 |
|
|
|
Şedele AŞ sunar: 101 CC
|
|
|
Benim fotoğrafa başlamam bir Anadolu serüveni gibi' diyerek başlıyor anlatmaya Fehmi Şedele... O, henüz küçük bir çocukken, okulu yaz tatiline girdiğinde Elazığ'da amcasının fotoğraf stüdyosunda işe giriyor. Ailede fotoğrafla da ilgilenen dönemin Elazığ Belediye Başkanı olan diğer amcası da Atatürk'ün fotoğraflarını çekme imkanı buluyor. Böyle bir ortamda fotoğraf ona çok cazip geliyor. Ve karanlık odada yardımcı olarak başlayıp okul dönemi boyunca da fotoğraftan para kazanmaya başlıyor. Okumayı beceremeyince de profesyonel fotoğraf çekmeye karar veriyor. Kendi deyimiyle üç metreden vesikalık adam fotoğrafı çekmek yerine farklı bir şeyler yapmak için 60'lı yıllarda İstanbul'a geliyor. Türk fotoğrafının öncülerinden Nurettin Erkılıç ile tanışıp asistanlığını yapmaya başlıyor. Meydan Larousse'da karanlık oda ve siyah-beyaz alanında çalışıyor Erkılıç ile birlikte. Sonra Nezihe Aras ve Hakkı Devrim'in hazırladığı Türkiye Ansiklopedisi'nde muhabir- fotoğrafçı olarak görev alıyor. Minik bir stüdyo açıyor. O dönemde evin tuvaletini karanlık oda yaptığından beş yaşında ufak bir çocuk olan Serkan da karanlık odada büyüyor. Makinelere oldukça meraklı olduğu için babası fotoğraf makinelerini kurcalayıp bozmasın diye ona ufak bir makine alınıyor.
Baba-oğul işbirliği
Serkan okumak istemediğini ve fotoğrafla uğraşmak istediğini söylediğinde ise baba bu duruma çok seviniyor. Bir gün Serkan'ın kendi kendine çektiği fotoğrafları gören Fehmi Şedele oğluyla beraber çalışmaya başlıyor. Serkan'ın çizgisi, tavrı ve biçimi oturunca baba-oğul birlikte stüdyo açıyorlar. Daha sonra ŞDL Görsel Yapım diye bir şirket kuruyorlar. Serkan zamanla şirketin hem doğal daha sonra da resmi ortağı oluyor.
Gelişen teknoloji, müşteri talepleri derken her geçen gün kendilerini yeniliyorlar. Çağa ayak uydurarak son çıkan fotoğraf makinelerinden ve uygulanan tekniklerden yararlanıyorlar. Ve ortaya 101cc (101 creative compact) adında bir proje çıkıyor. Fotoğraf, film, styling, saç-makyaj, set tasarımı, digital tasarım ve prodüksiyon tasarımı konularında yeteneklerin temsilciliğini yapmak üzere kurulmuş olan bu yeni oluşumun fikir babası ise Serkan Şedele oluyor...
Reklam ajansları, film ve fotoğraf alanında ihtiyacı olan her sektör için doğru ekibi oluşturmayı hedefleyen 101cc, fotoğraf, reklam filmi, klip, kısa metraj film prodüksiyonları, film afişi ve illüstrasyon konularında hizmet veriyor. Ekipte kendi alanlarında son derece başarılı olan isimlerle birlikte çalışılması düşünülüyor. Fotoğraf alanında Bahadır Tanrıöver, Candaş Arın, Fehmi Şedele, Müfit Çırpanlı, Nuri Özen, Ozan Önder, Serkan Şedele, Şenol Altun, Yasin Baran, styling'de Ece Sükan, Esra Başıbüyük, Hakan Oktaş, saç ve makyaj alanında Kemal Doğulu, Burak Ertaş, İlker Akyol, konsept tasarımında Hakan Yıldırım ve set tasarımı Aslı Tümen olan 101cc ekibi birlikte yaratmak, üretmek amacıyla kolları sıvıyor.
Reklam fotoğrafçılığı
Bu yeni projeyle ilgili olarak Fehmi Şedele, 'Serkan fotoğrafçı arkadaşlarıyla birlikte proje çekiyordu. İki fotoğrafçının bir konuyu birlikte çekmesi çok zordur. Bunları ben gözlüyordum. Fotoğrafın altında iki imza olabiliyordu. Yaptığı işlerin kalitesini ve farklı bakış açılarını gördük. Sanatı birlikte yapmak risktir. Sonra beni ikna etti' derken oğul Serkan Şedele, 'Türkiye'de bunun bir benzeri kurgulanmıştı. Bunu altı yıldır düşünüyorduk. Ancak reklam fotoğrafçılığı bu kadar kapsamlı değildi. Tek başına fotoğrafçı gidip işini yapardı. Doğru plato, profesyonel ekip ile bu projeyi yapmayı düşündük. Önce farklı branşlarda önemli isimleri bir araya getirdik. Kurumsal kitabımızın çıkmasıyla start verdik. Sanatçı kişi fotoğraf çekmek, tasarlamak ya da kreate etmek ile vaktini harcamasın diye aslında kendi işimizi hafifletmek adına kurduğumuz bir sistem bu. İşin sanatsal kısmıyla da ilgileniyoruz. Bienal ve sergi yapmak gibi düşüncelerimiz var. Bir fotoğrafçının gerekli ekipmanı kurgulaması büyük rakamlar demek. Stüdyo oluşturmak için 3000 Euro'lardan bahsetmek gerekiyor. Kapımız herkese açık. Fehmi Şedele tırnağıyla kazıp bugünlere gelmiş bir isim. Biz de bunun değerini biliyoruz. Başkaları da bu işin üzerine duygularını katabilirler. Hayatta birbirine destek olmadan hiçbir şey elde edilemeyeceğini biliyoruz' diyor.
Bana playboy diyorlar
Magazin dünyasında isminiz sıkça geçiyor. Bu sizi rahatsız ediyor mu?
Serkan Şedele: Elbette rahatsız ediyor. 30 yaşındayım ve 20 yaşından beri de magazin dünyasının içerisindeyim. Pek çok ünlü insanla iş yapmışım. Onlarla adım çok anıldı. Benim hayatım hep işimle geçiyor. Binlerce yaptığım iş varken bu şekilde anılmak beni rahatsız ediyor. Siz benim fotoğrafımı çekmek isteseniz karşınızda duramam, utanırım. Buna engel olamıyorum ama evet göz önündeyim. Serkan Şedele denildiğinde kimine göre bir fotoğraf sanatçısı, kimine göre playboy ya da ünlü kişilerle ismi anılan kişi olarak geçiyor maalesef.
Çekirdekten yetiştim
Çalışma prensibi ve tekniği açısından birbirinizden farklı mısınız?
Serkan Şedele: Hem çalışma arkadaşı, hem baba - oğul, hem de benim bu mesleğe başlamamdaki ustam. Önce onun bakışıyla bakıp kendi yorumumu katıyorum. Babam bana çok doğru bir eğitim verdi. Ben fotoğraf çekmek istiyorum diyerek başlamadım bu işe. Beş yıl boyunca fon boyadım, tahsildarlık yaptım, asistanlardan önce gelip temizlik yaptım. Sonra sete girmeye başladım. Beni doğru bir sistemle yürüttü. Marmara ve Mimar Sinan Üniversitelerinin fotoğraf ve sinema bölümlerini aynı sene birincilikle kazandım. İşim devam ettiği için haftanın üç günü geleyim, hem öğrenciler de gelip stüdyo ortamını tanısınlar dediğimde bana bunun mümkün olamayacağını söylediler. Ben de eğitim yerine işi seçtim. Bunun için hiç pişman değilim. Eğitime elbette ki önem veriyorum. İnsan kendini geliştirmeyi biliyorsa çekirdekten yetişmek çok daha önemli bence. Bugün üniversitelere gidip ders de anlatıyorum. Bu anlamda bir kayıp olduğunu düşünmüyorum. Fotoğraf bildiğimiz en iyi şey.
EKİN TÜRKANTOS-ekin.turkantos@aksam.com.tr
|
|
|
|
|
|
 |