03 Ağustos 2005 Çarşamba       




 

Burhan Ayeri


 
burhan.ayeri@aksam.com.tr
burhan.ayeri@superonline.com

Demiröz'ü savunmak

   
 
Bazen medyamızın tutumuna sinir oluyoruz. 'Yargısız infaz' bizde. Palavralara dayanan yorum ve haberler tekelimizde. Atanmasındaki imza krizi süresi, görev yaptığı dönemi aşan Şenol Demiröz sonunda havlu attı, 'Emekliliğini isteyerek', iğneli fıçı içindeki hayatını kurtardı.

İnsanlar icraatları için eleştirilirler. Bu doğaldır. Hatta tüm imkansızlıklar görmezden gelinip 'Başarısız oldu' damgası vurulabilir. Ancak, tüm yaşamı dürüstlükten taviz vermeden geçmiş bir insana yargısız infazda bulunmak ayıptır. Hatta günahtır. Kendi talep ettiği müfettişlerin raporlarına bile bakmadan 'Yolsuzluk ortaya çıkarıldı' başlıklarını atanları insafa davet etmek istiyoruz. Eğer ortada bir takım usulsüzlük varsa bunda 'AK Parti kartviziti' suçludur. Türkiye'de hükümet değişikliğiyle birlikte bir sürü şarkıcı, türkücü ve de yapımcı ortaya çıktı. 'Erdoğan Babamız' naralarıyla kurumdan hak etmedikleri paralar aldılar. Bunlara destek veren 'Siyasi ağır topları' çok yakından tanıyoruz. 'Dini bütün geçinen şarkıcılar' bir takım organizasyonlarla tekel konumuna getirildiler. Kelimenin tam anlamıyla 'AK Parti'yi köşe dönmede kullandılar'. Hem de, Genel Müdür'ü ayaklar altına alarak.

Şenol Demiröz'e yapamadı, edemedi şeklinde bip atabilirsiniz. Ancak kimse hırsızlığa-yolsuzluğa bulaştı diyemez. 'Şimdi ne olacak' diye soranlara ise cevabımız hazır. TRT eskisinden de beter duruma gelir. Yine, siyasi gerekçelerle atama yapılırsa, elindeki kanallar birer birer satılır. Bu defa, yeni götürücü kahramanlar türetilir. Devlet Kanalı'nı ya da yayınını kurtarmanın yolu profesyonel yönetimden geçmektedir. Başbakanlık Müsteşarı'ndan, pek çok bakan ve milletvekiline kadar herkes 'Maydanoz olmaktan vazgeçmelidir'. Unutmadan diğer önemli konuyu da hatırlatalım; 'O elektrik faturası payını eski orana çıkartmak şartların en önemlilerinden'.

Şenol Demiröz'e bundan sonraki hayatında başarı ve sağlık dolu günler dileklerimizi iletiyoruz...

* * *


Türkiye'de sevimsiz depremle mücadeleyi şirin hale getiren isim Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara idi. Siyaset hevesi ön plana çıktı ve ANAP'tan -Barajı geçemeyeceğini ilk ve tek yazan olmuştuk- milletvekilliğine soyundu. Belki de bu yüzden uzun süre unutuldu. Şimdilerde Işıkara'yı yine ekranlarda, son olarak, deprem meydana gelen Bala'da, görüyoruz. Verilen titre baktık; 'Kızılay Genel Başkanı'nın Başdanışmanı'. Demek ki, Kızılay da artık emin ellerde. Çünkü insana değer verenlerin yönetimine geçti. Prof. Dr. Işıkara gibi ismi, 'Sırf ANAP'tan aday oldu' diye afaroz edip, bırakmadılar. Bir takım gerçek değerlerin tu kaka edilmediği zihniyetlerin yönettiği kurumlar ayakta kalır. Kızılay yönetimini sırf bu yüzden bile kutlamayı görev sayıyoruz.

* * *


beşN birK'nın eski bölümlerden derlemelerle ekrana geldiğini görüyoruz. 'Misyonerlik' konusu 'Magnum dondurması ağızlı' Liz Hurley'le söyleşi fena değildi. Dikkatimizi çeken Cüneyt Özdemir'in sunuşu oldu. Ağzından 'Bizi izlemiyorlar kanısına kapılmaya başladık' lafları çıktı. Ana hedefi anladık. Bu, gruplarının ekran eleştirmenlerine göndermeydi. Oysa Ana Gemi'de kimse kalmadı. Diğerleri de müzik ve magazine takılıp, duruyorlar. Zaman zaman yerden yere vursak da bizi 'Baştacı yapmak zorundalar'. Bu da Cüneyt'in telefondaki itiraflarına kanıt. 'beşN birK ekibi başarılı' deyip, işi noktalayalım...


 
 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir