27 Temmuz 2005 Çarşamba       




 

Engin Ardıç


 

Wlam, bam, thank you ma'am!

   
 
Bu memlekette, iki yıldır evli olduğu halde bakire kalmış kadın da görülmüştür. 'Çocuğumuz olmuyor' diye doktora gitmişler, muayenede, adamın karısının göbek deliğini 'çocuk yapılan delik' sandığı ortaya çıkmış... Fıkra gibi ama ne yazık ki gerçektir.

Nasıl, ilginizi çekti, değil mi? Madem ki para, futbol ve seksten başka bir konu sizin için önemli değil, işi üçüncü ayağından tutalım. Diğer ikisiyle başka arkadaşlar uğraşıyorlar, onlara bakacaksınız.

Bir refikimiz geçenlerde bir cinsellik araştırması yaptırmış, çarşaf çarşaf yayınlıyor. Bu tür araştırmalar yazın da kışın da ekmek getirir, ve de gazetenin adını anmayıp 'refikimiz' diye geçiştirmek Babıali zagonuna uygundur. Babıali geleneklerini çiğnediğim için hep suçlandım, aha bugün çiğnemiyorum işte!

Bu araştırmada, erkeğimiz olsun kadınımız olsun, cinsellik hakkında bir halt bilmediğimiz ortaya çıkmış.

Çünkü cinsellik Türkiye'de ya ayıptır ya günah.

Dört karılı, dört yüz cariyeli atalarımız da 'yukarıdan' bizim 'muhafazakarlara' bakıp bakıp gülerler.

Tutuculuk edeceğiz diye, Hristiyan kültürünün 'püriten' ahlakını kendimize uyguladık, cinselliği tu kaka ettik. Katolik inancında papaz kadınlara bakmıyor ya, imamın bakmasını da hoş karşılamaz olduk.

Öte yandan laik çevrelerde de 'çocuğun yanında konuşulmaz böyle şeyler', işin kötüsü karının ya da kocanın yanında da konuşulmaz!

Refikimizin araştırmasında, kendilerine soru yöneltilen erkekler cinsel organlarını sayamamışlar, kadınlar da orgazmı tarif edememişler!...

'Datlı datlı çişim geliii...' deselerdi bari, biz anlardık.

Bilmeyenler de, doğudan sanacaksınız değil mi, hayır, en çok Marmara bölgemizden! Hani şu en gelişmiş, en kalkınmış bölgemiz.

Çünkü bu memlekette kadının orgazm olması da ayıptır. Eskiden 'topuğuyla yatağa birkaç kere vurma' hakkı verilirmiş kadına, keyif alma limiti bu kadar. İnleyene, haykırana orospu diyorlar. Kadın erkeğine iyi kötü birşeyler yapacak olursa da, 'nerede öğrendin ulan bunları' sorusu hazırdır.

Fakat kadınlar da 'malak gibi yatıp' sonra da erkeği arkadaşlarına çekiştirirler, 'yatakta hiç iyi değil şekerim, zero, zero...'

Bu memleketin erkeği, dünyada 'erken boşalma' sorununu en çok yaşayan erkektir.

Bu memleketin erkeği, işi bitince ya kalkar gider, ya arkasını döner uyur.

Çünkü genelevde, iş bitince fazla sallanmadan bir an önce giyinip defolmak gerekmektedir, sırada başka müşteri beklemektedir.

Sigara yakması bile hoş karşılanmaz, çünkü yatak odasında sigara içmek de doğru değildir. Allah korusun yangın çıkmasa bile perdeler is kokar sonra...

Karısını çırılçıplak görmemiş kaç milyon erkek, kocasını çırılçıplak görmemiş kaç milyon kadın vardır bu ülkede?

Niçin Türk erkeğinin yakaladığı 'gavur karısını' düdüklemesi milli onur kaynağıdır da, Türk kadını 'kabukluyla' ilişki kurarsa recm edilmek istenir?

'Türk-Yunan dostluğu' ayağına yatan bütün entel filmlerde neden hep çocuk Türk, kız Yunanlı'dır da, tersine hiç rastlanmaz acaba? Kurtuluş savaşında yakışıklı bir Yunan subayına aşık da olup da vatanıyla sevgisi arasında duraksayan, iki cami arasında binamaz kalan Türk kızının dramını hangi babayiğit romancımız maçası sıkıp da yazabilecektir?

Daha fazla kurcalarsam vatan haini diyecekler, onun için en iyisi bu konuyu tarihçilere bırakalım!

Ne yani, otu botu bırakmıyor musunuz?


 
 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir