31 Temmuz 2005 Pazar       




 

Hakan Tiryaki


 
hakan.tiryaki@aksam.com.tr

Uzaylı gençlerin anket sonuçları

   
 
Geçtiğimiz hafta Anadolu Ajansı kaynaklı bir haber birçok yayın organı tarafından şaşırmış bir ifade takınılarak verildi. Haberde, Hacettepe Üniversitesi'nin, Ankara'daki okullarda okuyan 372 lise öğrencisinin katılımıyla yaptığı anket çalışmasının 'ürpertici' sonuçlarına dikkat çekiliyordu.

Bu anketin sonuçlarına göre, % 61'i kız olan katılımcıların % 4.8'i tecavüzün suç olmadığını düşünüyormuş. Hesaba göre bu genç arkadaşların yaklaşık 18'inin adını her an bir tecavüz vakasında duyabiliriz. Lisede okuyan bir gencin tecavüzün suç olduğunu düşünmüyor olması, onun 'düşünmüyor' olduğu anlamına gelir! Eğer bu arkadaşlar zeki varlıklar ise, o takdirde, anketin yapıldığı günün dünyadaki ilk günleri olduğu anlamını çıkarabiliriz. Zira, dünyadan bu kadar habersiz olmak için, Dünya'da olmamak gerekir!

% 1.6'sı ise hırsızlık, gasp gibi bir başkasına ait eşyaya sahip olma eylemlerini suç olarak nitelendirmemişler. Eh son günlerde hızla suç örgütlerinin moda eylemi haline gelen 'kapkaç' olaylarının bu kadar artmasının arka planı kafamda yavaş yavaş aydınlanmaya başladı. Bu arada flörtün suç ya da kısmen suç olduğunu düşünenlerin oranı ise neredeyse % 35'lere dayanıyor. Kısacası öğrencilerin kafasında suç olan ile suç olmayan bir şekilde yer değiştirmiş ama nasıl değiştirmiş, o mekanizma biraz karışık işte.

Gençliğin o yüksek eğlenme potansiyeli göz önüne alınırsa bu korkunç durumdan bir çıkış noktası bulabiliriz. Gençlerin bir kısmı bu sıkıcı ankete cevap verirken 'gülelim, eğlenelim' halet-i ruhiyesiyle suç olduğunu bile bile tecavüzün suç olmadığını düşündüklerini söylemiş olabilirler. Bu olay masum bir 'dalga geçme' eyleminin sonucuysa rahat bir nefes alabiliriz. Ama eğer öyle değilse, eğer zırcahillik gençler arasında bu denli hızlı yayılıyorsa işte o zaman hapı yuttuk demektir!

Hırsızlığın ve tecavüzün suç olduğunu bilmeyen, uzaydan dün akşam gelmiş bu genç arkadaşların kim olduğunu tespit edelim. Yeniden anasınıfından okula başlatalım, fişle cümle kurma işkencesine tabi tutalım. Renkli kuru fasulyelerle harfleri yazdıralım...

Şaka bir yana, bu çocukları sadece milli eğitim sisteminin başarısızlığı olarak görmek budalalık olur. Bu kadar gencin hayatında doğru gitmeyen pek çok şey varsa, bu sistemin bir başarısızlığıdır! Gençlikten umudu kesmenin, gelecekten umudu kesmek anlamına geleceğini unutmayalım ve şu 'sistem'i heyecanlanmadan, yıkıp dökmeden, bağırıp çağırmadan adam etmeye bakalım...


 
 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir