 |
|
|
|
Tarihle iç içe: Anadolu Kavağı
|
|
|
Anadolu Kavağı'na bizim gibi Beykoz üzerinden gelenler için ilk durak Cenevizliler zamanından kalma Yoros Kalesi oluyor. Tarihi kale gözünü tam karşısındaki Rumeli Kavağı'na dikmiş bakıyor sanki... Yemyeşil bir orman arasından yükselen kalenin 900 yıldır bu manzaradan sıkıldığını sanmayız ama. Çünkü kaleden görünen manzarayı soluğunuzu tutarak izliyorsunuz...
Anadolu Kavağı turistik mi turistik bir balıkçı mahallesi. Pek çok İstanbullu burayı görmemiş olabilir ama İstanbul'a gelen turistlerin uğramadan gitmediği bir yer diyebiliriz. Kavağa uğrayan vapurlardan boyunlarında fotoğraf makineleri pek çok turistler iniyor. Mahallenin 3 bin olan nüfusu gelen turistlerle birlikte hafta sonları 20 bine bile çıkıyor. Anadolu Kavağı ziyaretçilerinin buluştuğu tek adres merkezdeki balık lokantaları. Kalkandan istavrite kadar her çeşit balığın domates ve yeşiliklerle süslenip sergilendiği tezgahlar gözalıcı... Kavağın meydanındaki tarihi ağacın altında biraz oturup soluklanmak ve balıkçıların turistleri davet eden bağırışlarını dinlemek bile bambaşka bir atmosferin içine sokuveriyor sizi. Kavağa vapurlar yanaşıyor, vapurlar kalkıyor... Balıkçı tekneleri denizden yeni çıkardıkları midyeleri kıyıya taşıma telaşında... Karşı kıyıda Rumeli Kavağı göz kırpıp duruyor 'Bize de bekleriz' dercesine... Turistler bu balıkçı mahallesinin her bir rengini fotoğraf makineleri ile ölümsüzleştirme çabasında.
Balık ve midyelerin nefis kokusuna daha fazla dayanamayıp kendinizi bir balıkçı lokantasına zor atıyorsunuz. Burada her keseye uygun balık yemek mümkün. Mesela Yedigül Restaurant'ta midye tava, kalamar, balık, salata ve biradan oluşan bir mönü için 15 milyon lira ödemeniz yeterli. Kayıkçılar Balıkçısı'nda midye 4, mezgit ise 8 milyon lira. Balıkçılar kadar waffle satan dükkanlar da revaçta burada. Balığın üstüne iyi gidiyor olmalı ki, onların da müşterileri hayli fazla. Kavağı denizden görüp fotoğraflamak istediğimizi söyleyince, balıktan yeni dönmüş bir tekne bizi biraz açığa götürüyor. Anadolu Kavağı'nın sırtını dayadığı ormanı, denizin hemen dibindeki ahşap evlerini, kıyıdaki insan kalabalığını çok daha iyi görebiliyoruz bu şekilde... Anadolu Kavağı muhtarı Nurettin Sarıçiçek, mahallelerinin öngörünüm SİT alanı içinde olduğu için bozulmadan günümüze kadar geldiğini belirtiyor. Mahallelerine bir çivi bile çakılmadığını anlatan Sarıçiçek, bu nedenle Anadolu Kavağı'nda doğan gençlerin bile evlendikten sonra burada oturacak yer bulamadıkları için Kavak'tan ayrıldığını belirtiyor. Aslında bu durum bir bakıma iyi de oluyor. Anadolu Kavağı güzelliğinden hiçbirşey kaybetmeden günümüze kadar bu şekilde gelebiliyor.... Unutmadan ekleyelim Anadolu Kavağı'nda konaklamanız için pansiyon ya da otel bulunmuyor.
Nasıl gidelim?
Anadolu Kavağı Beykoz'a 8 kilometre mesafede. Beykoz'dan yola çıkıp Akbaba köyünü geçtikten sonra Anadolu Kavağı tabelalarını takip etmeniz gerekiyor. Anadolu Kavağı TEM Kavacık girişinden de 35 kilometre mesafede. Ayrıca Anadolu Kavağı'na akşam 23.00'a kadar Sarıyer'den saat başı vapur seferleri var.
Ne yiyelim?
Yedigül Restaurant: 0 216 320 21 80
Çapari Restaurant: 0 216 320 20 06
Kayıkçılar Balıkçısı: 0 216 320 22 08
BOĞAZ'IN 'BALIK' TERCİHİ : RUMELİ KAVAĞI
Sarıyer'den çıkar çıkmaz 3.5 kilometre ilerledikten sonra kendimizi Rumeli Kavağı'nda buluyoruz. Burası özellikle balığa doymak isteyen İstanbullular için cennet. Boğaz'ın hemen karşısında Anadolu Kavağı ve tepede, Cenevizlilerden kalma Yaros Kalesi'nin manzarası eşliğinde Rumeli Kavağı'nda zamanın nasıl akıp gittiğini anlamıyorsunuz. Kıyıdaki balık restoranlarından birine oturup koyu sohbetlere daldığınızda Boğaz'dan geçen gemilerin düdük sesleri eşlik ediyor size. Özellikle günbatımlarında karşı kıyıdan yansıyan kızıllık denizin mavisi ile birleşince doyumsuz bin manzara yaratıyor. Kavağın merkezinde 18 tane balık restoranı var. Ancak iç tarafta ve Telli Baba tarafından kalan restoranlarla birlikte sayıları 25'i buluyor. Siz Rumeli Kavağı'nın sahiline doğru arabanızla ilerlerken, çevredeki restoranların görevlileri buyur ediyor içeri. İster Günay Balık'ı tercih edin, ister Yedigün Balık Lokantası'nı ya da Ayder Balık Lokantası'nı... Ya da bizim yaptığımız gibi Rumeli Kavağı'nın hemen girişinde midye tavacıları tercih edin. Şunu söyleyelim, ne yerseniz yiyin karşınızda masmavi boğaz olduktan sonra her şey çok lezzetli geliyor. Eğer karnınız toksa, önündeki teknelerde balıkçıların ağ ördüğü parkta oturup Cengiz ustanın seyyar çayevinden çayınızı yudumlayın... 16 yıldır bu parkta çay demleyip satan Cengiz ustanın çayı midyenin üstüne bize de çok iyi geliyor. Biraz önce yerinde bulamadığımız Rumeli Kavağı muhtarı ile de parkta tesadüfen karşılaşıyoruz. 5 bin 400 nüfuslu Rumeli Kavağı'nın muhtarı Cevdet Bayraktar, yaz aylarında özellikle haftasonları nüfuslarının 15 bine kadar çıktığını anlatıyor. Bir yandan da plajlarının güzelliğini anlata anlata bitiremiyor. Kavak'a gelenlerin özellikle 500 metre uzunluğundaki bir sahile sahip Altınkum Plajı ile Elmaskum plajlarını tercih ettiğini böylelikle öğreniyoruz. Kavağın midyelerinin meşhur olduğunu söyleyen muhtar bey, Kayadere Mahallesi'nin tüm halkının Boğaz'dan midye çıkararak geçimini sağladığını vurguluyor. Rumeli Kavağı'na gelenlerin gönül rahatlığı ile midyelerinden yemelerini çünkü her sene midyeleri tahlil ettirdiğini anlatıyor büyük bir gönül rahatlığıyla.
Rumeli Kavağı'nı bir de tepeden görmek istiyoruz. Çaycı Cengiz ustanın çayından son bir yudum alıp yokuşu tırmanmaya başlıyoruz. Arka tarafta artık pek de görmeye alışık olmadığımız iki katlı ya da tek katlı evler var ağaçlar arasında. Görüntü artık sadece filmlerde kalan sıcacık bir mahalle atmosferi yaşatıyor birden bire. Tepeye çıktığımızda Rumeli Kavağı boğazla birlikte önümüze seriliyor. Rumeli Kavağı'na kadar gitmişken sadece balık yiyip dönmeyin siz en iyisi... Kavağın ruhunu yakalamak için arka sokaklarında ve tepelerinde de biraz zaman geçirin... Unutmadan söyleyelim Rumeli Kavağı'nda pansiyon yok.
Nasıl gidelim?
Sahilden Sarıyer üzerinden gidenlerin Rumeli Kavağı tabelalarını takip etmesi gerekiyor. Sarıyer - Rumeli Kavağı arası 3.5 kilometre.
Ne yiyelim?
Günay Balık: 0 212 242 86 96
Yedigün Balık Lokantası: 0 212 271 00 84
Ayder Balık Lokantası: 0 212 218 34 34
|
|
|
|
|
|
 |