20 Temmuz 2005 Çarşamba       




 

Akıl hocaları çok...

   
 
Galatasaray'la uzaktan yakından ilişkisi olmayan bazı spor yazarları bir de bakıyorum Galatasaray'ın ekonomik durumunun ve sportif yapılanmasının uzmanı oluvermişler. Bir tanesi de akıl hocası olmuş uyarılar yapıyor. 'Galatasaray'dan bu kadar futbolcu ayrıldı, kulübün borcu da var, bu nedenle Başkan Canaydın istifa etmelidir' buyuruyor. Ama kendi başkanının ilk dört yılında yaptığı hatalara nasıl sabredebildi bilemiyorum. Hadi bu yazar arkadaşımız Fenerbahçe patentli, ya Galatasaraylı olanına ne diyelim? Pires ve Ribery ile ilgili yarım sayfayı kaplayan uydurma haberler yapıyor. Bir başka gazetenin spor sayfasında da 'Ya Pires gelir, ya Canaydın gider' diye manşet atılıyor. Galatasaray tarihinde böyle bir şeyin olmadığını ve bundan sonra da olamayacağını bilmiyorlar, öğrenmek de istemiyorlar ama Galatasaray hakkında yazmaya devam ediyorlar. Amaç gazetecilikse, doğruyu bulmak için araştırmalar yapılmalı ve gerçekler yazılmalıdır. Spor sayfasında yer var diye eline kalemi alan o anda aklına geleni yazamaz. Spor sayfaları ve onun yazarlığı basitleştirilmemeli. Milyonlarca insan yazılarımızı okuyorlar, üç gün sonra uydurma ve yalan yazdığınızı öğreniyorlar. İşte o zaman sizin hakkınızda neler düşündüklerini öğrenmek ister misiniz? Basit duyguların tatmini veya birilerine yaranmak için doğru ve ilkeli davranmayanlar, ihanet ettikleri meslekleri tarafından bir gün mutlaka dışlanırlar.

Pires, yabancı damat

Pires'in transferi 20 gündür ulusal basınımızın spor sayfalarında yer alıyor. Bu futbolcunun transferi için çok uzun bir süreç. Şimdi transferler eskisi gibi yapılmıyor. Önce kulübü ile sonra da futbolcu ile anlaşacaksın. Arkadan eşi ve çocukları geliyor. Daha sonra futbolcu ve kulübün avukatları ile masaya oturuyorsun. Onları da aşabilirsen sıra birden fazla menajerlerine geliyor. Bütün bu sorunları halledebilirseniz yolun yarısını geçmiş oluyorsunuz. Sıra paranın nasıl ödeneceğine geliyor. En kısa görüşmeler bir hafta sürüyor ve anlaşmanın yapılabilmesi için sürdürülen çabalar yabancı damattaki nikah hikayesi gibi uzayıp gidiyor, uğraşanlara Allah sabır versin.

Kulüplerin kurtuluşu

Büyük-küçük bütün kulüpler mali sıkıntı içerisinde zor günler yaşıyor. Özellikle üç büyüklerde bu zorlanma had safada. Havuz geliri, reklam geliri, forma ve stat gelirleri artık giderleri karşılayacak boyutta değil. Bence kulüpleri, gayri menkullerinin değerlendirilmesi kurtaracak. Onları satarak geçici refah sağlamak yanlış olan yoldur. Akıllı ve kalıcı çözümler üreterek değerlendirenler doğruyu bulanlar olacaktır. BJK'yı Fulya Tesisleri ve Akaret'lerdeki gayri-menkullerini akılcı girişimlerle değerlendirdikleri için kutlamak gerekiyor. Galatasaray, Seyrantepe ve Riva'yı çok dikkatli organize etmek zorunda. Toplu para kazanmak yerine yıllık gelir sağlayacak üniteler üstünde durmaları gerekiyor. Canaydın bunu başarırsa onu da kutlayacağız. Seyrantepe ve Riva tamamlandıktan sonra, Florya'nın tamamının gelir getirici mülk olarak değerlendirilmesini bekliyoruz. İşte o zaman mutlu günler gerçekten gelecektir.

Doğan Sarıbeyoğlu-doğan.saribeyoglu@aksam.com.tr


 
 

Diğer SPOR haberleri

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir