03 Ağustos 2005 Çarşamba       




 

Ömer Güvenç


 
omer.guvenc@aksam.com.tr
omer.guvenc@superonline.com

Abant, hakemler ve kaptan Ümit!

   
 
Önceki gün Abant'taki hakem seminerine gittik. Ekibi sayayım; Şansal Büyüka, Milli Takımlar Sorumlusu Serdar Güzelaydın, Vatan Gazetesi Spor Müdürü İbrahim Seten ve ben.

Sabahın 8'inde Şansal Büyüka'nın evinde buluşmak üzere sözleştik. İlk gelen benim. 15 dakika sonra İbrahim'le Serdar geldi. İbrahim'in tek gözü kapalı, hala uyukluyor. Diyeceksiniz ki; 'Sabahın köründe ne işiniz var?' Sebep Bolu Dağı'na çıkarken hemen yol kenarında Sebahattin Restaurant'ta kahvaltı yapmak. Hem temiz, hem sudan ucuz.

Yola çıktık. Araba 'BMW X 5', şoför Şansal Büyüka.

İbrahim Seten öylesine aç ki, 15 dakikada bir soruyor:

-Ne kadar kaldı?.

Neyse, Sebahattin'e oturduk.

Masada ne mi var? Olanları sayarsam sayfa yetmez! Olmayanı söyleyeyim; kuş sütü!

Bir saat sonra Abant'ta seminerdeyiz. Biz gittiğimizde Ufuk başkan konuşuyor. Sonra Terim, sonra Büyüka, sonra Belge, sonra Güzelaydın. Kısaca konuşmak isteyen herkes konuştu.

Salonda sımsıcak bir hava var. Bu sıcacık ortamı Fenerbahçe kaptanı Ümit Özat'ın 'Keşke Serdar Tatlı, Mustafa Çulcu'ya güvendiğimiz kadar diğer hakemlere de güvenebilsek' diye konuşması buz gibi yaptı.

Ufuk başkanı dikkatle izledim. Tüm hakemlerle bir baba şefkatiyle ilgileniyor. Konuşmaları ve tavırlarıyla bazen yanak okşuyor, bazen kulak çekiyor. Hakemlerimiz her zamankinden daha çok kendilerine güveniyorlar. Ve neşeliler. Allah bozmasın.

Bir ara Ufuk başkanı Selçuk Dereli'yi kolundan tutup bir yere götürürken gördüm. Gidilen yer Ümit Özat'ın masasıydı. Masada Fatih Terim, Volkan Ballı ve hakemler vardı. Ümit, gelenleri görmüş. Görmemezlikten geliyordu. Ufuk başkan Ümit'i kaldırdı ve Dereli'yle el sıkıştırdı. Zoraki olduğu apaçık ortadaydı. Yan masadan Şansal Büyüka ve Serdar Güzelaydın seslendiler:

-Olmadı başkan, öpüşsünler!

Ama o da zorakiydi. Özellikle Ümit Özat!

Başkanın niyeti eminim ki çok iyiydi. Ama görüntü çirkindi. Sanki suçlu olan, özür dilemesi gereken Selçuk Dereli'ymiş havası esti. Selçuk'un mahçup halini görünce çok üzüldüm. Tanıdığım Dereli hem çok iyi hakem, hem de adam gibi adam. Mahçubiyetine hiç gerek yok.

Dönüşte hedef yine Sebahattin'in yeri.

Yemek masasındaki dörtlüye NTV Spor Müdürü Fuat Akdağ ile bir dostu da eklendi. Çatlayana kadar yedik, içtik. Sabah 20 akşam 50 olmak üzere ödenen para toplam 70 milyon lira. Ben yanlış yazmadım, siz de yanlış okumadınız; sadece 70 milyon lira. Hesabı her zaman her yerde olduğu gibi yine Şansal Büyüka ödedi. Serdar Güzelaydın, İbrahim Seten yeme-içme 'X 5'le yolculuk' dahil koca günü bedavaya getirdiler.

Ben mi? Ben en azından sabah kahvaltısında yediğimi ödedim. Yalansa 'Yalan' desinler.

Ekip güzel, yol süper, yemekler şahaneydi.

ÖNEMLİ NOT: Serdar Güzelaydın bu ekibe İstanbul'da balık ziyafeti sözü verdi. Dilerim söz Güzelaydın'dan balıklar Allah'tan olmaz!


 
 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir