 |
|
|
|
İyi bir antrenmandı
|
|
|
Galatasaray'ın dün akşamki maçını tenkit etmek, yahut övmek, futbol kurallarına sığmaz. Nedeni, rakip çok zayıf. Hatta yok bile denilebilir. Tabi bu antrenman maçında her Galatasaraylı gibi ben de gözümü İliç'e taktım. Oynadığı süre içinde 'Bravo İliç' denecek hiçbir şey yapmadı. Ayağına top geliyor, tek pas oynuyor, Necati ile güzel bir ver-kaç yaptı. Burada alkışlanacak Necati, İliç değil. Kaleci ile bomboş karşı karşıya kaldı. Golü de atmasa İliç neyi atacak bilemiyorum.
Hasan Şaş'ın sakatlığının geçmesine memnun oldum. Kaptanlık bandını da koluna taktı. Bu da Hasan'a büyük sorumluluk verir. Cihan orta sahada oynadı yine. Fena da değildi. Zaten Gerets tarafından Dortmund maçında da orta sahada oynatılan Cihan bayağı başarılı olmuştu. Sabri, dün geceki antrenmanın en çok koşanıydı. İki tane güzel gol de attı. Aferin Sabri'ye.
Gelelim Aykut'a... Hiç top gelmedi diyecektim ama, son dakikalarda bir orta oldu. Top Aykut'un iki metre yanına geldi. Aykut kıpırdamadı. Rakip santrforun vurduğu kafa topu direkte patladı. Bu olmadı Aykut. 'Mondragon gitsin... Aykut var, o Mondragon'dan daha iyi oynar' dedik ama, böyle hatalar yapma Aykut. Galatasaray kalecisi çıkar, o topa yumruğunu vurur. Yahut rakibe pozisyon vermez. Takımın 8-0 öndeyken gol yemişsin önemli değil. Ancak, 0-0'ken gol yersen, herkes seni çok ağır eleştirir Aykut. Sakın unutma!
|
|
|
|
|
|
 |