26 Temmuz 2005 Salı       




 

Çinlisiyle Japonuyla bir bütündür Erciyes

   
 
Çin-Japon ve Türk dostluğunun en güzel örneklerinden biri Kayseri’de yaşanıyor. Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde görevli olan, Çin Dili ve Edebiyat Bölümü öğretim üyesi Wang Yanjie (36) ile Japon Dili ve Edebiyat Bölümü öğretim üyesi Norio Islınuma (64), canayakın tavırları ve yaşantılarıyla dikkat çekiyorlar. Hem kendi dillerinde hem de Türkçe şarkılar, türküler söyleyen, tarla çapalayan, halı-kilim dokuyan, yaz-kış dinlemeden kar ve buzda banyolar yapan Çinli ve Japon eğitimcileri Kayseri'de tanımayan kalmadı.

Üç yıl önce Erciyes Üniversitesi Çin Dili ve Edebiyat bölümünde göreve başlayan Pekin Diller Üniversitesi mezunu Wang Yanjie, kısa sürede Türkçe'yi neredeyse ana dili düzeyinde öğrendi. Türkçe'yi öğrenmesiyle çevresinde dikkat çeken, güleç yüzlü Wang Yanjie, Kayseri'de kışın kar ve buzlu suda banyo yapan Erciyes Kaplanları grubuna, Erciyes Üniversitesi’nin çeşitli bölümlerinden eğitimciler sayesinde katıldı. Daha sonra, Erciyes Kaplanları gibi kar ve buzlu suda banyo yaptı, naylonla kaydı, onu görenlerle tanıştı, sohbet etti. İstek üzerine yakın dövüş hareketleri gösteren, Çince 'Merhaba, günaydın, nasılsın, nerelisin, kaç yaşındasın' gibi kelimeleri öğreten Wang Yanjie, Erciyes Kaplanları ile katıldığı, Sarıoğlan ilçesine bağlı Palas beldesindeki kampta, vatandaşlara Çince türkü söyledi, halay çekip oynadı. Gündüz kadınlarla tarlada çapa yaptı, halı dokudu, çevresini saran çocuklara yakın dövüş teknikleri gösterdi, Tuzla Gölü'nde çamur banyosu ile şifa aradı.

Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Japon Dili ve Edebiyatı bölümüne yaklaşık üç yıl önce atanan Norio Ishinuma da Çinli meslektaşı gibi canayakın hareketleriyle kısa sürede kendini kabul ettirdi. Erciyes Kaplanları grubunun etkinliklerine Çinli meslektaşıyla aralıksız katılan, Erciyes Üniversitesi ile Atatürk Stadı kavşağı arasındaki 5 kilometreyi yürüyerek gelip-giden Norio Ishinuma da Palas beldesindeki kampta kalabalığa Türkçe türküler söyledi. Daha sonra hareketli müzikle oynadı, halay çekti. Gündüz ise çevresini saran çocukların sorularını yanıtladı, samurayları, geyşaları ve filmlerden akıllarda kalan Japonya’yı anlattı. Türkçe bazı kelimelerin Japonca karşılıklarını öğretti, halının nasıl dokunduğunu öğrenmeye çalıştı, tandır ekmeği ile peynir yiyerek karnını doyurdu.

Türkiye'yi çok sevdiğini belirten Çinli Wang Yanjie, bir Türk kızıyla evliliği bile düşündüğünü söylerken, bu yıl ülkesine dönüp, üç yıl doktora yaptıktan sonra yeniden gelmeyi düşündüğünü açıkladı. Türkiye’yi gayet çağdaş bir ülke bulduğunu belirten Yanjie, ülkesine gittiğinde Türkiye’nin gönüllü turizm elçisi olacağını söyledi. Yanjie, unutamadığı ilginç bir olayı şöyle anlattı: 'Antalya'da şelale bölgesi vardı. Çevredeki sosyal tesisler şelalenin içindeki pislikleri temizlediler. Ancak bu pislikleri, çöpleri halkın oturduğu yerden alıp, şelalenin diğer tarafına döktüler. Turizme böyle hizmet, temizlik olmaz.'

Japon Norio Ishinuma da Türkiye'yi ve Türkleri çok sevdiğini belirterek, özellikle Erciyes Kaplanları'ndaki samimiyetin, Türklerin ev sahipliğinin onu etkilediğini açıkladı. Tarihi ve doğal güzelliklerin iyi korunmaması, definecilik uğruna tahrip edilmesinin çok acımasız olduğunu belirten Ishinuma, gençlerin atak, hedefli, ilkeli olmasından da etkilendiğini kaydetti: 'Gençlere hep tavsiye ediyorum. Yasaklar, ayıplar, günahlarla yaşamak yerine düzenli, hedefli, ilkeli, çalışkan yaşayın, zamanı iyi değerlendirin önerisinde bulunuyorum. Türkiye tarihi ve doğal güzellikleriyle harika bir ülke. Ben kar, buz, çamur banyosunu çok seviyorum.'

Davut Güleç/Kayseri


 
 

Diğer PENCERE haberleri

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir