Akşam
 
 www.aksam.com.tr
 26 Temmuz 2005

Enver Olgunsoy / Zehirli meyve sebze ve hipermarketler

Evet, zehirli meyve ve sebzeye dur demelerini öncelikle toplumun büyük kısmının alışveriş yaptığı süper ve hipermarketlerden bekliyoruz. Bu konuya ilgi göstermeleri onların sosyal sorumluluğu... Ayrıca 'Hal' yasasının çalıştırılarak tüm taze sebze ve meyvenin 'hal zincirinden' geçirilerek hem faturasız mal satışına hem de zehirli ürün satışına denetimi de devletten beklememiz bizim en tabii hakkımız. Halk olarak en basit insani hak olan zehirsiz sebze meyve satın alabilmeyi ısrarla talep etmeliyiz ..
Bu günkü teknoloji, bir süpermarketten aldığımız herhangi bir sebze ve meyvenin fiyat öğrenme düzeneğine benzer bir kioska ürünün barkodu okutturulduğunda hangi gübre ile kaç defa gübrelendiğine, tohumunun transgenik olup olmadığına, hangi ilaçlar kullanıldığına, hangi yollardan geçerek markete geldiğine, kaç santigrad derecede saklandığına kadar izleme imkanı sunuyor. Sağlıklı sebze meyve sunduğunu iddia eden süpermarketlerimiz, anlaşmalı ve kontrollü tarım ile ürün elde edip sunduğunu ifade eden süpermarketlerimiz, bunu bize ispat etmelidirler. Yoksa bunu sadece söylemek yeterli olmuyor.
Kontrollü ürün sunduğunuzu söylüyorsanız bunun şeffaf bir şekilde izlenebilmesine olanak tanıyın.Yok böyle bir iddiada değilseniz lütfen kontrollü ürünler sunmaya acilen yönelin. Zira insanımız sizlere güveniyor, ürünleri seçerek satın almalarına olanak sağladığınız için sizleri tercih ediyorlar, güveniyorlar, lütfen bu güveni boşa çıkarmayın. Mal temin ettiğiniz üreticiye ' izlenebilir' olması konusunda yardımcı olun, onu yönlendirin zira üretici bu konuda bilgisiz.. Tarım Bakanlığından beklenen bu konuda üreticiyi bilgilendirmesi.Ancak maalesef bu gerçekleşmiyor. Devletin tarım teşkilatı fildişi kulesine çekilmiş, sanki tüm görevlerini tamamlamışçasına rehavet içinde. Onlara sorarsanız her şey kontrol altında ve yolunda.. Halbuki yolunda olmadığını, zehirli sebze meyve yediğimizi, yurtdışına gönderdiğimiz ürünlerin geri gönderilişinden açıkça anlıyoruz... Aynen Çernobil olayında radyasyon tehlikesinin gizlendiği gibi yurtdışından geri gönderilen ürünleri gizliyoruz, gönderen firmanın ismini bir sır gibi saklıyoruz. Hoş firma ismi bilinse dahi o isimle ilgisini kesip faaliyetine başka bir isimle devam ediyor ya Ö Yine de bilmemizde yarar var.
Yeter artık ne yediğimizi bilmek istiyoruz...

Ana Sayfa     Geri


© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.