10 Temmuz 2005 Pazar       




 




Geçmişteki bugün

   
 
Lawrence'ın IRAK itirafı

Londra'da El Kaide'nin yarattığı terör, İngiliz basınında da Irak'taki İngiliz politikalarını eleştiren yazılar çıkmasına neden oldu. Independent'te yayınlanan yazısında Robert Fisk, İngiltere Başbakanı Tony Blair'ın saldırıyı 'Barbarca' diye nitelendirmesine değindi. Fisk, 'Irak'ta İngiliz-Amerikan işgalinin sivil ölülerine savaş savaş zaiyatı deniliyor, biz öldüğümüz zaman ise barbarca terör oluyor' dedi. Bu hafta Fisk'in eleştirileriyle benzerlikler taşıyan ünlü İngiliz Ajan T.E. Lawrence'ın 'Kayıp Topraklar' adlı kitabımda da yer verdiğim, iki gazetede yayınlanan yazılarını aktaracağım size. İngiliz Yarbay Lawrence, Türklere karşı savaştıktan sonra Arapların haklarının görüşüleceği Barış Konferansı'na hazırlandı. 1919'dan sonraki üç yılını Arap konferanslarına katılarak Arap bağımsızlığı ile mücadele için geçirdi. Ancak hayal kırıklığına uğradı. İngiltere, Araplar'ı özgürlük vereceği iddiasıyla Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklandırmış ancak daha sonra onları oyalamaya başlamıştı. Lawrence, bu ortamda İngiliz yönetimiyle ters düşüp köşesine çekildi.

Özgürlük vermedik

1920 yılında Araplar İngilizlere karşı ayaklandı. Lawrence, Temmuz 1920'de The Times gazetesine gönderdiği yazıda, o hafta Avam Kamarası'nda Ortadoğu'ya ilişkin görüşmeler sırasında, kıdemli milletvekillerinden birinin Irak'taki Arapların 'iyi niyetli İngiliz güdümüne' karşı ayaklanarak silaha sarılmalarına şaştığını belirttiğe değiniyor ve şunları söylüyordu: 'Araplar, Türk yönetimi kötü olduğu için değil, bağımsızlık istedikleri için ayaklandılar. Efendilerini değiştirmek, İngiliz uyruğu veya Fransız vatandaşı olmak için değil, kendi haklarını kazanmak için yaşamlarını savaşta tehlikeye attılar. İki yıldan sonra sabırlarının tükenmiş olmasına şaşmamak gerekir. Kurduğumuz yönetim, İngiliz yönetimidir ve İngiliz dilinde yürütülmektedir. Bu yönetimi çalıştıran 450 İngiliz yönetici vardır. Onlar arasında Irak'lı tek bir sorumlu yoktur. Türklerin günlerinde hükümet hizmetinde bulunanların yüzde 70'i yerel kişilerden oluşuyordu. Oradaki 80 bin kişilik ordumuz, hudutları korumakla değil, polis görevi yapmakla uğraşıyor. Halkı baskı altında tutuyor. Türklerin günlerinde Irak'taki iki ordunun yüzde 60'ını Arap subayları ve yüzde 95'ini öteki rütbelerdeki Araplar oluşturuyordu.'

10 bin Arap'ı öldürdük

Lawrence, 22 Ağustos 1920 tarihli The Sunday Times gazetesinde yayınlanan yazısında ise Irak'ta İngiliz yönetiminin yaptıklarını şöyle eleştiriyordu: 'Bizim yönetimimiz, eski Türk sisteminden de kötüdür. Türkler barışı korumak amacıyla, askerliklerini yapan yerel erlerden 14 bin kişilik bir güç oluşturmuşlar ve yılda ortalama 200 Arap öldürmüşlerdir. Biz ise orada 90 bin kişilik bir güç, uçaklar, zırhlı arabalar, gambotlar, zırhlı trenler bulunduruyoruz. Bu yaz vuku bulan ayaklanmalarda yaklaşık 10 bin Arap'ı öldürdük. Bağdat'taki hükümet, ayaklanma olarak nitelendirdiği siyasi suçlardan o kentte Arapları asıyor. Araplar bize karşı asi değillerdir. İsmen hala Türk uyruğundadırlar ve ismen bizimle savaş durumundadırlar. Bu yaz 10 bin köylü ve kentlinin öldürülmesi, buğday, pamuk ve petrol üretimini ne dereceye kadar köstekler? Kendi yöneticilerinden başka kimseye yarar getirmeyen bir çeşit sömürge idaresi adına milyonlarca sterlinin binlerce imparatorluk askerinin ve on binlerce Arap'ın feda edilmelerine daha ne kadar izin vereceğiz.' Lawrence'ın 85 yıl önceki eleştirileriyle, İngilizlerin kendi düşmanlarını yaratmakta ne kadar maharetli olduğu görülüyor. Bence İngilizlerin Lawrence'ın yazdıklarını daha iyi okuması gerekiyor.

Burak Altuner


 
 




 
 

 

Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
| Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir