 |
|
|
|
Şehrin çehresi güzelleşirken
|
|
|
Antalya kent merkezindeki çevre yolları ağır ağır modernize hala getirilirken, yapılan yol kenarı peyzaj çalışmaları ile süslenirken gerçekten bu değişimin içinde yaşayanlar olarak bizlerde bu değişimin farkına varıyoruz. Bizler, diyoruz çünkü içinde yaşayan bizler, peyzaj düzenlemesi yapanlardan daha az körüz. Çünkü biz gözümüzü açtığımız zaman kokusu ile kaybolmaya yüz tutan yeşil dokusunun güzelliği ile narenciye bahçelerini görebiliyoruz.
Ama tesislerde kaldığı süre boyunca bu güzellikleri göremeyen ancak geliş gidişlerde görebilecek turistlere gösterebileceğimiz Antalya narenciye ağaçlarından 12 ay meyvesi eksik olmayan güzel görünümlü turunç ağaçlarını, kendisine bile gölge hayrı olmayan Arabi doku Palmiye veya Hurma ağaçları yerine dikemez miyiz?
Turizmde denetim yok
Turizmde bir denetimsizliktir gidiyor son günlerde. Alanya'da yaşanan tekne kazası ile denizlerde günübirlik gezi yapan tekneler gündeme geldi. Şimdi ise gözler, sezonun yoğunlaşması ile birlikte turizmde çalışan araçların ve tur otobüslerin yaptığı kazalara kayıyor.
İşe turizme taşımacılık hizmeti veren firmalardan başlayalım. Bu firmalar acaba kiraya verdikleri otobüsleri, araçları ve araç sürücülerini denetliyorlar mı? Ne şartlarda kaçar saat çalıştıklarını araştırıyorlar mı? Aynı şartlarda Seyahat Acente ve Tur operatörleri taşıma filolarını denetimde tutuyorlar mı?
Gerçekte bu soruların tabii ki cevabı kocaman bir hayır. Ama kendilerine sorsan buna yanıt olarak hassasiyetlerini sayfalarca sıralarlar. Yetkililer olarak doğru cevabı ancak araçları kullananlardan bulacaksın.
Bulacaksan da fazla geç kalmadan ona göre de biran önce tedbirini alacaksın.
Konyaaltı Sahil yolunda günlerdir alamadığın haftalardır uygulamadığın tedbirler gibi(!) değil.
* * *
'Gözden ırak olan, gönülden de ırak olurmuş. İşte Alanya, işte bir sezonda ikinci olay. Alanya-Okurcalar da gerçekleşen ve dört kişinin ölümü ile sonuçlanan su sporları ve rantı yüzünden çıkan silahlı çatışma ve mafya usulü hesaplaşma. Netice, bölge ve ülke adına utanç verici bir olay.
Turizm alan ve merkezlerdeki kıyılarda sezon öncesi Kültür ve Turizm İl müdürlüğü ile Vilayet koordinasyon kurulu tarafından belirlenen noktalarda su sporları organize edecek firmalardan yeterlilik belgesi istenerek bu alanlar tahsis edilir. Okurcalar da çıkan bu huzur bozucu çatışmanın şimdi sebebini araştırmak gerekir. Olayı yaratan o bölgede iki tane aynı organizasyonu yapan firmanın işi ne? Her iki firmaya da yetki nasıl verilir? Eğer firmanın biri yetkili değilse zamanında denetimler neden yapılmamaktadır? İlle bir olay olması mı beklenmektedir?
ANLAYANA GÜNÜN SÖZÜ:
Bürokraside VEKİLLER çoğalırsa, ASİL Yetkililerin sözü dinlenmez (!)
|
|
|
|
|
|
 |