 |
|
|
|
Tezkere tam bir trajedi oldu
|
|
|
Geleceğimizi yaratmada geçmişimizin önemini bundan daha iyi hiçbir örnek anlatamaz. Tezkere olayından bahsediyorum. İyi analiz edilirse ülkemiz açısından hayati sonuçlara ulaşabiliriz. Genel Yayın Yönetmenimiz Serdar Turgut haklı, tezkerenin reddinin faturasını ödemeye başladık. Tekrar canlanmaya çalışan terörün kökeni kesinlikle Irak'la ilgili.
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, geçen haftaki brifinginde altı çizilen husus şuydu: 'Terör 2003 yılından itibaren dirilme çabalarını arttırmıştır.'
Bu tarih, Irak savaşını işaret ediyor. Her şey tezkerenin reddedildiği 1 Mart 2003 tarihinde başladı. Gerek Washington, gerekse Ankara'da yerleşik pek çok etkili kaynak PKK gerçeğinin son durumunu şöyle yorumluyor:
'ABD'nin terör örgütü PKK'ya müsamaha gösterdiği söylenemez. Ancak örgüte karşı etkili bir mücadele vermiyorlar. Çünkü Irak'ta ABD'nin öncelikleri farklı. Eskiden olsa ABD, Türkiye'nin böylesine hayati bir isteğini öncelikleri arasına alırdı. Şimdi bunu gözardı ediyor, çünkü tezkerenin reddinin ne kadar acı sonuçlara yol açtığını Türkiye'nin de görmesini ve hatta yaşamasını istiyor. Kürtlere karşı hoşgörülü tutumlarını da aynı çerçevede görmek lazım. Türklere bir fatura ödetecekseniz, Kürtlerin stratejik ortak olarak görülmesinden daha etkili yol bulamazdınız.' Aynı çevreler ABD'nin aslında şu mesajı verdiğini söylüyorlar:
'ABD, faturanın kabarık olmasına önem veriyor çünkü bundan sonraki olay ve gelişmeler için Türkiye'yi şimdiden etkilemeye çalışıyor.'
İlişkiler gerildi...
AK Parti iktidarıyla ABD'nin ilişkileri o güne dek çok iyi gelişmişti. Henüz seçimler bile yapılmadan başlayan sıcak diyalog, 3 Kasım'dan sonra Tayyip Bey Başbakan olmadan gerçekleşen Washington ziyaretiyle en üst noktaya çıkmıştı. Bu anlamda 1 Mart tezkeresinin reddi ilişkileri bir anda kesti, buzdolabına kaldırdı. Ardından kısmi bir düzelme yaşansa da asla eski düzeyine gelmedi. Irak'ta ABD'nin zorlukları sürdüğü müddetçe tezkerenin acısı hep taze kalacak ve Washington kanayan bir yara gibi gördüğü bu sorunun faturasını Türkiye'ye ödetmeye devam edecek. Edindiğim izlenime göre ABD, Tayyip Bey'in tezkerenin geçmesini istediğini düşünüyor, AK Parti içinde başka bir güçlü odağın aleyhte çalıştığına inanıyor ama yine de nihai fatura AK Parti'ye kesiliyor.
Askerler istedi ama...
Askerlere gelince... Kuşkusuz tezkerenin geçmesini çok istediler. Bütün 'oyun planları'nı bunun üzerine kurdular, hazırlıklarını tamamladılar. Ancak bence tarihte ilk kez gerçekleşen bir olay yaşadık. Bu denli önemli bir olayda askerlerimiz karar verici mekanizmada taraf olmamayı seçtiler. Tıpkı demokratik ülkelerde olduğu gibi davrandılar. Cumhurbaşkanı da aynı tavrı takınınca Milli Güvenlik Kurulu'ndan karar çıkmadı. Askerler, 'Bu siyasi bir karardır. Hükümet'in takdiridir' düşüncesindeydiler. 'Çünkü siyasi olayın sonuçlarına da siyasi irade katlanmalıdır' görüşünü taşıdılar. Ve parlamentodan tezkerenin geçeceğine çok inanıyorlardı. Ama tezkere reddedildi ve bütün oyun planı suya düştü.
Trajedi böyle bir şeydir. Neyi seçerseniz seçin sonuç kesinlikle hüsrandır. AK Parti tezkereyi kabul etseydi, gelen her şehit cenazesi onların sonunu yaklaştıracaktı. Ancak bu kez terör nedeniyle cenazeler gelmeye başladı. Buna trajedi derler.
|
|
|
|
|
|
 |