 |
|
|
|
'Devleti' dinlemek lazım (2)
|
|
|
19 Temmuz'da Genelkurmay Başkanlığı (Gnkur.Bşk.)'nca verilen 'Terörle Mücadele' brifinginde, Gnkur. II. Bşk. Org. Sn. İlker Başbuğ, terörle etkin mücadele için şöyle demişti:
'Terörle mücadelenin bütün yönleriyle ilgili olarak, Başbakanlığa bağlı, makro planlama yapacak, yeni bir kuruluştan söz ediyorum. Güvenlik, istihbarat, psikolojik harekat, ekonomi, eğitim, sosyal sorunlar gibi birçok yönde, makro düzende inceleme yapacak, doğrudan Başbakan'a bağlı olacak'.
Bu durum bir ihtiyaç mıdır? Bunu anlamak için, devletin şu anda terörle mücadelede görevlendirilmiş unsurlarını kabaca bir hatırlamakta yarar var. Önce, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)'nin muhtelif unsurları; üç kuvvet komutanlığı ve özel kuvvetler komutanlığı ve bunların istihbarat ve harekatını koordine eden Gnkur. Bşk.lığı. Sonra, Jandarma Genel Komutanlığı (J.Gn.K.lığı)'nın pek çok birlik ve karargahı. Diğer yanda, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Özel Harekat Şube Müdürlükleri. İlaveten, Özel Harekat ve Terörle Mücadele Daire Başkanlıkları. Ayrıca, il emniyet müdürlüklerinin Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri. Ve tabii doğaldır ki, MİT Başkanlığı'nın Terörle Mücadele Daire Başkanlığı. Bunlar, bir anda aklımıza gelenler.
Bir konudan şikayet varsa, üstelik bunu, ülkede en ziyade 'ne dediğini bilen' kuruluşu Gnkur. Bşk.lığı yapıyorsa, bu şikayeti 'ciddi şekilde', ciddiye almak gereklidir.
Devletin ilgili tüm birimlerinin, koordinasyon içinde ve çok daha etkin çalışarak, ülkedeki mevcut ve muhtemel terör tehdidine karşı çok daha başarılı sonuçlar alacağı muhakkak olan böyle bir 'Terörle Mücadele Birimi'nin tesisi için, Sn. Başbakan, o sırada bulunduğu Moğalistan'da verdiği beyanatta; konuya olumlu baktıklarını ve hatta, bu yönde çalışmalar yaptıklarını söylemiş ve bu sözlerini, Moğalistan'dan dönüşte de tekrarlamıştı.
Sonuç ne olmuştur? Sn. Başbakan'ın '... bu yönde çalışmalar yaptıklarını' söylediği konunun, Bakanlar Kurulu'nda ele alınması sonrası, hükümet sözcüsü Sn. Çiçek, bakın ne diyor:
'Ayrı bir bütçesi ve tüzel kişiliği olan yapı yerine, şu anki yapıyla bunun yürütülmesinde fayda var ('Fayda varsa', şikayet neden?). Geçmiş OHAL Valiliği ihdas edildi, ne kadar faydalı oldu? (Sn. Çiçek, bilmediği şeyleri konuşuyor, önce, o günlerde sorumluluk taşımış kişilerle görüşmeli.) Bu konuda ihtiyaç, koordinasyonun daha hızlı yapılmasıdır (Yapılamıyor ki, yeni teşkilat talep ediliyor). Yeni bir teşkilatlanmaya ve model ihdasına gerek görmüyoruz. (Anayasa Md. 117. 'Milli Güvenliğin (İç ve Dış) sağlanmasından... Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur'. Hatırlatması bizden.)
Şöyle bir soru akla gelebilir: Terörle mücadele bu ülkede yeni başlamadı ki, daha önce neden böyle bir ihtiyaç yoktu? Çünkü, o zaman devletin bir 'Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği' vardı. Peki, şimdi yok mu? Fiiliyatta yok. Olanı, 2003 yılında Avrupa Birliği'nin direktifi istikametinde 'Yok ettiler'. Peki, mevcut 'görünen (!)' ne iş yapıyor? Hiçbir iş yapamıyor. Ana görevi olan 'Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi'ni bile Milli Güvenlik Kurulu'na sunamayan bir Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nin varlığından söz edilebilir mi?
27 Temmuz tarihli yazımızın başlığı, 'Devleti dinlemek lazım' idi. Ülkenin ve milletin menfaati adına, bir hafta içinde ikinci defa söylüyoruz: 'Devleti dinlemek lazım'.
|
|
|
|
|
|
 |