26 Temmuz 2005 Salı       




 

Zülfikar Doğan


 
zulfikar.dogan@aksam.com.tr
zulfikar.dogan@superonline.com

Cennet de, cehennem de bu dünyada mı?

   
 
Ya da başlıktaki soruyu, daha önce yazdığım bir yazımda da yinelediğim şekilde, şöyle de sormak mümkün:

'Bu dünya, başka dünyaların cehennemi mi?'

Ne malum?

Hep, bu dünyadan ayrıldıktan sonra gidilecek 'öbür dünyadan', ahiret hesaplarından, günah - vebal - sevaplardan ve sağ ve sol omuzda ikamet eden günah ve sevapları kayda geçiren, 'katip' melaikelerden, büyük hesap gününde 'mahşerde' onların 'şahadetinden' ve nihayet cennet - cehennem'den, ödüller ve cezalardan söz etmiyor muyuz?

Bu dünyayı kafalardaki 'Cehennemden' ayırt eden, farklı kılan ne ki? Veya, bu dünyayı 'Cehenneme' çevirmek konusunda 'mahir' insanların, Cehennem Bekçisi 'Zeban”' den ne farkı var?

Belki de hepimiz, evrendeki, kainattaki diğer bir dünyanın 'günahkarlarıyız' ve Ceza - Cehennem azabı için, cehenneme, 'Cehenneme dönen' bu dünyaya gönderildik.

Cehennemdeki hesabı ödeyip, kapattıktan sonra ölünce, 'asıl dünyaya' gitmediğimiz, ölümün aslında öbür dünyaya 'doğum' olmadığı ne malum?

Hep yazdığım gibi 'hayatın iki kundak arası' bir bilanço olmadığını bilebilir miyiz? Bakmayın siz, kimi güzellikler, doğa harikaları için kullanılan 'Cennetten bir köşe' tabirine!

Kim görmüş, kim bilmiş ki?

Ya da kimi kadınların güzelliğini anlatmakta kullanılan 'Huri' sözcüğüne. Cennetin ortasında gürül, gürül akan Kevser ırmağı 'şarap' mıydı? O cennetin hurileri de 'Kevser ırmağının sakileri' değil miydi? Bu dünyada şarap içmeyen bigünahlar, öbür dünyada ödül olarak, 'çağıl, çağıl çağıldayan' şarap ırmağından, Kevser'den kana, kana içecekler!

Nü - üryan huriler, bu ırmaktan testi, testi şarap taşıyıp, sakilik yapacaklar'....

* * *


Kafamızdaki cehennem nedir? Zebanilerin bir insana verebileceği eziyet nedir? Yakmak, parçalamak, yakınlarını yok etmek, sevdiklerini elinden almak, ateşe atmak, kaynar su kazanlarında kaynatmak, boğmak, ırzına geçmek, gözünü oymak, kafasını kopartmak, teşhir etmek, rezil etmek, sevişip videoya çekmek, bir şehire seyrettirmek, karısını, kızını, geneleve, pavyona peşkeş çekmek, para - senet mukabili etini, tenini, satıcıya devretmek....daha aklınıza ne gelirse. Hepsini bu dünyada yaşarken, cehenneme ne hacet?

'Cennetten bir köşeye' gidip gezmek, yüzmek isterken, dolmuşta, trende, uçakta, teknede 'zebanilerce' bombalan, parçalan, cayır cayır yan ve öl!

Sevdiğinle yeni kavuş, hayal ettiğin cennetteki huriyle buluş, el ele tutuş, ama bir 'mayına bas' öl!

Kevser ırmağının şarabından, rakısından iç 'sahte çıksın' zehirlen ve öl!

Günde 15 saat, güneşin altında çalış, bir ekmek parasına kavuş, açlıkla, yoklukla boğuş, tesadüf şantiyeyi gezmeye gelen bir Bakanla konuş, sonra patrondan tekmeyi ye, işsizlikle 'hiçlikle' buluş!

Hem dışımızda 'umumi', hem de içimizde 'şahsi' cennet ve cehennemlerimiz!

Hepimiz yerine göre 'melek', yerine göre zebanileriz!


 
 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir