 |
|
|
|
Sigaranın fiyatı daha da yüksek olsun
|
|
|
Cumartesi sigara üzerine getirilen yeni vergilerle ilgili olarak yazdığım yazıda 'vergi sistemini savunur' gibi algılanmışım. Birçok tepki mesajı geldi. Özellikle yerli malını savunan kesimden. Ben de kendilerine aslında yazımda da belirttiğim gibi, vergi oranlarının tartışmaya açık olduğunu, ancak işin özünde istikrarlı bir sistemi ve özellikle sigara için de yüksek vergileri savunduğumu tekrar ettim.
Burada bir kez daha yazayım. Sigaranın fiyatının çok yüksek olması gerektiğini düşünüyorum. Yüksek fiyatlar nedeniyle kimin ne kadar pazar payı kaybettiğiyle ilgilenmiyorum. Ayrıca sigaranın içindeki harman oranıyla da ilgilenmiyorum. Bu düşüncelerimi tamamen, 'Sigara kötüdür ve ulaşılması zor olmalıdır' tezine dayandırıyorum ve bunda da ısrarlıyım.
Israrlı olduğum bir diğer konu da vergi politikalarında istikrar sağlanması gerekliliği. Bu sadece sigarada değil, otomotiv, tekstil beyaz eşya vs. Aklınıza gelen her sektör için gerekli.
Bu kapsamda yeni sistemi incelerken, hem bu açıdan memnun oldum (daha stabil gibi duruyor) hem de Gelirler Genel Müdürü Osman Arıoğlu'nun açıklamaların okuyunca kaygılandım. Arıoğlu özetle, 'Bizim derdimiz bütçedeki hedefleri tutturmak. Kimin nasıl etkileneceği ile ilgilenmiyoruz. Hedefi yakalamak için yeni bir sisteme ihtiyaç vardı. Biz bunu yaptık. Kimin kar, kimin zarar ettiğinden ziyade geliri tutturmak bizim önceliğimiz' demişti.
Maliye açısından anlaşılabilir bir bakış açısı. Ancak, eğer yarın bir sebeple hedefin uzağında kalınırsa (kaçak, talep düşüşü vb.) yine sistem mi değişecek sorusunu akla getiriyor. Böyle bir ihtimalin dahi olması bence istikrarla bağdaşmıyor. Bu durum, diğer sektörler açısından geçerli.
Yeni sistemin TEKEL'in fiyatını ucuzlatacağı görüşüne de katılmıyorum.
Bu görüşü savunanlar, TEKEL'in yapmak zorunda kaldığı zamlar nedeniyle, pazar payını kaybedeceğini düşünüyor. Ancak, TEKEL Genel Müdürü Sezai Ensari'yi dinlediğiniz zaman, işin rengi değişirken, iddiaların çok soyut kaldığı ortaya çıkıyor. 'Biz yüzde 5 ile 172 arasında değişen oranlarda zam yaptık. Ama yüksek oranlı zamları Bitlis, Bafra gibi satılmayan ürünlerimize yaptık. Piyasada iyi satılan ürünlerdeki zam oranı yüzde 23. Amacımız vergi külfetini daha fazla üzerimizde taşımadan, rakiplerimizle aramızdaki fiyat farkını korumaktı. Serbest piyasadayız herkes gibi biz de önlemimiz aldık.'
Bence TEKEL'in fiyatını düşüren, yatırım yetersizliği ve hantal yapı nedeniyle değişen tüketici tercihlerine yeterince hızlı yanıt verememek.
Gelelim, yüksek fiyatın kaçakçılığı artıracağı iddiasına...
Bu iddia ise yanlış olmasa da bana göre ayakları çok fazla yere basmıyor. Şu anda pazarın yüzde 20'sinin kaçak olduğu söyleniyor. Bu meret öyle çantada dört-beş karton getirerek kaçırılmaz. Nasıl geliyor. Sınır bölgelerine yakın konuşlanmış sigara fabrikalarından, TIR'a, gemiye yüklenerek geliyor. Eğer devlet iradesi isterse kaçakçılık karlı olmaktan çıkarılır. Kaçak sigaranın payının yükselmesi bence fiyata bağımlı bir olay değil.
Yasal üretici, satıcı, tütün üreticisi, Maliye hesap yapıyor da kaçakçı yapmıyor mu? Siz fiyatı üç kuruş yapın, kaçakçı bir kuruş yapar. Adamın üretim, üretimden daha pahalı ve riskli olan lojistik dışında bir maliyeti yok ki. Fiyatı ne koyarsanız koyun, daha düşük satacaktır. İster dolar, ister Euro. Tüm dünyanın en pahalı sigaralarını içiyoruz. Ama AB'de kaçak yok denecek kadar az. Bırakın TIR'ı, kamyonu, kapıdaki gümrükçü limiti aşan tek dala bile izin vermiyor.
Sonuç olarak ama özelleştirme, ama vergi sistemi, ama tütün üreticisi, ama sigara üreticisi. En büyük özelleştirmelerden birisi olması beklenen TEKEL'in satışı öncesi konuşulacak konu çok. Bence fiyat bunun en ufak detayı.
|
|
|
|
|
|
 |