20 Temmuz 2005 Çarşamba       




 

ABD'nin zayıf düşen askeri gücü ve Irak

   
 
ABD birliklerinin direnişle karşılaşmadan Bağdat'a girmelerinden ve Saddam Hüseyin'in heykelinin yıkılmasından kısa bir süre sonra, 1 Mayıs 2003'te Başkan George W. Bush gururla 'Irak'ta görevin tamamlandığını' açıklamıştı. Oysa o tarihten bu yana geçen iki yıldan daha da uzun süre içinde Irak'ta görevin hala tamamlanmadığı, görevin ne zaman ve nasıl tamamlanacağının ise belli olmadığı gözleniyor.

Danışmanları zaman zaman Başkan George W. Bush'a doğru olmasa bile ifade etmekten hoşlanacağı ve gurur duyacağı şeyleri söyletseler de -örneğin Başkan Bush sık sık küresel terörle başarı ile mücadele edildiğini de söylemektedir- ABD'nin Irak'taki durumunu ve içinde bulunduğu açmazları objektif bir üslupla anlatan Amerikalılar da mevcut. Örneğin ünlü 'Center of Strategic and Internatıonal Studies'in stratejisti Anthony H. Cordesman, 12 Nisan 2005 tarihli ve 'Recources versus Strategy and Force Transformation, Irak and the Challenges of American Overstretch' başlıklı bir rapor hazırladı.

Ayrıca, Irak Savaşı ile birlikte ABD güvenlik yapısının bütününü, sorunlarını ve ABD'nin Irak'ta karşı karşıya kaldığı meseleleri şu ana başlıklar altında analiz ediyor:

  • Irak Savaşı ile ilgili strateji ve planlama yanlışlarının birlikler üzerinde yarattığı aşırı gerilim. (Stratejik hatalar, planlamanın sadece Irak konvansiyonel birliklerinin yenilgiye uğratılmasına yoğunlaşmasından kaynaklanan ve Irak'taki birliklerin büyüklüğü ve yapısı ile ilgili sorunlar)

  • Savaşın ulusal ekonomi ve federal harcamalar üzerine yüklediği yük. (Irak Savaşı ayda ortalama 5-7 milyar dolara yılda ise doğrudan olmayan harcamalarla birlikte 100-120 milyar dolara mal olmaktadır.)

  • Aktif ve yedek askeri birliklerin personel ihtiyacını karşılamadaki sorunlar. (Cordesman bu kapsamda sık sık Afganistan ve Irak'ta rotasyona tabi tutulan aktif birliklerdeki gerilimi, bu birliklerin yerine ikame edilen yedek birliklerin yaşadığı sorunları ve asker bulmadaki sıkıntıları anlatıyor)

  • Sorunun güç yetersizliğinden mi, yoksa birliklerin yapısının uygun olmamasından mı kaynaklandığını belirlemedeki zorluklar.

  • Kuvvet yapısında nasıl bir değişiklik gerektiğinin ve nasıl bir yeniden kuvvet yapılandırmasının karşılanabileceğinin, gerilimin diğer unsurlarının nasıl aşılabileceğinin belirlenmesine ilişkin sorunlar.

  • Soğuk Savaş döneminden kalan ve karşılanması mümkün olmayan kuvvet yapılandırma programlarının neden olduğu sorunlar.

  • Iraklıların kendi kendilerini yönetebilmeleri için gerekli olan etkin bir askeri gücün ve diğer yeteneklerin oluşturulmasındaki sorunlar.

  • Ulusal güvenlik görevlerinin yerine getirilmesi için ulusal güvenlikten sorumlu kurumlar için etkili bir kurumlar arası yeteneğin geliştirilmesi sorunu.

  • İttifaklar, uluslararası işbirliği ve birlikte hareket etme yeteneğindeki sorunlar.

    Cordesman'ın da ifade ettiği gibi küresel egemenliği amaçladığını ifade eden ABD, bu amaçla başlattığı gayretlerinde, çok ciddi sayılamayacak rakiplere karşı Afganistan ve Irak'taki girişimlerinde askeri güç yapısındaki, yeniden yapılandırma gayretlerindeki, gücünün etkinliğindeki ve mevcut gücünü idame ettirmedeki sorunlar nedeni ile zorlanmaktadır. Oysa, ABD'nin yeni güvenlik konsepti geleneksel tehditlerin yanı sıra gayrinizami, yıkıcı ve katastrofik tehditlerle de mücadele etmeyi esas almakta, kuvvet yapısının ve stratejik etkinliğin bütün bu tehditleri karşılayabilecek seviyede olması da gerekmektedir.

    Bu durum ise doğal olarak ABD güvenlik stratejisi için ciddi bir riski de beraberinde getirmektedir.

    ABD 'Ulusal Güvenlik Akademisi'ne bağlı 'Institute for National Strategic Studies' ten Judith S.Yaphe ise 'A Look Ahead: Iraqi Futures and Implicatıons For US Strategy and Regional Security in the 21 st Century' başlıklı yazısında Irak'taki gelişmeleri, Irak'ın geleceği ile ilgili belirsizlikleri ve bu belirsizliklerin bölgeyi nasıl etkileyebileceğini inceliyor. Yaphe'ye göre ABD'nin Irak'la ilgili hedefleri ve niyetleri Irak'taki gerçeklere uymuyor; ideoloji ile gerçek arasındaki çatışma ise ABD'nin Irak'ta politik yönetimi yeniden kurma, ekonomiyi yeniden yapılandırma ve bir çıkış stratejisi belirleme gayretlerini zora sokuyor. Yaphe'ye göre Irak'taki başarı, politikacılar ve bilge kişiler için bir çıkış stratejisi, yani birliklerin ne zaman geri döneceği; Iraklılar için güvenlik yani kişisel güvenlik; Yaphe'nin kendisine göre ise Şii bir Arap ile Süni bir Kürdün evlenmesi ve doğacak çocuklarını Bağdat'ta bir okula göndermeleri anlamına geliyor.(!)

    Yaphe'ye göre, Irak'taki ciddi sorunlar kimin (hangi etnik grubun) ne elde edeceği ile ilgili beklentileri, anayasayı (federal yapı, İslam'ın rolü ve veto hakkı), Kürt meselesini (Kerkük, seküler hükümet, petrol gelirleri, Peşmerge askeri gücü), Şii meselesini (Kerkük, petrol, şeriat yönetimi, din adamlarının yönetimde olup olmaması), Sünni meselesini (belirtilen tüm sorunlar), kadın hakları, Hıristiyan meselesini, Türkmen meselesini kapsıyor. Yaphe'ye göre Irak'taki başarısızlığın ABD'nin güvenlik ve bölgesel çıkarları açısından ciddi sonuçları olacak ve bu sonuçlar hukukun kurallarının yerini terörün kurallarının almasını, bölgesel güç dengesizliğini, istikrasızlık yayının genişlemesini, su ve petrol gibi değerleri kimin kontrol edeceği hususundaki belirsizlikleri de kapsayacak.

    askeri güç yetersizliği ve gücün aşırı gerilimi nedenleri ile Irak'ta politik amaçlarına ulaşmakta zorlandığı; benzer bir durumun Afganistan için de geçerli olduğu ve bu başarısızlıkların küresel egemenlik projesini zora soktuğu söylenebilir.

    Bu şartlarda, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Myers, Irak'ta egemen bir yönetim olduğundan söz etmekte ve bunu söylerken Irak'ta egemen olan tek gücün 'General Kaos' (!) olduğunu bilmiyor gibi görüntü vermek istemekte; savaşın başlarında, ABD Ordusu'nun Irak'ta yılan gibi kıvrılarak ve gerilla harekatına benzer bir şekilde yeni ve çok farklı bir strateji uyguladığını anlatan Türk medyasının ünlü stratejist köşe yazarları ise nedense ABD'nin Irak'taki durumu hakkında yorum yapmamayı tercih etmektedir.

    Nejat Eslen Emekli Tuğgeneral




    Sayfamızda yayımlanmasını istediğiniz yazılarınızı, mercekalti@aksam.com.tr adresine yollayabilirsiniz.


     
  •  

     
     

     

    Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
    | Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
    Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir