16 Temmuz 2005 Cumartesi       




 

Kürşat Başar


 
kursatbasar@tnn.net

Koyunların sessizliği

   
 
Gazete ve televizyonlar yazın gelmesiyle birlikte üstlerini açtıkları için ülkenin bikini giyilmeyen bölgelerinden haber almamız zorlaştı. Türkbükü'nden 24 saat canlı yayın yapan bir bikini kanalı kursalar hepimiz rahatlayacağız. Böylece televole sahillerini görmeye gidemeyenler de evlerinde ayaklarını soğuk su dolu leğenlere sokup tatile gitmiş kadar olurlar.

Tabii eldeki bütün kamera ve muhabirler Bodrum, Marmaris, Çeşme, Alaçatı, Antalya bölgesine yığıldığından başka yerlere pek haberci göndermek mümkün olmuyor.

Tamamen teknik sebeple yani...

Oysa mesele ille de değişik haberse memleket haber kaynıyor.

Van'ın Cevaş ilçesinde, bir koçun peşine takılan 400'e yakın koyun kendilerini kayalıklardan aşağı atmış ve ölmüşler. Açıkçası koyunlar intihar etmiş. Köylüler, koyunların niye koçun peşine takıldığını ve neden hep beraber aşağı atlayarak intihar ettiğini bilmiyor ve doğrusu bununla pek fazla ilgilenmiyorlar. Çünkü onlar için önemli olan koyunların telef olması nedeniyle uğradıkları zarar. Şimdi devletten bu deli koyunların bedelini ödemesini istiyorlar.

Bazı köylüler, bu yıl zekatın az verildiğini söyleyerek buna dini bir anlam yüklemişler bile.

Koçun peşine bir koyun takılıp kayalıklardan atlasa buna bir aşk intiharı denilebilirdi ama olay 300 küsur koyun olunca biraz tuhaf oluyor. Koçun kayalıklardan atlarken, 'beni seven arkamdan gelsin,' demiş olduğunu düşünebiliriz. Ama takdir etmek lazım, hangi babayiğidin arkasından bu kadar kadın kendisini uçuruma atar?

Olay son derece dramatik ve bir o kadar da karışık. Acaba koyunların intiharının ardında ne olabilir?

Kurbanlık olarak başka hayvanların seçilmemesine karşı bir başkaldırı mı? Yoksa koç ve koyunlar çobanın ve köpeklerin zulmüne isyan etmiş olabilir mi? Olayın bu türden siyasi bir boyutu var mı? Koça, köpekler tarafından bir yamuk yapıldı ve koyunlar da, 'bugün ona yarın bize, susma sustukça sıra sana gelecek,' diyerek protesto eylemine mi giriştiler?

Yoksa, koç kendisini bir tür Hezarfen Çelebi sanarak uçmaya kalkıştı ve ötekiler de onunla birlikte göğe ereceklerini mi sandılar?

Olay başarısız bir koyundan kuşa dönüş denemesi miydi?

Başlarında koç olmak kaydıyla koyunların dağlara tırmandıktan sonra susuzluktan çatladığı ve aşağıda gördükleri suya bir an önce ulaşmak için kendilerini boşluğa attıkları düşünülebilir mi?

Koç ve koyunların böyle topluca intihar etmesi, geçmiş yıllarda bazı tarikat mensuplarının, liderlerinin talimatıyla toplu intiharlarını da hatırlatıyor insana...

Tabii bu olayın yaklaşan kıyametin alameti olduğu da söylenebilir.

Konuşan köylüler, sürünün başındaki çoban ve köpeklerin duruma neden müdahil olmadığını, o sırada ne yaptıklarını anlatmadılar. Bu da ayrı bir merak konusu.

Bu işin içinde uzaylılar da olabilir. Koç ve koyunlar yaklaşan bir uçan daireyi izlerken aşağı yuvarlanmış da olabilirler pekala.

Bir arkadaşım kendisine haberi anlatınca, 'sürünün sigortası var mıymış, bunu araştırmak lazım, bu işte bir iş var,' şeklinde kaygı belirtti.

Çocukken, yaptığımız bir şey eleştirilince 'ama yalnız ben değil ki, bilmemkim de yapıyor,' diyecek olsak hemen anne babalar o klasik cevabı yapıştırırdı: 'Bilmemkim pencereden atlasa, sen de mi atlayacaksın?'

Biz o zaman bu soruya cevap veremezdik. Demek koçun arkasından giden koyunların cevabı evet'miş.


 
 

Diğer YAZARLAR

 



 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir