03 Ağustos 2005 Çarşamba       




 

Bülent Yavuz


 
bulent.yavuz@aksam.com.tr

MHK ateşle oynuyor

   
 
Futbol hakemi iseniz dünyanın en şanslı insanlarından birisiniz demektir. Evet yanlış okumadınız. İddia ediyorum, çok mutlu ve ayrıcalıklı insan sınıfına dahi girebilirsiniz.

Futbol, dünyanın ve Avrupa'nın vazgeçilmez büyük tutkusu. İnsanları hop oturtup hop kaldıran, sabahlara kadar coşturan ve çıldırtan, gözyaşlarını sel gibi akıtan, insanları ve şehirleri hatta ülkeleri karşı karşıya getiren, küstüren, barıştıran, gündemini meşgul eden bu koskocaman futbolun en önemli unsuru olan 'HAKEM' iseniz, elbette ki çok şanslı, elbette ki çok mutlusunuzdur. Çünkü futbol kişinin tutkusu değilse, o kişinin de hakem olması mümkün değildir. Futbol hakemi iseniz hele hele piramidin en tepe noktasında (Süper lig hakemi) iseniz o zaman bazı özelliklerinizin olması da doğaldır. Futbol hakemini piramidin en tepesinde tutan 3 temel nitelik vardır; ADALET-CESARET-KONDİSYON.. Eğer bunlardan birini yitirirseniz tepe noktadan öyle bir düşersiniz ki sizi bir daha gören olmaz. Sanki boğaz köprüsünden aşağı düşmüş gibi olursunuz. MHK, şu aralar kondisyon ile ilgili hakemi rehavete sokacak kararlar alıyor. Nasıl mı? Hakemin özellikle kontrataklarda gecikmeden yer alabilmesini sağlayan, değişen pozisyonlarda hakeme eskiv yapma özelliği kazandıran kısa mesafe koşularını kaldırdı. Bundan sonra hakemlerin 50 ve 200 metreyi koşma ve asgari sürede geçme gibi bir sorumlulukları olmayacak. MHK, ayrıca hakemlerin 12 dakikada 2800 metreyi koşma zorunluluklarını da 2700 metreye indirmiş. Bu da olacak şey değil. Kondisyon kuvvettir... Kondisyon cesarettir... Kondisyon özgüvendir... Kondisyon ayakta kalabilmektir... Kondisyon sağlıklı ve doğru karar verebilmektir... Kondisyon iletişimdir... Kondisyon kararlılıktır... Kondisyon adalet dağıtmaktır. Ayrıca kondisyon yaşam kalitesini arttırır. Kondisyonu sadece koşan hakem olarak algılarsanız yanılırsınız. Hatta bize koşan hakem lazım değil, atlet yetiştirmiyoruz derseniz iki defa yanılırsınız. Hakemlik yaşantılarında kondisyon problemi yaşamış olanlar (onlar kendilerini iyi bilirler) bu tezi savunurlar. İşte o zaman etli, butlu, göbekli orta sahada duran, kendini zor taşıyan hakem nesli yaratırsınız. Sayın ÖZERTEN; hakemliklerinde koşamayanlar ve bundan dolayı hep muzdarip olanlar sizi yanıltıyor. Avrupa'nın gözbebeği olan Süper Ligimiz'in mücadelesine ve agresifliğine dayanabilecek hakem kondisyonuna değil 2700 metre, 3200 metre bile az gelir.

Dilerim bu yeni uygulama ile süper lig tansiyonuna ayak uydurabilecek hakem sayısını giderek parmakla gösterecek hale gelmeyiz...

Anonslar tornistan

Süper Lig temsilcileri 3-4 Ağustos'ta Ankara'da buluşuyor. 2005-2006 futbol sezonu hazırlıkları kapsamında temsilciler ve gözlemciler kurulu yeni sezon için uygulanacak talimatlar ile temsilcilerden istenecek görevleri bu seminerde ele alacak ve en ince ayrıntısına kadar bütün temsilcilere tek tek anlatılacak. 2004-2005 futbol sezonunda yeniden yapılanan ve teşkilatlanma süreci yaşayan temsilciler ve gözlemciler kurulu, sıkıntılara rağmen ufak tefek hatalar dışında sezonu başarılı bir şekilde tamamladılar. Temsilciler ve gözlemciler kurulu bu sezon bir ilke daha imza atacak. Artık müsabaka sonunda hazırlanacak raporlar e-mail yoluyla federasyona gönderilecek. Bu ne demektir biliyor musunuz? Artık bütün temsilciler internet ve bilgisayar kullanacak. Bu son derece çağdaş... Çağdaş olduğu kadar Avrupai bir uygulama. Gene bu seminerde geçen sezon uygulamadan kaldırılan küfürden dolayı yapılan anonslar tekrar geri gelecek. Bence futboldaki şiddetin, kinin, nefretin hatta futbol terörünün baş tetikçisi küfürden artık ülke olarak bizar olduk. Sevgili Ömer Üründül'ün futbolumuza ve ülkemize yapacağı en hayırlı iş bu. Alacağı tedbirlerle, yapacağı kontrollerle ve uygulamadaki adaleti ile küfürün üstesinden geleceğine dair en ufak bir kuşkum yok. Zor olduğunu biliyorum. Kolayı herkes başarır. Önemli olan zoru başarmaktır. Biz Akşam Spor grubu olarak küfür illetinden kurtulabilmek için sana her türlü desteği vermeye hazırız. Çünkü sana ve ekibine güveniyor ve inanıyoruz. Futbol kamuoyu hazır olsun, takımlar hazır olsun, seyirci hazır olsun. Artık küfürden dolayı anonslar yapılacak. Yeni uygulamaya göre küfürde 1, 2 ve 3. anonslar yapılacak, daha sonra rapor tutulacak ve federasyon gereken kararı verecek.

Ufuk Özerten'den inciler

MHK'nin çiçeği burnundaki başkanı, Abant'taki hakem seminerinde adeta şov yapıyor. Fizik yapısı ve gür sesinin de avantajı ile dikkatleri üzerinde toplamayı başaran Ufuk Özerten, seminerin başladığı ilk günden bugüne kadar yazılı ve görsel medyanın adeta odak noktası. Hey gidi günler hey... Sevgili kardeşim Ahmet Çakar'ı hatırladım. Bana hep bu konuda şu eleştiriyi yapmıştır. '..MHK Başkanı Bülent Yavuz, kanal kanal dolaşacağına işini yapsın' derdi. MHK başkanının elbetteki kendine özgü prensipleri vardır. Bunlara saygı duymak gerekir. Ama bizden hatırlatması; her şeyin azı karardır.

Ufuk Özerten diyor ki;

1) Klasman değerlendirme sınavlarını kaldıracağız.

Bu ne demek biliyor musunuz? Eskiye dönüş olacak. Yani hakemlerin geleceği iki dudak arasına bırakılacak. Eskiden bu yüzden büyük kaoslar yaşanmış ve Allah rahmet eylesin Dr. Mustafa Çakar, MHK başkanı iken sistemi değiştirmiş, hakemliğin geleceğini iki dudak arasından kaldırarak bugünkü sistemin kurucusu olmuştu. Peki bu klasman değerlendirme sınavında neler var. Hakemin tahsil puanı var, hakemin yaş puanı var, hakemin yabancı dil puanı var, hakemin bir sezon boyunca aldığı maç sayısı karşılığındaki puanı var, hakemin yönettiği maçlardaki gözlemci not ortalaması var. Ve hakemin kural bilgisinden aldığı not var.. Siz bütün bu verileri ortadan kaldıracaksınız ve ağzınızdan çıkacak Ali-Veli düşsün, Ahmet-Mehmet çıksın! Yani istediğinizi alacaksınız, istediğinizi düşüreceksiniz. İkisi arasındaki farkı bilmem anlatabildim mi? Ufuk abi, senin dürüstlüğünden hiç kaygım yok. Ama biz ülke olarak henüz buna hazır değiliz. Geçmişte bunun çok ama çok büyük sıkıntılarını yaşadık. Türkiye çok büyük bir ülke, hakemimizin sayısı on binlere geldi. Bütün bunları nasıl izleyeceksiniz, göreceksiniz ve bunlar hakkında nasıl karar vereceksiniz?

Wolker Roth beni şaşırttı

2003-2004 futbol sezonu için uluslararası futbol hakem seminerindeyiz. Seminerimizin önemli konuğu UEFA Hakem Kurulu Başkanı sayın Wolker Roth.. Kendisinden büyük beklentilerimiz olan ve Türk hakemliğine ivme kazandıracak söylemlerini, düşüncelerini dört gözle beklerken, hakem camiası olarak heyecanlı ve heyecanlı olduğumuz derecede de gururluyuz. Çünkü Wolker Roth, Türkiye'de bulunmaktan, özellikle hakemler arasında bulunmaktan mutlu olduğunu söylüyordu. Seminerin son derece nezih olduğunu, doyurucu olduğunu ve Avrupa'da örnek düzeyde olduğunu da söylemesi bize gurur veriyordu. Böyle bir ortamda MHK olarak kendisi ile yapmış olduğumuz toplantıda Türk hakemliğinin geleceği hakkında söyleşide bulunurken, 'FIFA hakem listeniz yaşlı ve İngilizce bilmeyen hakemlerden oluşuyor. İlk önce bunları düzeltmeniz lazım. Bize vereceğiniz listede en fazla 35 yaşında hakem göndermeniz gerekir' ifadelerini gün gibi hatırlıyorum. Hatta bazı medya mensupları da bu konuyu bizati Roth'un ağzından duyarak o günkü televizyon ve gazetelelerinde kullandılar. Ne değişti de şimdi aynı Roth bir kaç yaşlı hakemi kastedip 'Şayet o hakemler FIFA listesi dışında kalmasalardı kategori atlayıp UEFA'da daha önemli görevler alacaklardı' diyor. Peki ben de diyorum ki; madem öyle, Metin Tokat'a son iki senesinde neden sadece bir maç verdiler? Neden bazı hakemleriniz İngilizce bilmiyor diye tenkit yazısı gönderdiler. Meraklıları federasyondan temin edebilir. Evet Orhan Erdemir için Wolker Roth daha sonra bana da 'Listeden çıkmasaydı üst kategoriye alabilirdik' dedi. Ama diğerleri için herhangi bir şey söylememişti.


 
 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir