 |
|
|
|
Kokan cennetler
|
|
|
Sağlıksız büyüyen turizm yörelerimizde ciddi bir altyapı sorunu yaşanıyor. En ciddi tehlike ise, neredeyse krize dönüşmek üzere olan çöp ve çöplük konusu. Yaz aylarıyla birlikte nüfusları üçe beşe katlanan sahil beldelerinde çöp alanları ve belediye temizlik hizmetleri yetersiz kalıyor. Yaz ve kış nüfus farklılığı nedeniyle dar bütçelerle, kıt kaynaklarla hizmet vermeye çalışan yerel yönetimlerin de bu eli kolu bağlı. Çünkü imkanları sadece çöp sorunuyla dahi başedebilecekleri yeterlilikte değil. Haliyle de durum hergeçen gün biraz daha kötüye gidiyor. Turizmin çöp ve çöplük sorununa bugünden neşter vurulmazsa yakında 'cennet'ler, kokan kentlere dönüşecek...
URLA VE SEFERİHİSAR ÖRNEĞİ
Konunun ciddiyetini anlamak için Urla sahillerinde dolaşmak, Seferihisar'da yerleşim alanlarına kadar dayanan çöplüğü görmek yeterli olacaktır. Biz gittik, gördük. Özellikle turizmde yeni yeni hamle yapmaya hazırlanan, 'balıkçı kasabası'ndan 'turizm beldesi'ne dönüşmek üzere olan kentlerin hali içler acısı. Urla sahilleri gelişigüzel atılmış çöplerle istila edilmiş halde. Denize girdiğiniz yerin 5-10 metre ilerisinde çöpler sinek ve hastalık saçıyor. Koku, burnunuzun direğini kırıyor. Seferihisar'da ise yaz aylarında şişen çöplük, artık yerleşim alanlarına dayandı. Lüks villaların etrafı atıklarla dolu. Burada bir büyük sorun daha var. O da Beyler mevkiinde yer alan ilçe çöplüğünün otomobil yarışlarının yapıldığı parkurda kalıyor olması. Ulusal ve uluslar arası yarışlara sahne olan yolun etrafı çöplerle dolu. Bu durum, Türkiye ve İzmir için son derece negatif bir görüntü oluştuyor.
BELEDİYELER ÇARESİZ
Bu noktada sorunu sadece yerel yönetimlerin üzerine yıkmak, çok da insaflı bir yaklaşım olmaz. Özellikle Urla'da belediyenin çöp toplama ve temizlik hizmetleri konusunda ciddi bir yetersizliğinin olduğunu, yine Urla'da yaşayanlardan öğreniyoruz ama olayın boyutları bence daha büyük. Urla, Seferihisar, Gümüldür, Foça, Burhaniye gibi tatil beldeleriyle Marmaris'i, Bodrum'u bir tutmamalıyız. Buralar turizmin 'amiral gemileri.' Özellikle Marmaris, bu tür sorunlarını büyük ölçüde aşmış durumda. Onlar turizmin daha global sıkıntılarıyla uğraşıyorlar. Oysa, ciddi anlamda turizmle yeni yeni tanışan yöreler, en başta kaynak sıkıntısı içindeler. Yaz ve kış nüfuslarındaki dengesizlik, kıt imkanlarla verdikleri hizmetin yetersiz kalmasına neden oluyor. Buna bir de yaratıcılıktan, yeni kaynaklar bulmaktan yoksun belediye yönetimlerini eklerseniz, sorunların kördüğüm haline gelmesi kaçınılmaz oluyor. Şimdilik yabancıdan çok yerli turisti ağırlayan bu yöreler için çözüm bugünden bulunmalı. Çünkü, aslında adı geçen yerler, turizmde alternatif haline geldiler. Orta ve alt gelir grubunu oluşturan insanlar, artık Çeşme'de, Bodrum'da kolay kolay tatil yapamıyorlar. Doğal olarak Urla'yı, Seferihisar'ı, Ürkmez'i, Burhaniye'yi, Ören'i, Altınoluk'u tercih ediyorlar. Bu, aslında güzel bir gelişme. Ama, yeni gözdeler henüz turizme hazır değil. Kendi çabalarıyla sorunlarını aşıp öne çıkmaya başlayan yerler var. Ama arada sorun yumağına dönenlerin sayısı da az değil. O yüzden, dışarıdan bir el ve kaynak gerekiyor. Ankara, gelişmekte olan bu kentlerin özellikle çöp sorununa el atmalı. Su, kanalizasyon gibi temel hizmetler de gözardı edilmemeli. Yeni turizm alanları yaratılmak isteniyorsa, potansiyeli olan yöreler kaderleriyle baş başa bırakılmamalı. Hazır vekiller tatildeyken söylemiş olalım istedik...
TÜRKİYE'NİN İLK EMLAK YATIRIM KİTABI
Daha önce sizlere 'Yalıların Gizemi' isimli kitabını duyurduğumuz emlak muhabiri Tebernüş Kireçci, üçüncü kitabını yayınladı. 'Emlak Yatırım Rehberi' adıyla piyasaya sürülen kitap, Türkiye'de alanında yayınlanan ilk kitap olma özelliği taşıyor.
Gayrimenkulden para kazanmanın püf noktalarının anlatıldığı kitapta, mortgage sistemi, Türkiye'de en çok kazandıracak bölgeler, kiralama yöntemleri, alınacak ve satılacak evi fiyatını belirlemenin yolları gibi tüketicilerin ve emlak yatırımcılarının işine yarayacak pratik bilgiler yer alıyor. Emlak Yatırım Rehberi, Neden Kitap'tan yayınlandı.
|
|
|
|
|
|
 |