 |
|
|
|
Klip çekmeyi kolay mı sandın?
|
|
|
Türk Dil Kurumu her ne kadar 'görümsetme' önerse de 90'ların ilk yarısında hayatımıza giren video kliplere kısaca klip demeyi benimsedik. Ecnebiler kısaca video diyor. Yeni albüm çıkarana klişe soru, 'klip çektin mi?' El-cevap 'çıkış parçamıza çektik, dinleyicilerin isteğine göre ikinciyi de belirleyeceğiz.' Magazin haberlerinin klişesi de 'klibinde oynayan genç mankenle aşk yaşıyor.' Sadece klip yayınlayan müzik kanallarında ise sabahtan akşam kadar klipler 'dönüyor' (Güzide VJ'lerimizin anonslarına hiç girmeyeyim, bu girizgah bana dar gelir). Döne döne bizi şaşı yapan kliplere bir kere de yakından bakalım dedim ve İzel'in yeni klibinin çekimine katıldım.
MTV.Ö-MTV.S.
İzel'in klibine geçmeden kısa bir bilgi turu yapalım. Video klip: Şarkıların daha çok insana ulaşabilmesi için çekilen kısa film. Klipler yürürlükte olan telif yasasına göre, sinema eseri sayılıyor. Eser sahibi olarak da başta yönetmen olmak üzere, klibin ortaya çıkması için fikir ve emek verenler kabul ediliyor. Ancak, telif ücreti talep edebilmek için Kültür Bakanlığı'na başvurup 'Eser İşletme Belgesi' alınması gerekli. Hiç kimse bu belgeyi almak için başvurmuyor (Erol Köse hariç. O, Gülşen'in müstehcen olduğu iddia edilen klibi için bu belgeyi aldı!). Türkiye'de işler biraz tersinden yürüdüğü için, klip üreten sanatçılar telif almak yerine, üzerine kallavi bir para ödüyorlar. Kliplerin hayatımıza girişi ise, gazetemizin müzik ve televizyon yazarı Atilla Aydoğdu'ya göre, 'MTV'den önce ve sonra diye ayrılmalı. Hatta MTV.Ö.'yü aramak insanlığın doğuşunu tartışmak gibi bir şey.' Bir kısım arkadaşımın iddiasına göre, dünyadaki ilk ticari klip, Queen'in 'Bohemian Rapsodi' isimli şarkısına çekilmiş. Türkiye'deki ilk klip denemeleri ise 70'li yıllarda TRT'de yayınlanan, İzzet Öz'ün hazırladığı Metronom isimli programda yayınlananlar. İlk Türkçe klibi Barış Manço çekti diyenler ise hangi şarkı olduğuna bir türlü karar veremediler.
DENİZ, KUM, GÜNEŞ
Bu kadar malumattan sonra olayımıza dönebiliriz. İzel, 12 Mayıs'ta 'Bir Dilek Tut Benim İçin' ismini verdiği yeni albümünü çıkardı. İlk klibinde sarayda süzüle süzüle şarkısını söyleyen İzel, bu kez biraz deniz, kum, güneş istemiş. Haberler bile tatil beldelerinden sunulurken, İzel'in bu fıkır fıkır şarkıya yaylada klip çekmesi zaten beklenemez. Fakat yoğun konser programı dolayısıyla İzel sahile gidemeyince, sahili ona getirmişler. Albüm satışları çok iyi giden İzel, şimdi çok yoğun bir şekilde konser veriyor. Araya bir de havaalanında düşüp ayağını sakatlaması girince klip çekimi ertelenir sanmıştım ama o, yine de klip çekiminde saatlerce ayakta durmayı ve dans etmeyi göze alarak çekimi ertelemedi (Sabah erken saatte biten çekimden sonra MR çektirmeye gitti).
PLASTİK KASABA
Çekim, Ayazağa'daki Ata Stüdyoları'nda. İki ayrı set hazırlanmış. Biri, bir tatil kasabası sokağı. Sağlı sollu evler, arkada kumsal ve deniz var gibi... Gibi diyorum çünkü bunlar aslında yok. Burası dev bir hangar ve iki tarafa yerleştirilmiş suntaların üzerine evmiş gibi kapı ve pencereler açılmış. Duvar görüntüsü vermek içinde şeffaf paket kağıdı (Hani şu manifaturacıların kullandığından) hafif buruşturulup, suntalar kaplanmış. Üzerine de biraz sprey boyayla duvar görüntüsü... İşte evler hazır. Pencere önlerine sıra sıra plastik sardunyalar, duvarlara da sarmaşıklar yapıştırılmış. Sokağın ucundan görünen fon, gökyüzü ve deniz olarak boyanmış. Önünde bir miktar kum var (Rivayet o ki kumlar Bodrum'dan). Bir de sahilde şezlong, dondurma tezgahı ve rüzgar gülü. Buradan bakınca çok sempatik bir kasaba. Ancaaak, sunta duvarların arkasına geçtiğinizde, devrilmesin diye dikine yaslanmış tahtalar, perde niyetine asılmış rengarenk şallar var. İkinci set ise plastik ağaççıklardan yapılmış bir orman. Saksılar görünmesin diye çimen gibi görünebilen bir şeyle örtülmüş. Anlatınca ne kadar basit değil mi? Öyle değil ama. Klibin sanat yönetmeni Gökmen Türk ve ekibi bunun için tam üç gün çalışmış.
SOFT FX1 VE MÜJDE ÇORAP
Klibin yönetmeni Mustafa Mayadağ. Usta yönetmen, 30 kişilik teknik ekibinin başında son hazırlıkları gözden geçiriyor. Önce yakın planlar çekilecek. Sokaklı stüdyodayız. Neden önce yakın planlar? Çünkü İzel'in yüzü yorulmadan, yeni yapılmış makyaj ve saçıyla yakın planlar çekilirse daha güzel bir görüntü sağlanırmış. Set ekibinden biri İzel'in durması gereken yerde konu mankenliği yapıyor. Görüntü Yönetmeni Eyüp Dirlik ve Işık Şefi Atilla Erzengin de, Mayadağ'ın monitör başında verdiği talimatlara göre son ayarlamaları yapıyorlar (Set ekibi Mustafa Mayadağ'a soyadıyla hitap ediyor). Stüdyoda set işçileri, İzel'in ve plakçısının ekipleri ve gazeteciler de var ve müthiş kalabalık. Mayadağ ve çalışma arkadaşları birbirleriyle göz temasını kaybetmedikçe kalabalıktan rahatsız değiller. Kamera merceğinin önüne, görüntüyü süzmesi ve yumuşatması için filtreler takılıyor. Mayadağ, birkaç denemeden sonra kullanılacak filtrenin Soft FX 1 olmasına karar veriyor. Bir de Müjde süper ince mat siyah çorap takılacak kameraya ama unutulmuş (Bu sıcak havada kimse çorap giymediği için çıkarıp veren de yok). Biri koşarak gidip yakın bir bakkaldan alıp geliyor.
MİMİK YAPMADAN GÜLÜMSE
Teknik hazırlıklar tamam, ya İzel? O da neredeyse hazır. Makyaj, saç tamam. Kıyafetlerini giyecek. Modacısı Melih Yazgan klip için sekiz parça kıyafet hazırlamış. Altın sarısı ve siyah ağırlıklı. Melih çok genç, 25 yaşında ve 8 yıldır İzel'i giydiriyor (Düşünsenize, yaşıtları sokakta basket oynarken, o, ünlülerin tercih ettiği bir modacı olmuş). Nihayet, herkes hazır duyurusu yapılıyor ve stüdyoya geçiyoruz. Yaklaşık dört saatlik ön hazırlıktan sonra Mayadağ'ın ' müzik, kamera' komutlarıyla prova başlıyor. Işık ve kamera kontrolü bu kez konu mankeni yerine İzel'le yapılacak. Mayadağ'ın istekleri ardı ardına geliyor. Mimik yapma ama gülümse, kafanı arkaya atma, hafif sola dön, yanaklarını kırıştırma, bu arada şarkını söyle. Tepende 5 bin 600 kelvin'lik Chimera, sağında ve solunda yine 5 bin 600'lük sekizli flatet'ler, arka planda sayısız 3 bin 600'lük spot yansın... Sağından solundan fanlar üflesin ama yine de bu kadar ışığın altında yan. Şarkını söylemeye devam et, sürekli gülümsemeyi ihmal etme. Kameranın içine bak ama gözlerin de sulanmasın. Karşında da onlarca insan sana baksın. Yapabilir misin? I-ıh, ben yapamam.
SU GİBİ
Prova bitti. İzel çok başarılı ama Mayadağ huzursuz. Anlaşıldı, saçlar hoşuna gitmemiş. Haydaaa, yeniden saç yapılacak. Tekrar makyaj, gitmişken kıyafet de değişsin. Bir saat daha geçti. Kabarık duran saçlar popçu saçına dönüştü. Dekorun çeşitli noktalarından ve değişik açılardan, yanlış saymadıysam, beş yakın plan çekim yapıldı. Açılar değişirken İzel kıyafet değiştirdi, makyaj yaptı. Her yeni açıda yeniden prova yapıldı. İzel, işini çok seven ve saygı gösteren biri. Çekim boyunca yönetmeni ne dediyse yaptı, ekiple müthiş bir uyumla çalıştı. Bugüne kadar hangi şarkıları söyledi, kaç albüm yaptı filan gibi ayrıntıları zaten herkes bildiği için yazmayacağım ama şunu söyleyebilirim ki İzel, 'su gibi bir kadın'. Bir popstar ama kapris yapmıyor ya da zorlama bir sevimlilik hali içinde değil. Sakin ve içten, ayrıca mesafeli. Neden su gibi olduğuna gelince, klip çekiminde sakin bir göl gibiydi. Şarkı söylerken çağlayan gibi. Eminim, doğru zamanda çağıltılı bir dere gibi neşeyle akabilir ya da sinirlendiğinde güçlü bir sel olabilir (Belki de değildir, ama ben öyle hissettim).
GÜLAY ALTAN-gulay.barbaros@aksam.com.tr
|
|
|
|
|
|
 |