17 Temmuz 2005 Pazar       




 

Serhat Ayan


 
serhat.ayan@aksam.cm.tr

Webcam önünde oturmak...

   
 
Gelin-damat programlarını seyredebilen (buna dayanabilen) bir insan değilim. Bir evde oturup sabahtan akşama kadar (sözde) hayatını ortaya koyabilen insanlara büyük bir sempati ve hayranlık beslemiyorum. Ama bir haftadır gazeteden takip ettiğinizi düşündüğüm Tekno Robinson kuşağı için bir webcam almak ve onun karşısına geçmek gerekti. Aslında bu şart değildi ama eve kapandıktan sonra 'Biz nerden bilelim kardeşim senin evde oturduğunu, ya dışarı çıkıyorsan' tadındaki eleştirilere cevaben sabahtan akşama kadar bilgisayarın önünde kös kös oturduğumu belgeleyecek bir görüntüler zincirine sahip olmak şart gibi göründü. Hayır şu insanlar benim yaptığım projeyi sorguladıkları kadar Meclis'i sorgulasalar şu anda fezada kuyrukluyıldızların üstünde taş topluyor olurduk. Neyse müşteri daima haklıdır diyelim.

Sitede bu iş için bir yer ayırıp özene bezene sevgili Hızlı Sistem'in verdiği webcam'i kurduktan sonra başladım kendimi çekmeye. Başta ne çekiyor diye o kadar ilgili değildim. Fakat ardından gelen yorumlar olayın boyutunu ve rengini değiştirdi. Örneğin karım arayıp 'hayrola kiminle konuşuyordun öyle şuh kahkahalar atarak' diye sordu. Eeee... Hatırlamıyorum ki... Kim bilir kiminle... Ardından bazı arkadaşlar arayıp bizim e-postalara cevap vermiyorsun ama çok meşgul görünmüyorsun, paso oyun oynuyorsun dediler. Hayda!.. En son gelen e-postada şeftali yiyen suratımın görüntüsü (ki sık sık şeftali yiyenler bilirler insanın suratında iğrenme ile zevkten ölme arası bir ifade oluşur) artık yeter dememe sebep oldu.

Artık yeter dedim de ne oldu? Kamerayı mı kapattım? Hayır. Ama çok yakında radikal tedbirler alacağım. Çok zormuş kamera önünde hayat. Kadersiz Edi'm neler çekmiş meğer... Hele Semra teyzem...

Eve kapanan insan ne yapar?

Bu sorunun cevap verenin boy ve kilosuyla doğru orantılı onlarca farklı cevabı var. Benim aklıma gelen ilk cevap tabii ki bilgisayarla uğraşmak oldu. Ama üçüncü günün sonunda kütüphane dikkatimi çekti. Okunmamış ve sırada bekleyen kitaplarım. Hemen elime Otostopçunun Galaksi Rehberi isimli bilim kurgu kitabı aldım. 5+1 kitaplık bir seri bu. Galaksinin ortasından tam dünyanın bulunduğu yerden otoyol geçtiği için dünyaya yıkım emri geliyor. Ve dünyadan kurtulan biri uzaylı iki kişinin saçma sapan ama süper komik maceraları bunlar.

Gün içinde yaşadığımız koşuşturma, bize en çok sahip olmamız gereken değerleri unutturuyor. Bu değerlerin başında okumak geliyor. Ne kadar teknolojiye de girsek, işimiz bit ve baytlar da olsa okumanın yerini hiçbir şey alamıyor.


 
 

 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir