 |
|
|
|
Telsim'in değeri
|
|
|
Türkiye'nin GSM ile tanışmasının üzerinden henüz çok geçmedi. Bu süreç içinde yakalanan hızlı büyüme, bugün ülkenin hiç şüphesiz en değerli şirketi Turkcell'i yarattı. Turkcell, yakın coğrafyamızdaki ülkelerde yaptığı başarılı ortaklıklar, New York Borsası'da işlem görmeye başlayan ilk Türk şirketi olması, birçok teknolojiyi Avrupa'dan bile önce getirmesi gibi başarılı hamlelerle hep ön planda kalmayı başardı. Pazarın ikinci oyuncusu Telsim'den yansıyan haberler ise daha çok şirketin sahibi Uzan Grubu'nun yönetim stratejilerinin gölgesinde kaldı. Basında, yeni yatırım, teknoloji, satınalma operasyonu gibi ekonomik başarılardan ziyade, Motorola davası, kaçak kontörler, ödenmeyen borçlar gibi konular taşındı manşetlere.
İmar Bankası olayından sonra ise TMSF tarafından el konulan şirket, bugünlerde sessizliğe büründü. Bir nevi fırtına öncesi sessizlik.
Ancak, bu sessizliğin çok da uzun sürmeyeceğini belirtelim. Satılacağı herkesin malumu olan Telsim'de yakın bir zamanda hareket başlayacak. TMSF'nin satışa yönelik tüm hazırlıklarını tamamladığı belirtiliyor.
Yerli ve yabancı yatırımcıların da hazır olduğu düşünüldüğünde, bu işin uzamayacağını varsaymak yanlış olmaz.
Zaten Telsim'in talip bulamaması gibi bir durum söz konusu olamaz. Telsim'i cazip kılan birçok neden bulunuyor.
Bunlardan ilki abone sayısı. Şirketten yapılan açıklamalarda, abone sayısının 8 milyona yaklaştığı, yapılan kampanyalarla birlikte bu rakamın 10 milyona ulaşmasının hedeflendiği belirtiliyor.
Bununla birlikte krizin ardından oldukça düşen konuşma dakikaları da giderek artıyor (abone başına bir saatin üzerine çıktı). Ulaştırma Bakanlığı'nın GSM sektörü üzerindeki vergileri azaltma niyeti bulunuyor. Bu niyet hayata geçirilebilirse, konuşma sürelerine kesinlikle pozitif katkı sağlayacaktır.
Şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi için gerekli asgari yatırımlar, aksatmadan yapıldı.
Bunların yanı sıra konu Telsim, olunca akla ilk borçlar geliyor.
TMSF'nin el koymasının ardından göreve başlayan yönetim, şirketin devlete ve yatırımcılara yaklaşık 5 katrilyonluk borcu olduğu açıklamıştı. Bu borçlar arasında önemli yer tutan Motorola ve Nokia'nın alacaklarına yönelik açtıkları davalar devam ediyor. Ancak, duyduğumuz kadarıyla bu sorun, satış sürecinde çözülecek. Devletin alacaklarına baktığımızda, orada da yaklaşık 600 milyon dolarlık tahsilat yapıldığını görüyoruz.
Tüm nedenlerin ışığında Telsim oldukça cazip bir şirket gibi görünüyor. Bu görüntünün ihale sürecine nasıl yansıyacağını zamanla netleşecek. Ancak her ihalede olduğu gibi burada da fiyat çok önemli. Mazisinde sorunlar olsa da Telsim, Türkiye'nin önemli bir şirketi. Bu şirketin iyi bir rakama satılması, hepimizin yararına olacaktır.
O zaman bu fiyat nedir? Öncelikle şirket halka açık olmadığı çok sağlıklı bir tespit yapılması pek mümkün değil. Ama, tüm dünyada yapılan standart değerlendirmeler üzerinden gidersek, tahmini bazı rakamlara ulaşabiliyoruz.
Konuştuğum uzmanlar, eldeki veriler ışığında Telsim'in 5-7 milyar dolar arasında bir değere satılması gerektiğini belirtiyor. Ankara'daki hakim görüş ise 3,5-4 milyar dolardan aşağı olmaması yönünde.
Telekom'a ödenecek rakam, Telsim için de örnek alınabilir. Zira, sabit hat konusunda pazarın doyduğunu biz değil Saudi Oger yetkilileri söyleyerek, 'Biz veri aktarımında büyümeyi hedefliyoruz' diyor. Aynı strateji Telsim için de geçerli. Hatta iki kurumun abone yapıları karşılaştırıldığında GSM'in daha da etkin olması mümkün. Dolayısıyla Telekom-Telsim fiyat karşılaştırılması, çok da aykırı bir kavram gibi gelmemeli. Sonuçta Telsim'in fiyatı da masada alıcı ve satıcı arasında belirlenecek, ama benim beklentim iyi bir fiyat çıkacağı yönünde.
|
|
|
|
|
|
 |