yaptıktan sonra, iki saat süren bir karayolu yolculuğunuz var. Otobüsle gitmek isteyenler için Türkiye'nin her yerinden Hatay'a sefer yapan firmalar var. YAPMADAN DÖNME
Payas Kalesi'ni gezmeden, İskenderun sahilinde yürüyüş yapmadan, Arsuz Tatil Beldesi'ni ziyaret etmeden, Antakya Müzesi'ni gezmeden, Sen Piyer Kilisesi'ni görmeden, Beşikli Mezarları keşfetmeden, Hatay'a özgü yemekleri yemeden ve tabii ki ünlü Künefe tatlısını tatmadan Hatay'dan dönmeyin. Dilek Özlem ATAÖNDER YARIN: ISPARTA