 |
|
|
|
Eyvah!.. Kaybediyoruz!..
|
|
|
Bizim işimiz toplumdan gelen yansımaları sizlerle paylaşmak. Biz de bu doğrultuda yayın yapmaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde hem yurtiçinden hem de yurtdışından gelen iki dostla ayrı ayrı zamanlarda sohbet etme imkanımız oldu. İkisinin ortak görüşü, 'Buraya ne olmuş böyle!..' Hayırdır diyoruz nedir sizi rahatsız eden ya da sevindiren olay. Arkadaşlarımız, 'Yahu ne sevindirmesi bizleri derinden sarsan olay, insanların ahlak ve kültür erozyonuna uğramış olması.' Nasıl yani diyoruz. Arkadaşlarımızdan birisi 5 yıldır diğeri de 2 yıldır Trabzon'a gelmiyormuş. Tespitlerini aktarırken, biz de hayalimizde canlandırıyoruz olayları. Ama hayale gerek kalmadan gözümüzle yeniden şahitlik edip, gözlemleyebiliyoruz. Arkadaşlardan birisi şöyle diyor, 'Ben 5 yıldır memlekete gelmedim. Giderken buranın yapısıyla şu anda gördüğüm arasında dağlar kadar fark var. 5 yıl önce burası için milliyetçi muhafazakar yapıda bir memleket derdik. Gerçekten de öyleydi. Ama şimdi görüyoruz ki bu yapı sallanmaya başlamış. Küçücük çocuklar ne yaptığını, ne giydiğini ne konuştuğunu bilmiyorlar. Her şeyden önemlisi insanın insana saygısı kalmamış. Alışveriş yapıyoruz herkes günlük kazanç peşinde koşuyor. Bunlar gurbetçidir anlayışında kazıklamaya çalışıyor. Böyle olunca da yapı ister istemez sarsılıyor' diyor.
Diğer arkadaşımızın da gözlemleri aşağı yukarı aynı. Onun tespitlerinden bir tanesi bizim ilgimizi çekti ve sizinle paylaşmak istedik. Arkadaşımız, 'Ben buradan giderken değişim deniliyordu. Bizde değişimin memlekete ve insanımıza fayda getireceğini hesap ediyorduk. Ama görüyorum ki evdeki hesap çarşıya uymamış. Değişim dedikleri şey sokaklarda baş göstermiş. Gördüğümüz bütün gençler ya giyim ya da hareketleriyle çok değişmişler. Birçok insan kendini ve çevresini kontrol edemez hale gelmiş. Küçük yaşta büyük hesaplar yapmaya başlamışlar. Bunun sonucunda da geleceklerini kaybettiklerini hesap edemiyorlar.' Allah, Allah. Arkadaşlarımızın tespitleri hem dikkate değer hem de değerlendirilmesi gereken konular. İşin ilginç yani iki arkadaşında tespitlerinde aynı noktalarda bulunmaları. Yani kültür ve ahlaki erozyon olması. Bunun temel nedeni ailelerdir ve en büyük sorumluluk da onlara düşüyor. Çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettikleri, kimlerle oturup kalktıkları ve ne yiyip içtiklerini hiç kontrol edeniniz var mı? Ya da çocuklarınızın üzerinde ne kadar hakimiyet kurabiliyorsunuz? Bizde toplumsal erozyonun şiddetini her geçen gün arttırdığını yaptıkları tespitlerin yerinde ve doğru olduğunu kendilerine aktardık. Onlar yıllar sonra geldikleri memleketlerindeki durumdan duymuş oldukları rahatsızlıkları dile getirirken yüreklerini sızlatan olayları aktardı. Bizler de her gün aynı görüntüleri görmekten duyduğumuz üzüntüyü aktardık. Yazık gerçekten çok yazık. Gençlerimiz elimizden gidiyor. Onlara sahip çıkmak onları kucaklamak ve onlara geleceğimizi teslim etmek için ailelere bir kez daha sesleniyoruz. Ne olur çocuklarınıza sahip çıkın!..
|
|
|
|
|
|
 |