 |
|
|
|
Ne demiştim? '12-13' demiştim!
|
|
|
Türk Telekom A.Ş.'nin (TT) yüzde 55 hissesinin blok satışı ihalesinde, zarflar açıldı, 'mazruf' ortaya çıktı. Fiyat teklifleri açılmadan bir gün önce, yani 30 Haziran Perşembe günü bu köşedeki yazının başlığı neydi?
'12, 13, 15, 17 milyar dolar!'
TT'nin yüzde 55 hissesine verilen 6.5 milyar dolar, toplam değerinin yaklaşık 13 milyar dolar olarak değerlendirildiğine işaret ediyor. Kamunun elinde halen satılabilecek, yüzde 45'lik bir 'azınlık hissesi' var! Saudi Oger (Lübnan)- Telecom Italia İntenatıonal (TIM-İtalya) -BT Telconsult (British Telecom - İngiltere) konsorsiyumu nihai teklifini 'Bir peşin, 5 yılda 4 taksitte' ödemek kaydıyla 6 milyar 550 milyon dolara çıkarınca, ihalenin galibi, TT'nin 'müstakbel yeni sahibi' oldu. Tüm resmi işlemler bitip, devir yapıldıktan sonra 1.6 milyar dolar, kalan da her yıla bir taksit olarak ödenecek.
(TT'nin açıklanan 2004 karının 1.7 milyar dolar, 2005 için hedeflenen karın da en az 1.7 milyar dolar öngörüldüğünü, kasasında da bir bu kadar naktinin -2.2 milyar YTL - katrilyon TL- olduğunu, hatırlatalım.)
Yani peşin ödenecek 1.6 milyar dolar, TT'nin kasasında hazır. Üste 100 milyon dolar artıyor! Diğer 4 taksit için, gelecek yıllarda, 'eli cebe atmaya' bile gerek kalmayacak görünüyor!
Şu anki tablo, başka bir pürüz çıkmazsa, 'işin bittiğini' gösteriyor. Perşembe günü yazımı, 'Güle Güle TT, yolun açık olsun!' diye
bitirmiştim.
TT gitti! Gözümüz aydın! Koca Türkiye, bir Telekom şirketini 'Yönetemedi, işletemedi, beceremedi' Lübnanlı müteşebbislere devretti! Adamlar göbek atıyor, 'çak'
yapıyor!
Ömrü hayatlarında, sahip oldukları, yönetimini aldıkları 'en büyük iş, şirket Türk Telekom!' Helal, hoş olsun, suikasta kurban giden eski Başbakan Refik Hariri'nin ruhu şad olsun.
Saudi Oger'i kurduktan sonra, muhtemelen şirketin şimdiki sahipleri olan oğullarına 'Türk Telekom'u mutlaka alın!' diye vasiyet etmişti. Oğulları ve ailesi de şimdi huzur içindedir.
Kime ne demeli ?
Kimseye söyleyecek söz yok. Adamlar parayı bastırdı, aldı. Bizim Türk müteşebbisler yaya kaldı. İhaleye asılmadılar bile, garip değil mi? İlk turda, oyun dışı kaldılar. Başbakan'ın önceki hafta 'Ekonomi konferansı' vesilesiyle yaptığı Lübnan ziyareti. Hariri ailesine 'taziye' ve Hariri'nin 'mezarını' ziyareti. Bilahare, Saudi Oger'in maliki, Hariri'nin varisi, Mahdum Hariri ile 'baş başa' sohbeti. Bütün bu 'insani, vicdani ve medeni' temasların, ihale ile ilgisi üzerine 'tevatürler!' üretiliyor. Lütfen yapmayın! Müteveffanın kemiklerini sızlatmayın!
Hem Lübnan ziyareti ile TT ihalesi, ne alaka? Kel alaka! Yoksa hepinizi paklar falaka!
İtalyan TIM, AVEA'nın 'yönetim, ortaklık, hisse' meselesi çözülmezse 'ihaleye girmeyeceğini, Türkiye'den çekileceğini, Uluslararası tahkime gideceğini' ilan edip, tehdit etmemiş miydi? Sonra ne oldu? İhaleye başta 'yalnız' girmek üzere başvuran TIM ile Saudi Oger 'ortak' oldu! Şimdi, TT de, AVEA da, onların oldu. Bu işe tabii ki, Hariri sülalesi ve Bilal Erdoğan'ın nikah şahidi, İtalya Başbakanı Berlusconi de memnun oldu.
Bakın ihaleden önce, tehdit savuran TIM, şimdi Türkiye'de mobil telefon (cep - GSM) sektörüne kısa sürede 200 milyon dolar yatırım yapacağını açıkladı. TT'un yeni sahipleri, şirketi devraldıktan sonra AVEA ile 'dört yıllık teknik destek anlaşması' imzalayacaklarını da duyurdular. Bildiğiniz gibi AVEA'nın yüzde 40'ı TIM'in, yüzde 40'ı Türk Telekom'un (şimdi Oger ve TIM'ın olacak), yüzde 20'si de İş Bankası'nın. Hatırlarsanız, ARİA (3.3 milyar dolara alınan lisansla, TIM ve İş Bankası ortaklığı ile kurulmuştu) için Berlusconi hem nikahta, şehadet ederken, hem de rica etmiş, Aycell ile Aria birleştirilmiş, AVEA ortaya çıkmıştı. TT'da bu ortaklık için, TIM - Aria - İş Bankası ile 'nikah kıymış' hisseler karşılığı 650 milyon dolar 'başlık ve yüz görümü' ödemişti.
Ulusça hafızamız 'zayıf' ve 'nisyan ile malul' olduğundan, çok çabuk unutuyoruz. Akşam'ın arşivinde geçen sene ve önceki yazılarıma bir göz atarsanız, TT'un 'sahibinin kim olacağının' çok evvelden bu köşede yazıldığını bulursunuz. Bu tür büyük ihalelerde uluslararası, siyaset ve pazarlıklar da olur. 17 Aralık AB zirvesi öncesi THY'nin uçak alımını da Airbus'a vermemiş miydi, Türkiye? Fransa ve Almanya Başbakanları çok memnun olmuşlardı 4 milyar dolarlık uçak alımına! Ama sözleşme imzalandıktan sonra da ilk 'şamarı' önce, Fransa, ardından da 'Ermeni Yasası' ile Almanya'dan yemedik mi?
Ye kürküm dünyası bu!
Gece vakti, bu hediye nereden çıktı?
Bu arada gözlerden kaçan, 'karar metni kısa ve bir küçük, değeri milyarlarca dolar büyük' operasyon, ihalenin hemen öncesinde 'gece yarısı' gerçekleşti. İhaleye yetişti. Anlaşılan, bu konuda da 'çetin' pazarlık geçti. Bir tek, eski Ulaştırma Bakanı Oktay Vural olayı fark etti. Ama sesi, 'TT'yi 6.5 milyar dolara sattık!' sevinci ve çığlıklar arasında kayboldu gitti!
Cep telefonu, GSM piyasasında CDMA olarak adlandırılan 'üçüncü nesil' mobil telefon sistemi frekans bandı 'imtiyazı' hem de 'BEDELSİZ!' olarak, TT'a, yani 'yeni alıcılara!' 'tahsis' edildi! İhale zarfları açılmadan bir gece önce yapılan bu 'bedelsiz imtiyaz tahsisi' bile TT'nin 'yeni sahiplerine' en az ödeyecekleri bedel kadar, hatta daha da fazla 'mali avantaj' demek! Hepsinin Telekom'larında hala 'devlet - kamu payı arpalığı olan', ama Türkiye'ye 'sat, sat' diye 'kızıp, köpürüp, bağıran' Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya başta olmak üzere, 3. nesil GSM lisansları 10 milyar doları bulan bedellerle satıldı! Hatırlayın 2. nesil, yani GSM 1800 lisansları Aria ve Aycell'e beş yıl önce, 3.3 milyar dolara 'peşin!' satılmış, 'tek kalemde en yüksek bedel' rekoru kırılmıştı. Şimdi 3. nesil frekans imtiyazını 'bedelsiz' ve ihaleden bir gün önce, ertesi gün satılacak, TT'a 'tahsis' etme kararının bedeli, hediyesi kaç milyar dolardır? 6.5 mu, 7.5 mu, 10 milyar dolar mı? Hükümetin, Hazine'nin, Ulaştırma Bakanlığı'nın bir gecede, alelacele ve 'bedelsiz' verdiği bu imtiyazın, Türkiye'ye bedeli nedir?
Güle güle TT, yolun açık olsun! Düşün, Türkiye artık 'Ulusal Telekomdan' yoksunsun!
|
|
|
|
|
|
 |