20 Temmuz 2005 Çarşamba       




 

Gültekin Kara


 
gultekin.kara@aksam.com.tr

Ortak girişim

   
 
Türkiye özelleştirmede tarihi günler yaşıyor. Telekom, Erdemir, Tüpraş gibi Türkiye'nin en önemli şirketleri için birbiri ardında ihaleler açılıyor. Açılan ya da açılacak ihalelerdeki ortak nokta ise yabancıların çok aktif rol oynamaları. Bu kadar yabancı bir araya gelince de aldı ortalığı bir yabancı sermaye tartışması.

Özelleştirmenin özüne karşı olanlar, yabancıya karşı olanlar, yabancı gelsin de nasıl gelsin diyenler, iş kaygısından sokağa dökülenler...

Her kafadan bir ses çıkıyor.

Bu toz dumanın arasında bana göre sadece iki net gerçek var.

Birincisi, kim ne derse desin Hükümet özelleştirmeyi bitirmekte kararlı. Kim hangi yorumu yaparsa yapsın, bu işi tamamlamak istiyorlar. Bu gerçeği değiştirmek şu an için mümkün değil.

Değiştirilemeyecek ya da değiştirilmesi çok uzun yıllar sürecek ikinci gerçek ise Türkiye'de yeterli sermaye birikiminin olmaması. Bize yakın coğrafyada oldukça başarılı işlere imza atan şirketlerimiz var. Ama global arenadaki devlerin halen çok uzağındayız.

Dolayısıyla iş birkaç milyar dolarlık ihalelere gelince tıkanıyoruz.

Sözün özü paramız yetmiyor.

Bazen konsorsiyumlar aracılığıyla yeterli kaynak bulunuyor, ancak bunların sayısı da sınırlı kalıyor.

Böyle bir ortamda gidilen Erdemir ihalesinin ilk ayağında 5'i yerli 13 firma ön yeterlilik aldı. Yerlilerin üç tanesi (Koç, Zorlu ve Oyak Grupları) Türkiye'nin önde gelen holdingleri arasında yer alıyor. Erdemir, bu üç grup için de çok önemli. Amiral gemisi diye nitelendirebileceğimiz şirketlerinin ana girdisini Erdemir'den alıyorlar. Ancak ihalede nereye kadar yükselecekleri merak konusu.

Bu üç şirketin yanında, Nurol-Limak-Özaltın Ortak Girişim Grubu da ön yeterlilik aldı.

Ama bence ön yeterliliği alan beşinci yerli olan Ereğli Ortak Girişim Grubu'nun durumu diğer hepsinden daha ilginç.

Dünya çelik endüstrisini domine eden Mittal, Arcelor, Posco gibi devlerin karşısına Ereğli Ortak Girişim Grubu'nun dikilmesi, bana göre Türkiye'de farklı bir dönemin başlangıcına işaret ediyor.

Zira bu kez 'taşın altına elini koyma' söylemi askıda kalmadı.

Erdemir'in ürünlerini girdi olarak kullanan sektörlerin temsilcileri, Türkiye'nin en önemli şirketine talip oldular.

Kimileri ülkenin hatırı sayılır holdingleri, kimileri alanlarının önemli şirketleri, bazılarının ana işi çelik. Bazıları ise sadece girdi olarak kullanıyor.

Ama 23 firmanın birleştiği tek bir hedef var. Yabancı sermaye düşmanlığı yapmadan, Erdemir'i yabancıya kaptırmamak. Çok ortaklı bir yapıyla kaynak yükünü hafifletip, teke tek başa çıkamayacakları rakipler karşısında rekabet gücünü artırmak.

Başarılı olup olamayacaklarını bilmiyorum. Ama gelecekte gerçekleştirilecek bu tip ihaleler için şimdiden örnek bir model oluşturduklarını söyleyebilirim.

Erdemir için eğer bir erteleme gelmezse son teklif tarihi 26 Eylül.

Bekleyip, göreceğiz...


 
 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir