 |
|
|
Şerif Yenen
|
|
|
Turizmde Otantik Değerler ve Gerçeğe Uygun Sunum
|
|
|
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Talimhane Otelleri bir kampanya başlattı. Türk geleneklerini turistlere tanıtmak amacıyla hayata geçirilen kampanya kapsamında, bundan böyle, bölgedeki otellerde kalan konuklara geleneksel Türk kahvesi sunulacak, çaylar ince belli bardaklarda ikram edilecek, geldiklerinde konukların yakalarına birer nazar boncuğu takılacak ve bunun kültürümüzdeki anlamı anlatılacak. Ayrıca, konuklarının odalarında başuçlarına çikolata yerine lokum konacak, otelden ayrılan turist otobüslerinin ardından Türk adetlerine uygun olarak 'su gibi yolunuz açık olsun' anlamında kovayla su dökülecek. Turist Rehberleri Birliği'nin de destek verdiği bu kampanyayı başlatan otellerin amacı, turistlerin aklında geleneksel Türk kültüründen küçük birer anı bırakmak; kendilerini kutluyor benzer uygulamaların diğer bölgelerde de gelişmesini diliyoruz.
Çoğumuzun bildiği gibi, günümüzde seyahat edenler gittikleri ülkede basmakalıp olanla yetinmiyorlar artık. Günlük yaşamı, özgün kültürel yapıyı tanımaya, anlamaya, ülke insanıyla iletişim kurmaya çalışıyorlar. Ziyaret ettikleri ülkenin otantik değerlerine ilgi duyuyorlar. Gidecekleri ülkelerle ilgili temel bilgiler edinirken özellikle tanışacağı o yeni kültürün otantik değerlerini öğrenmeye çalışıyorlar. Dünya Turizm Örgütü, otantik olmayı turizm kalitesi belirleyenlerinden biri olarak değerlendirirken, Avrupa Birliği'nin turizmle ilgili olarak düzenlediği konferanslarda, hazırladığı raporlarda da yine otantik olmanın turizmdeki önemi, gerçeğe uygun sunumunun gerekliliği vurgulanıyor.
Turizm açısından bakıldığında küresel bir dünyada standartlaşmadan korunmanın bir yolu, özgün kültürel öğeleri bulup yakalamak ve onları doğru bir sunumla öne çıkarmaktır. Turistlerin gittikleri ülkelerde farklı kültürleri, farklı yaşam biçimlerini keşfetmek istediklerinin, ülkeyle kolayca özdeşlik kurmalarını sağlayacak ayırt edici kültürel ürünler, otantik eşyalar satın aldıklarının, hatta bununla yetinmeyip günlük yaşamlarında farklı deneyimler yaşamak için para ödediklerinin en yakın tanıkları biz turist rehberleriyiz.
Gözlemlerimizden yola çıkarak, dünya turizminde son yıllarda otantik olana bu yoğun ilgi, bizi sahip olduğumuz değerleri gerçeğe en uygun biçimiyle sunmak konusunda daha hassas davranmaya yöneltmelidir. Küresel bir dünyada turizmin 'bozucu' bir etkisi olmasa da geleneklerin olduğu gibi korunabilmesi güçleşmekte elbette. Bu doğrultuda, otantik değerlerden yararlanıp bir çekim merkezi yaratmak, otantik motifleri turist beklentisine uygun hale getirmek pekala mümkündür. Fakat bunu yaparken, içerik ve biçim kalitesiyle estetik açıdan gerçeğe uygun sunumunu yakalayabilmeye dikkat etmemiz gerekir. Bu değerleri günlük yaşamın bir parçası olarak, doğallığında sunduğumuz taktirde, konuklarımız kendilerini 'öteki' gibi hissetmeyecek, böylece bizi günlük yaşamımız içinde gerçekten olduğumuz gibi, 'biz' gibi tanıyıp anımsayabileceklerdir.
Sürdürülebilir turizm yani tüketmeden icra edilebilir turizm anlayışının en temel ilkelerinden biri kültürel değerlerimizin korunması olduğunu unutmayalım.
|
|
|
|
|
|
 |