Geçtiğimiz hafta Digiturk yetkililerine yönelik bir kampanya başlattık: Bir bilim kurgu kanalı istiyoruz. info@digiturk.tv adresini e-posta bombardımanına tuttuk. Sebeplerimiz vardı bu kampanyayı başlatırken: Bilimkurgu film ve diziler insanları düşünmeye iter, kafaları çalışmaya zorlar. Bugünün koşuşturması içinde günü kurtarmayı bırakır ve yarını irdelemeye başlar insanlar. Enteresandır, bilimde yapılan birçok gelişmenin ardında bilim kurgu felsefesi vardır. Zira bilim kurgunun birbirine 'nü nü nü, ciyuv ciyuv, dışın' şeklinde ateş eden uzaylılardan öte bir misyonu vardır. Bilim ve teknolojinin henüz gelmediği noktalara gidip orada dünyanın nasıl ve ne şekilde olacağını tahayyül eder bu 'sanat' dalı. Böylece insanlar bu gelişmelerin ne kadar güzel olacağını görür ve hem bilim insanları hem de teknoloji geliştiricilerine karşı daha talepkar olurlar. Gelişmeler de zaten bu şekilde hızlanır. Bilim kurgu, teknologların hayal gücü, yaşam kaynağıdır.
Bu noktada bilim kurguyla fanteziyi birbirinden kesinlikle ayırmak istiyorum: Bilim kurgu, teknolojik olarak yapılması mümkün olan şeyleri öngörür. Her şeyin bir neden-sonuç ilişkisi vardır. Bilimkurguda imkansız şey yoktur, henüz yapılmamış veya düşünülmemiş şey vardır. Fantezi ise bu türün dışında yazarın bir yerinden uydurduğu, 'ben istedim oldu' dediği yalan dolan bir masaldır. İkisini aynı yere koymak hep ayıp hem de haksızlıktır.
Bu anlamda bilimkurguyu çok istiyor ve bir an önce Digiturk kanallarından birini bilimkurguya yönelmiş görmeyi arzuluyorum. Haydi gelin birlikte birkaç eski yararlı bilimkurgu şahsiyet, ürün ve diziyi hatırlayalım: Uzay 1999
Cep telefonunu andıran ve elde taşınan görüntülü iletişim cihazları, muşta şeklindeki lazer tabancası, oturduktan sonra geminin pilot koltuğuna kadar götüren otomatik taşıma sistemi, Ay üstündeki madenleri yakıta çeviren teknolojisi, turuncu uzay giysisi ve gözünde (sanat yapmıyorum, şekiller gözünde çıkıyordu) canlandırdığı hayvanların kılığına girerek bir saat o hayvan olarak kalabilen Maya ile muhteşem ve felsefi bir diziydi. Ekim 1999 yılında Ay'ın dünya yörüngesinde kalmasıyla insanların onun öngörü değil, dizi film olduğunun farkına vardılar. Uzay Yolu
Dizilerin babasıdır. Hem çekim bakımından hem de konusuyla tarihin en önemli kilometre taşlarından biridir. Bu diziden sonra Warp hızına ulaşma tartışılmış, anti-madde herkesin ciddi araştırma konusu olmuş, günün birinde ışınlanma mümkün olursa nelerin değişeceği gündeme gelmiştir. Mr. Spock karakteriyle ırklar arasında farklı iletişim yöntemleri araştırılmış, herkesin bizim gibi olamayacağı ama bunun için onları değiştirmenin değil onları olduğu gibi kabul etmenin gerekliliği gündeme gelmiştir. Galactica
Mısır uygarlığını çağrıştıran cihaz ve gemileriyle bizlerin (1975 öncesi doğumlu) yüreğinde taht kurmuş, tarihin en karizmatik ve parlak düşmanları Saylonlular dahi posterlerde duvarlarımıza itinayla asılmıştır. Kahpe Saylonlular'ın insan ırkının gezegenini patlatmasıyla ortaya çıkan bir yol filmidir aslında Galactica. Filmdeki insan ırkının uzay gemileri Star Wars filmi yapımcılarını kıskandıracak kadar mükemmeldir. Dr Who
İngilizlerin, ABD'liler gibi filme ve televizyona harcayacak prodüksiyon parası olmadığı için hep mükemmel konular yakalamak gibi bir zorunlulukları vardı. Doktor WHO da bunlardan biridir. BBC dizisi olarak doğmuş, 1963 yılından 1989'a kadar 7 farklı aktör tarafından oynanmıştır. Doktor Who ve arkadaşları uzayda gezerken gibi bir konusu vardır. 256 bölüm olarak çekilmiş ancak BBC'nin muhteşem arşivciliği sayesinde sadece 109 tanesi hayatta kalmıştır.