 |
|
|
|
X-ray gözler
|
|
|
Konuşacak çok kişi, görülecek çok şey var. Kapılar neredeyse açılacak. Konuklar gelmeden güvenlikle de biraz konuşmak istiyorum ama güvenlik görevlileri resim çektirmiyor, konuşmuyor. Mekanın güvenliğini Selçuk Birinci'nin kontrolündeki 32 kişilik bir ekip sağlıyor. 6 kişi kapıda sabit görevde, diğerleriyse etrafta bir yerlerde ama hissetmiyorsunuz. Kapıdakiler, kimin içeri girebileceğini kimin giremeyeceğine karar veren ve adamı gözünden tanıyanlar. Bir bakışta olay çıkartabilecek olanı ayırt edebiliyorlar. Damsız girilmez diye bir kural yok. Erkek erkeğe gelip efendice eğlenenler olduğu gibi kız kıza gelip kapıdan geri çevrilenler de var. Israrlarıma dayanamayıp resim çektirmese de konuşmayı kabul eden Selçuk Birinci, 'Bu işin bir formülü yok, pek çok gece içeride eğlenenlerden çok fazla sayıda kişiyi kapıdan çeviriyorum ama önemli olan içeride kalitenin bozulmaması' diyor.
Müzik başlasın
Akşamın kızıl bir tül gibi boğazı örttüğü akşam saatleri. Birer ikişer konuklar geliyor. Restoranlar servise başladı. Yemek saatleri boyunca hafif tempolu Latin, Fransızca, Portekizce, İtalyanca, bossa nova ve lounge şarkılar çalınıyor. Buranın müziği S&S Production'a emanet. Genç DJ Evren Özalpman gecenin hareketli saatlerinde kabini, usta DJ Öktem Atılal'a bırakıyor. Popüler yeni ve eski şarkıların çalındığı gece boyu bir ya da iki tane Türkçe şarkı da çalınıyor. Bu yaz en çok tercih edilen Türkçe şarkı ise, Göksel'in Bi seni konuşurum'u. Yazının başında da belirttiğim gibi, gece geç saatlere kadar eğlenmek pek bana göre değil. Artık herkesin işine konsantre olduğu saatlerde daha fazla araştırma yapacak fırsatım da kalmadı. Dolayısıyla ben kaçıyorum ama hem denizden gelen sürat tekneleri birer birer iskeleye yanaşıyor hem de kapıda ciddi bir kuyruk var. Anlayacağınız bazıları için gece daha yeni başlıyor.
Mutfak teftişi
Mitingler yapılırken biraz da mutfakları gezmem lazım. Yedi ayrı restoran olunca karar vermek zor ama taze kesilmiş fettuccine kokusu beni Margaux'nun mutfağına çekiyor. Executive Şef Murat Bostancı, 12 kişilik ekibinin başında. Akşamın son hazırlıkları tamamlanıyor. Murat Bostancı henüz 32 yaşında olmasına rağmen birçok uluslararası beş yıldızlı otelin mutfağında çalışmış. Margaux'da, Güney Afrikalı ünlü Şef Mike Norman danışmanlığında füzyon denilen karma bir mutfaktan örnekler sunuyorlar.
Dillere destan bir dana kaburga hazırlıyor ki tatmak nasip olmasa da yemiş olanlardan dinledim. Efendim, Fransız usulü pişirilmiş dana kaburgalar, Asya usulü sosun üzerinde, yanında İtalyan garnitürlerle sunuluyor. Kıtalalararası bir lezzet buluşması. Öncesinde yaz başlangıç tabağı ve soğuk avakado çorbası da şefin önerisi. Bu arada şefimiz Murat Bostancı, Bolulu ve bir uyarı: Yemeğin içinde bol soğan kullansanız da kesinlikle ağza soğan taneleri gelmemeli. (Artık nasıl yapacağınızı da siz öğrenin)
Barmenler dert dinlemez
Filmlere, fıkralara filan konu olan dert dinleyen barmenler hikayeymiş. İslam'la sohbet ederken onu öğrendim. Bütün hayallerim yıkıldı. 18 yılını barmen olarak geçiren İslam, barda dert dinleyecek vakitleri olmadığını söylüyor. Bizim gece kuşlarının içki içmeyi bilip bilmediğine gelince, içki kültürünün pek gelişmiş olduğu söylenemezmiş. 'Bir votka markası öğrenen başka bir şey içmez ama ne versen anlamaz' diyor İslam. Bir de bütün geceyi tek içkiyle geçiren 'Tonikçiler' varmış. Peki dışarıdan bakınca çok eğlenceli görünen bu işin, görünmeyen tarafı nasıl? Bana kalırsa pek özenilecek bir hayat değil. Haftada altı gece, akşam saat dörtte işe gelip duruma göre, sabah dörtte ya da beşte eve gitmek her insan evladının çekeceği dert değil. Peki ne kadar kazanıyorlar? Transfer piyasasının da olduğunu düşünürseniz gece hayatının bu ağır işçileri iyi kazanıyordur ama 'Şimdi aldığım maaşı söylersem bir sürü meslek erbabı ayağa kalkar 'bak garsonlar bile bizden fazla kazanıyor' diye kazan kaldırırlar' dedi İslam, hak verdim.
GÜLAY ALTAN - gulay.barbaros@aksam.com.tr
|
|
|
|
|
Diğer
CUMARTESİ
haberleri |
|
|
|
|
|
|

|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |