Bir hata yaparsınız,özrü ya da mazereti yoktur. Kusur işlersiniz, telafisi yoktur
Özür ve kusura muhatap olan, özürü yapanın kastı olup olmamasına dikkat etmesi gerekir.
Böyle bir başlangıç yapılıyorsa mutlaka bir kusur işlenmiş ve önden yeri yapılıyor, diyor olabilirsiniz,
belki de haklısınız.
Ama kasıt yok. Zira kasıtla yapılan bir davranışta özür yoktur ve ilişkinin noktalanacağını bilirsiniz.
Geçtiğimiz cumartesi AKBAV’ın haklı gururu AntalyaTimes’ın tanıtım kokteyli vardı tüm organizasyon, davetli listeleri AKBAV tarafından gerçekleştirilen organizasyonda, hayatımın en yakınında ve yanıbaşın da duranların davetiyesinin ulaşmayacağını hiç aklıma getirmedim.
Vakıf tarafından aklına gelmez dediğim ve tesadüfen gördüğüm bir arkadaşım hariç kimseye haber veremedim, davetin sahibi ben değildim.
Ve işte aklıma gelmeyen başıma geldi.
Yakınlarıma davetiya ulaşmadığı gibi bihaber olan ben arayıp,
bu durumu paylaşmadığım için kusurlu haldeydim.
Hiç bir şey olamamış ve bir sorun yokmuşcasına 'Alo' dediğim dostlarımın sitemleri karşısın da özür dilemek dışın da yapabileceğim hiçbir yoktu.
Bazen insan için de bulunduğu durumu izah edemiyor.
İzahınız ya da özrünüz samimiyetinizle orantılı kabul görüyor ya da görmüyor.Yandan sorumlu durumunuz sizin kusurunuz olarak algılanabiliyor.Durumun, kendi sorumluluğum halinde. bir hata olduğunu kabul ediyorum. Dostlarımdan ise bir kasıt olmadığı hali göz önünde bulundurup,değerlendirme yapmalarını bekliyorum.
Ve özürlerimi sunuyorum.
* * *
Söz vermek önemlidir ve sorumluluk isterÖ
Kime verilirse ya da söylenirse söylensin, tutulmayan sözlerin birgün hesabının sorulacağı bilinci ile söz vermek gerekir. Siyasi arenada ki politikacılar dışın da verdiği sözleri tutmadıkları için direkt ya da endirekt cezalandırılan nerede ise yok gibi. Cezası olmadığı gibi verilen sözlerin pek çok olayın akışını değiştirdiğini ise göz ardı edyoruz.Verdiğimiz sözü tutma ya da arkasın da durmak bir meziyettir. ’sözünün eri’ olma durumu ise bir niteliktir.
Eğri ile doğrunun, yalan ile yanlış’ın birbirine karıştığı günümüz de ise bu niteliğin önemi nerede ise kaybolmuş durumda.
Yazılarımı takip eden pek çok kişinin hadi bakalım nereye gidiyor dediğinizi duyar gibiyim. Birine ya da birilerine falan değil ortaya söylüyorum. Yalan söylemek, söz vermek vb. gibi durumların, insan hayatında ki yarattığı erezyonlara dikkat çekmek istiyorum.
Sözün de durmanın meziyet olduğunu unuttuğumuz günümüz de, verdiğ sözü tutan ve arkasın da duran kimselere hayranlığımı ortaya koymak adına söylüyorum.
Sözünün eri ile dilinin ehli arasında ki farka, dikkat çekmek istiyorum.
Sağlıkla Kalın